Anasayfa KitapKitap-Tanıtım Veba ve İlerleme Paradoksu

Veba ve İlerleme Paradoksu

by

Koronavirüs ve gelecek dünya hakkında daha geniş düşünmek istiyorsanız, insanlık tarihinin “mikrop gözü görünümünü” birleştiren Thomas J. Bollyky tarafından yazılan “Veba ve İlerleme Paradoksu” kitabını okuyarak başlayabilirsiniz. Kitap bulunduğumuz yıllarda karşılaştığımız zorluklara farklı bakış açıları tutuyor. Bu sebeple tanıdık olaylara ve konulara yeni ve farklı bir ışıkta bakmanızı sağlayan nadir bir bakış açısına sahip. Özellikle insanlık tarihini virüsler ve insanlar arasındaki ataların savaşı olarak görülüyor. İnsanlar avcılıktan tarıma geçtiğinde, virüsler arttığı bilinmektedir. Bu durumda birbirine daha yakın halde yaşayan insanlar arasında bulaşma riskinin arttığı anlamına geliyor. Şehirlerin yükselişi virüslerin durumunda da doğru orantı göstermiştir. Tarihte her virüs, mikrop gibi salgınlarda birçok ulus devlet ve yerel yönetimler salgınlara karşı küresel çabalar göstermede ve başka sorunlar üzerinde çalışmak için örnek olmuştur. Bu kontrol ve karantina, aşı, konut reformları, temiz ve güvenli su gibi temel ihtiyaçlara ulaşım işbirliği biçimlerinin kurulmasını, gelişmesini sağlamıştır.

Bollyky, her bir bölümde etkileyici bir tarihsel hastalık tipolojisi sunar. Fetih ve koloni hastalıkları (çiçek hastalığı ve sıtma) arasında ayrım yapar; çocukluk hastalıkları (kızamık ve diğer solunum koşulları); yerleşim hastalıkları (tüberküloz ve kolera); ve yer hastalıkları (menenjit ve diğer ihmal edilen tropikal hastalıklar).

1094 yılında başlayan veba ancak 1650 yılı civarında kontrol altına alınmıştır. Kentleşmenin başlamasıyla, yeni tedaviler keşfedildi. Devlet kurumları ve halk sağlığı sistemleri, aşılar gelmeden çok önce sanitasyon, aşırı kalabalıklaşmayı azaltma vb. etkili uygulamalarda bulundu ve tabiki tıbbi teknolojinin de gelişmesiyle kontrol altına alındı. Yeni hastalıklar ve salgınlar gibi aksiliklere rağmen, insanlar mikroplara karşı savaşı kazanmaya başladı. Bu yüzyıla hızlı bir şekilde geldiğimizde ise zengin ülkelerde ölümcül enfeksiyonların nadir olduğunu görüyoruz. Peki ya fakir ülkeler? Bollyky, olayların tarihsel düzeninin tersine döndüğünü savunuyor: tıbbi teknoloji, kurumsal gelişmeyi geride bıraktığını ve derin sonuçlar doğurduğunu söyler.

Nijerya vatandaşları şimdi (kişi başına düşen GSYİH açısından) 25 yıl öncesine göre daha fakirdir, ancak bugün Nijerya’da doğan bir kişi 1990’da ülkede doğan birinden on dört yıl daha uzun yaşama şansı vardır. Yardım ve tıbbi teknolojinin bir kombinasyonu ile Dünya’nın en fakir ülkelerinde yetersiz de olsa değişim yaratmıştır. Milyonlarca ölüm önlenmiş, insan yaşam süresi artmıştır. Bollyky’nin endişelendiği şey hayatta kalanları bekleyen şey: “hızlı nüfus artışı, görülmemiş kentleşme ile düşük gelirli ülkelerde önümüzdeki yirmi yıl öncekinden daha kalabalık olacak, bu durumda daha fazla şiddet ve çatışma getirmesi, son zamanlarda meydana gelen büyük ilerlemenin biraz ters olabileceğini hayal etmek zor değil.’’ Bu kaderi önlemek için Bollyky’nin hükümetler için birkaç tavsiyesi var: kentsel altyapıya, eğitime ve sağlık hizmetlerine yatırım yapmak gibi. Yazar kitapta öncelikli olarak yardım sektörü üzerinde durmuştur.
Yardım sektörü için üç yön değişikliği önermektedir:
1-Küresel yardım programlarını hastalık odaklı hedeflerden sağlığı iyileştirmek için daha fazla sonuç odaklı önlemlere göre yeniden düzenlenmesi.
2-Aktivistlerin hükümetlerini daha iyi politikalar için zorlamada desteklemeleri gereken veri toplama ve araştırmaları için finanse edilmesi.
3- Zengin ülkelerdeki politikacılar, iklim değişikliği, küresel sağlık, ticaret ve göç politikalarındaki tutarsızlıkları kabul etmelidir ve değişim için harekete geçmelidir.

Plagues and the Paradox of Progress. Thomas J. Bollyky. MIT Press. 2019

Kaynak: LSE

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz