Anasayfa Köşe Yazıları Üniversite Yıllarıma Geri Dönecek Olsam Neler Yapardım?: Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler

Üniversite Yıllarıma Geri Dönecek Olsam Neler Yapardım?: Üniversite Öğrencilerine Tavsiyeler

by

Yeni bir eğitim öğretim yılına başlamak üzereyiz. Bu yazı hem üniversiteye yeni başlayacak arkadaşlar için hem de hâlihazırda eğitimi devam eden arkadaşlarımız için kaleme alınmıştır. Yazı özel olarak İktisadi Bilimler Fakültesi Bölümleri’nde (İktisat, Maliye, İşletme, Finans, İslam İktisadı, Yönetim Bilişim Sistemleri, Çalışma Ekonomisi gibi) okuyan arkadaşlara yönelik tavsiyeleri konu edinmekle beraber, yine de yazının temel mantığının diğer bölümlerde okuyan arkadaşlara da faydası olacaktır diye düşünüyorum. Yazdıklarım benim tecrübelerimden yola çıkılarak oluşturulmuştur ve kişisel değerlendirmeler içermektedir.

Sevgili üniversite öğrencisi kardeşim;

Üniversite yılları insan hayatındaki en ilginç dönemlerinden biridir. Birçokları için bu dönem, yetişkinliğe geçiş ve kişinin kendi ayakları üzerinde durma becerisinin kazanıldığı yıllar olarak kabul edilir. Lise yıllarındaki çocukluk dönemi artık bitmiştir. Üniversitede lisans eğitimi almak kişiye; güzel arkadaşlıklar ve dostluklar kurmak, hayatı tanımak, entelektüel birikim sağlamak, ilerde yapmak istenilen meslek için yeterli kazanımları elde etmek gibi birçok konuda fayda sağlar.

Genç kardeşim şimdi aklıma gelen birkaç öneriyi art arda sıralayacağım:

  • Hazırlık dönemini saymazsak 4 yıllık lisans eğitimi çok hızlı ilerlemektedir. Bu yüzden bu yılların tadını çıkarmak, yalnızca ders çalışmayla sınırlandırmamak çok önemlidir. Derslere çalışıp aynı zamanda sosyalleşebilmek, entelektüel sermayeyi arttırmak, hem Türkiye’deki hem de dünyadaki siyasal ve ekonomik gelişmeleri takip etmek kişiye değerli kazanımlar sağlar.
  • Dersleri ezberlemeden mantığını oturtmaya çalışmak çok önemli. Özellikle arkadaşlarına öğrendiklerini anlatmak eksiklerini görme noktasında fırsat sunmaktadır.
  • Lisede belki sınavdan önceki son gün çalışman yeterli not almana yetiyordu, ama üniversitede hem iyi not almak hem de dersin mantığını oturtmak için her hafta dersini çalışman gerekiyor.
  • Derslere eleştirel gözle bakmalı, hocanın da yanlış yapabileceğinin farkında olunmalıdır. Örneğin benim İslam iktisadına olan ilgim iktisat derslerinin müfredatlarının Avrupa-Merkezli ele alınması ve yaşadığım coğrafya ve sahip olduğum değerlerin göz ardı edilmesiydi. Yine hocalar da insan olduğu için bazı yanlışlar yapabilir. Bir yerde siyah dediği şeye başka yerde beyaz diyebilir. Onlara bu durumu sorarak kafa karışıklığını giderebilirsin.
  • Bir önceki maddenin de devamı olarak bir ders için birkaç farklı ders kitabını takip etmek dersi daha iyi anlamaya yarayacaktır.
  • Eğer dersin hocasının anlatım tarzını beğenmediysen ya da kendisiyle kişisel bir problem yaşadıysan derse kesinlikle küsmemelisin. Eksiklerini arkadaşlarınla çalışarak ya da internetteki çevrimiçi derslerden kapatmaya çalışmalısın.
  • Not ortalaması her şey olmamakla beraber, belirli bir seviyenin üzerindeki not ortalamasının sana açacağı kapılar bulunmakta. Örneğin Erasmus, yüksek lisans başvurusu ya da burs başvurularında not ortalaması dikkate alınıyor.
  • Yabancı dil öğrenmek senin farkını ortaya koyabilmek adına önemli bir araç. Bu noktada imkânın varsa hem YDS/YÖKDİL’e yönelik hem de konuşma ve anlamaya yönelik kurslara gitmen (hatta mümkünse yurtdışında bir kursa gitmek) çok yardımcı olacaktır. Maddi durumun yoksa yazın bir işte çalışıp para kazanmak ve bu kursların finansmanını sağlamak seçeneğini değerlendirebilirsin.
  • Bilgisayar programları öğrenmek, özellikle çağa uygun şekilde kod yazabilmek, dijital araçları kullanabilmek sana artı katacaktır.
  • İsmin ve soy isminden oluşan profesyonel görünümlü bir mail hesabı açmak sana artı katar. Temel iletişim araçlarını iyi kullanmalısın örneğin mail atarken bütün meramını konu kısmına yazmamanı tavsiye ederim. Hocalarınla iletişime geçerken yazılı olmayan görgü kurallarına dikkat etmelisin. Örneğin gecenin üçünde onlara art arda mail ya da mesaj atmak kimilerince hoş karşılanmayabilir.
  • Sosyal medyayı yalnızca eğlence için değil işin için de kullanabilirsin. Alanındaki önemli akademisyenleri ve ekonomistleri takip edip onların yazdıklarını okumak seni geliştirecektir. Çalışmak istediğin alandaki uzmanların tecrübelerinden faydalanmanı sağlayacaktır.
  • Arada rahatlamayı da bilmek gerekiyor. Özellikle mezun olmaya yakın ne olacağım stresi insanın sağlığını ciddi şekilde etkiliyor. Üniversite yalnızca derslerin verildiği bir ortam değil. Kampüs hayatı, tiyatro ve sinema, arkadaşlarınla yapacağın bir spor seni deşarj edecektir.
  • Sosyal kulüpler sana hiç tahmin etmediğin kapılar açabilir. İş hayatında çoğunlukla öğrenciye pozitif bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum (tabi önyargılı davrananlar da bulunmakta). Öğrenciyken büyük bir holdinge, sanayi odasına, derneğe, gazete ya da dergi ofisine, farklı bir üniversiteye gidip hayran olduğun ya da rol model aldığın kişilerle tanışmak, onları kulüp faaliyetlerine çağırmak, onlardan yardım istemek zannediyorum ki daha kolay olacaktır
  • Yine kulüpler ve topluluklar vasıtasıyla önemli bir network elde edebilirsin. Çalışma hayatında kurduğun networkler sana çok yardımcı olacaktır.
  • Kütüphaneyi etkin kullanmak önemli. Birçok kütüphanede dergi, kitap ve gazetelere ücretsiz erişebilirsin. Kütüphanenin veri tabanları ödevlerinde yardımcı olabilir.
  • Belki de en önemli tavsiyem mezun olduktan sonra ne yapmak istediğini şimdiden araştırmalısın. Buna göre çalışma stratejilerin değişecektir. Kariyer basamaklarını akademisyen olmak, iş hayatına atılmak ve devlet memuru olmak üzere üçe ayırırsak kişinin ikinci ya da üçüncü sınıfta ne yapacağına (ya da ne yapmayacağına) karar vermesi ona büyük avantaj sağlayacaktır. Akademisyen olmak isteyen arkadaşların not ortalamasını belirli bir seviyenin üzerinde tutmaya çalışması, okuma ve yazma pratiği edinmesi ve dil öğrenmesi önemlidir. İş hayatına atılacak arkadaşların kişilik özelliklerine göre hangi alanlarda çalışabileceğini tespit etmesi ona büyük fayda sağlayacaktır. Örneğin pazarlama mı, insan kaynakları mı, muhasebe mi, denetim mi ya da doğrudan şirket kurmak mı? Seçeceğin alanı ve sektörü netleştirmek için staj yapmak gerekirse para almadan ilgili şirketlerde bulunmak kıymetlidir. Devlet memuru olmak istiyorsan KPSS’ye girmek durumundasın. Bazı memurluklar dil puanı istiyor. Bunun için önceden dil puanını cebine atmak fayda sağlayacaktır. KPSS’ye hazırlık sürecini kimi öğrenciler mezun olduktan sonraya bırakıyor. Bunun yerine henüz okurken bu konuda çalışmalara başlayabilir üniversite okurken bazı derslerin mantığını çok iyi kavrayarak, avantaj sağlayabilirsin.

Başta da belirttiğim gibi bu tavsiyelerin odağı daha çok iktisadi bilimlerde yaşayan öğrencilere yöneliktir. Kişisel tespitlerimdir ve temel önerilerden oluşmaktadır. Muhtemelen yanıldığım hususlar da yer almaktadır. Bu yüzden koşulsuz şartsız söylediklerimi uygulamak yerine akıl süzgecinden geçirmeniz gerekmektedir. Son olarak bu tavsiyelerin hepsini aynı anda gerçekleştirmek de bence mümkün değildir. İllaki bazı şeyler eksik kalacaktır ki bu da gayet normaldir. Kendinize haksızlık etmeden ve mükemmellik tuzağına düşmeden elinizden geldiğince çabalayıp, ilim sahibi olmaya çalışmak gerekir.

Ali Fuat Başgil’in “Gençlerle Baş Başa” isimli kitabının da ilgili arkadaşlara önererek yazıma son noktayı koyayım.

 

 Şükrü Çağrı ÇELİK

Manisa Celal Bayar Üniversitesi

 


*  Yazarların görüşleri kendilerini bağlar.

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz

    Mail Bültenimize Abone Olun