Anasayfa KitapKitap-Değerlendirme Rothschild Hanedanı – Dünyanın Bankacıları 1849-1999

Rothschild Hanedanı – Dünyanın Bankacıları 1849-1999

by

Yunus Özdemir islamiktisadi.net okurları için “Rothschild Hanedanı – Dünyanın Bankacıları 1849-1999” kitabını değerlendirdi.

Niall Ferguson, Rothschild Hanedanı – Dünyanın Bankacıları 1849-1999, çev. Cem Demirkan, Kronik Yayınları, Dünya Tarihi Dizisi-33, 1. Baskı Ekim 2023, 685 sayfa.

Siyasî mekanizmaların güç, yönetim ve güvenlik hassasiyetlerin kurumsal işlevler sayesinde işlenebilmesi için güçlü bir piyasaya sahip olmak gerekmektedir. Güçlü bir piyasanın askerî, siyasî, sosyal kesimleri harekete geçirme mekanizmalarını yapma ve yaptırma imkanı olmakla finansal ağırlığın varlığıyla yapılmaktadır. 17. asırdan başlayarak 18. asırda yapısal mekanizmaları oluşan finansal güç, 19. asırda dünya tarihinde etkili olan savaşlarda etkinliğini, yaptırım gücünü ve pratik işlevini kanıtladı. Finansal etkinlik gücünün zihinsel algısının tarih boyunca oluşum ve değişim halindeydi. Avrupa ve Amerika merkezli finansal etkinlik gücünü yakalayan ve yöneten bazı hanedan kesimleri bunu kendi potasında tutup yönetebildi. Ekonomi ve finans tarihi, uluslararası tarih, İngiliz ve Amerikan tarihleri konularında uzman olan Britanyalı tarihçi Niall Ferguson; 1849 ile 1999 yıllarını kapsayan Yahudi Bankacı Rothschild Hanedanı hakkında Amcalar ve Yeğenler, Kuzenler, Torunlar ile üç bölüm ve on dört başlıkla “Dünya Bankacıları 1949-1999 Rothschild Hanedanı” kitabında monografisinin ikinci cildini sunmaktadır.

Finansal rezervlerine hisse artımlarını koruma ve güçlendirme girişimlerinin mümkünatını anlamak için kendi döneminin şartları ve olayları mercek altına almak gerekmektedir. Hükümetler ve zengin hanedanlar ilişkisi içerisinde finansal varlığı tüm yönüyle kullanarak kurumsal işlev kazanmak ve hukuki dokunulmazlık elde etmek -anladığımız kadarıyla çünkü algılarımızın anlamlandırması yetersiz kaldığı bir durum- Rothschild hanedanın temel hedefi olmuştur. Kurumsal işlevlerini daha etkin ve sahayı geniş tutmakla varlıklarını tanımlama niyeti Rothschild ailesinin nesilden nesile aktarılan çabalarıydı. 1849 ile 1870 yılları arasında aile içi durumu ve devlet ile toplum arasında yaşanan gelişmeleri bunun Rothschild ailesinin rolü kitabın “Amcalar ve Yeğenler” ilk bölümünde anlatılmakta. 1840’a gelindiğinde Londra’daki önde gelen bankacılar Rothschildlerdi ve bu güçlerini kullanarak siyasi güçlerini artırmak suretiyle hükümet üzerindeki nüfuzlarını azamiye çıkarmak istiyorlardı. Öylede oldu. Lionel hükümeti kazanmasıyla aile için büyük bir zafer olduğu kadar Almanya ve tüm dünya üzerindeki Yahudiler açısından da büyük bir muvaffakiyet olmuştu. 1849 ile 1858 arası Rothschildler, Avrupa’nın yer yerine yapılmış demir yolu ağlarının mali kazancına sahip olmak hedefiyle bir politika izlemişlerdi. Bu dönemde Napoleon’ün iktidara gelmesi ve Kırım Savaşı Rothschildlerin ellerindeki tahvil ve hisselerin fiyatlarındaki ani hareketliliği ve verdikleri kredilerle hassas bir dönemi yaratmışlardı. Ancak Kırım Savaşının kazanan tarafına kredi vermeleri ve Napoleon iktidarı Rothschildlerin piyasalarını olumlu yönde etkilemişti.

Almanya’yı kan ve demir politikasıyla kurmaya çalışan devlet adamı Otto Von Bismarck, 1871 ile 1890 devlet yönetimi yıllarında kurduğu yeni yönetim ile bu süre zarfında Rothschildlerle kurulan ve yaşanan ilişkileri Ferguson, kitabın dördüncü başlığında anlatmakta. Bismarck, Yahudileri ve özelinde Rothschild ailesini sevmiyor ve çok mesafeli davranmıştı. Bu tutum ve politika karşısında Rothschildler, Bismarck’ı sevmediler ancak ileriki zamanlarda hayranlık duymaya başladılar. Bu başlığın anlatımıyla Rothschild ailesinden Charlotte: “Bismarck tarzı bir zekânın bir damatta arzulanan bir vasıf olduğunu” ifade etmişti. Tabir yerinde ise Bismarck, tüm Avrupa siyasî gösterisindeki kuklaların iplerini elinde tutan kişiydi. Dahası Yahudilerin iktisadi zekâlarını hafife almayarak stratejik davrana bilmişti. Ancak bu durum Bismarck özelinde öyleydi. Rothschildler, Fransa, Avusturya, Prusya ve Britanya piyasasında tahvil fiyatlarındaki kârların büyük ve çoğu kısmı ellerindeydi. Yazar, tablolar halinde Alman birliğinin mali etkisini gösterdikten sonra Polonya özeline geçmekte. Polonya’nın Rusya’ya isyan etmesiyle yaşanan krizde Rothschildler 15 milyon pound değerindeki yüzde 5’lik tahvilin 5 milyonluğu 94’ten Paris ve Londra şubesi tarafından alınıp kalanı da komisyonla halka arz edilmişti. Bismarck, çara yarım ağızla destek sözü vermesi, Polonya krizinde James Rothschild umduğu kazancı elde etmemesine sebep olmuştu. Dahası James ile Lionel Rothschildlerin Fransız diplomasisi yüzünden Rus ve İtalya tahvilleri yerlerde sürünüyordu. Ferguson, dönemin piyasaların gidişatını bir çok yönleriyle ele almakta. Kitabın “Tahviller ve Demir” başlığı 1867 ile 1870 yılları arasını ele alırken önemli bir gelişmeyle Rothschildlerden James’in ölmediydi. Başka bir gelişim evresi de uluslararası para piyasası daha çok büyüyüp daha rekabetçi ve bütünleşik hâle gelmesiydi. Bu durum bankacıların yerini büyük iktisadi şirketlere bırakmasına evirilecekti.

Rothschildlerin üçüncü nesil mensupları hasta ve yaşlı oldukları halde babalarının iş ahlakından taviz vermediler. Dördüncü nesil doğum oranı yüksek olduğu bir döneme denk gelmesiyle üçüncü nesilden daha kalabalık olacaktı ve bu nesle mensup kırk dört çocuğun içerisinde ticaretten anlayan yeterince iş adamının çıkması bekleniyordu. Ancak çok fazla kız çocuğu olması işleri tersine çevirdi ve bir sorun olarak kaldı. Ferguson, üçüncü nesilden dördüncü nesile geçişin bir çok yönlerinin aile içi durumların bilgilerini altı ve yedinci başlıklarda ele almaktadır. Rothschildler 1877 tarihine kadar Yahudi ailesinden başka biriyle evlenilmezdi ancak bu tarihten sonra Yahudi seçkinlerle evlenmek süratle bir hâl aldı. Ferguson, kitabın bu kısmanda yapılan birçok evliliğe örnekler vererek konuyu genişletiyor. Bunların sonucunda Rothschildler Yahudi kalarak diğer Yahudi cemaatlerle aralarındaki mesafeyi azalttılar. Yine bu başlık altında “Yahudi Düşmanlığı” konusu üzerinde durularak konunun arka planında ki  sebepler ele alınmakta. Rothschildlerin Yahudi cemaatlerle bağın güçlenmesiyle sosyal sorumluluk ve hayırseverlik yönüyle dindaşlarına birçok yardımda bulunmaya başladılar. Bir yönüyle zengin bankacılar sosyal sorunların çözümünde itimat etmeye başladılar. Peki, Yahudiler Eski Ahit’te geçen vatanlarına geri dönemez miydi? James’in en küçük oğlu Edmond, Evrensel İsrail İttifakı Merkez Heyeti’nden Zadok Kahn ve Michael Erlanger’in tesiri altında kalarak Filistin’de bir Yahudi kolonisi kurulması, fikrine ilk kez 1882’de ilgilenmeye başladı. Edmond, Feinberg’e Rishon le Zion’da kuyu açması için 25.000 frank verince, kendilerinden önderlikte beklediğini söylediler. Tarihin bu akışında dünya bankacıları Rothschildlerin siyasi ve milli ideolojik Yahudi cemaatlerinin işbirliğiyle Yahudi kolonisi kurulması için yürüttükleri faaliyetleri ince ayrıntısıyla Ferguson, kitabın “Emperyalizmle Bir Bütün” başlığında ele almaktadır. Viyanalı gazeteci Theodor Herzl, defalarca Rothschildlerden para yardımı istedi ancak bir cevap almamıştı. Buna karşılık Herzl, Yahudi halkı seferber ederek, ‘güçlü Yahudilere karşı bir savaş’ yürütecekti. Yağcılıktan saldırganlığa geçen Herzl ile diğer Yahudiler, Rothschildlerden desteğini alma ümidinden hiç vazgeçmediler. 1874 ile 1885 yılları arasında ki Rothschildlerin kâr, kredileri, sermayeleri ve portföydü gibi finansal varlık ve işleyişlerini uluslararası durumunu Ferguson, “Emperyalizmle Bir Bütün” başlığında incelemekte. Bu başlığında Birinci Dünya Harbi arefesinde ve iktisadî siyasetlerinde Mısır ve Doğu Ülkeleri politikasına değinmektedir. Bu dönemde Mısırı işgal eden İngilizler, Süveyş Kanalı’nın hisselerini Rothschild ile Gladstone’ye satmışlardı. Ayrıca Balkan Savaşları sonrasında kurulan ülkelere ve Osmanlı’ya borçlarının tahvil ve hisse senetlerini artırıp kâr elde etmişlerdi. Ancak Mısır ve Türkiye üzerine süregiden münakaşalar Rothschildlerle Gladstone’un arasını iyice açmıştı. İki hanedanın yaşanan siyasi yönü kitabın “Parti Siyaseti” başlığında ele alınmaktadır. 1885 ile 1902’de riskler ve kazançlar konusu on birinci başlıkta anlatılmakta.  Rothschildlerin 1906 ile 1914 yılları arasındaki askeri ve mali rolünü on üçüncü başlıkta bahsedilmektedir.

Churchill’in Cihan Harbi’nin ‘dünya krizi’ adını verdiği şey Rothschild ailesinin Alphonse’nin, Alfred’in ölmeleriyle 1875’ten beri Rothschild maliyesini yöneten nesilin ortadan kalkmasıyla çifte ve derin bir kriz dönemine sebep olmuştu. 1915 ile 1945 yılları kapsayan dönemde Rothschildlerin eski nesilden yeni nesile geçiş dönemi olmuştu. Yeni nesilin piyasa islerinden uzaklaşıp farklı alanlara yönelmelerini kısaca ele alarak savaşın etkisiyle yine hanedandan ölenleri bu dönemi Ferguson kitabın “Felaketler” başlığında ele almaktadır. Herzl ile Weizmann’ın projeleri olan Filistin’de bir Yahudi Devleti kurulmasına dair siyonist mefkûre, ‘Balfour Deklarasyonu’ ile emellerine ilk adımı atmışlardı. Bu başlığın ilerleyen konularında İkinci Cihan Harbine götüren rejimlerin kurulması ve politikaları sonucunda Rothschildler özellikle Almanya’da yaşadıkları zorlukları ele almakta. 1940’lara gelindiğinde Rothschildlerden çoğundan az kişi kaldılar. Ferguson, kitabın son başlığı olan “Sonsöz” kısmında hanedanın N. M. Rothschild’in 1959’da varlık yönetimi alanında ilk adımları atıldığını anlatmaktadır. N. M. Rothschild ile Warbuglar 1960’ta Londra piyasasında August Thyssen çelik şirketinden 340.000 hisse aldıklarında, ilk ihtiyatlı adımlarını atmış olmuşlardı. Rothschildler mevduatları çekip, öz sermayeyi artırıp şube ağlarını genişletmek niyetiyle girişimlerini Ferguson yeni nesil bankacılık döneminde gelişmeleri ele alarak kitabın son başlığında anlatmaktadır. Ancak gelişmelerin ayrıntılı bilgiler ve geniş bir anlatımdan yoksun kalmıştır. Bu başlıkta çok az bir bilgiyle günümüz Israil devleti ve Arap devletleriyle siyasi ilişkisi yönüyle Rothschildlerin politikalarına değinmekte.

İşin aslı algılarımızın yetersiz kaldığı bir karşı taraf var: o da Rothschildlerdir. Rothschildler, önce devlet kredilerini, sonra demiryolu inşaatlarını ve ham maddeler üzerinde küresel bir tekel kurarak piyasanın tahvil ve hisse senetlerini geliştirdiler. Bu durum iki asır istikrarlı günümüz asrında ise gel gitle bir dalgalanmayla varlıklarını sürdürdüler. Ekonomi ve finans tarihi, uluslararası tarih, İngiliz ve Amerikan tarihleri konularında uzman olan Britanyalı tarihçi Niall Ferguson; birinci ve ikinci el kaynaklarla “Dünya Bankacıları 1949-1999 Rothschild Hanedanı” kitabını hazırlamıştır.

Yunus ÖZDEMİR

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz

    Mail Bültenimize Abone Olun