Anasayfa Makale Pandemi Sonrası Yeni Küresel Tedarik Zincirinde Güçlenen Halka Olmak: Türkiye Ekonomisinde Dış Ticaret Hacmini Ve İstihdamı Eş Anlı Artırma Arayışı

Pandemi Sonrası Yeni Küresel Tedarik Zincirinde Güçlenen Halka Olmak: Türkiye Ekonomisinde Dış Ticaret Hacmini Ve İstihdamı Eş Anlı Artırma Arayışı

by

Bu çalışmada COVID-19 sonrası dönemde Türkiye’nin, kırılan küresel tedarik zincirini fırsata çevirebilmesi, dış ticarette avantajlı olduğu sektörlerde Çin’e alternatif olabilme imkânı, pandemi sürecinde yara alan istihdam yapısını onarabilecek çözüm arayışları tartışılmaktadır. Her iki ülkenin kısmî doğrudan geri bağlantı katsayıları hesaplanarak, elde edilen katsayılara Leontief benzerlik testi ile Spearman korelasyon testi uygulanmış, her iki testin sonuçları birlikte değerlendirilmiştir. Analiz neticesinde, Türkiye’nin dış ticaret avantajına sahip olan sektörler şu şekildedir; “gıda ürünleri”, “tekstil”, “diğer metalik olmayan mineral ürünler”,”inşaat”, “saz, saman ve benzeri malzemelerden örülerek yapılan eşyalar”, ve “bilgisayar, elektronik ve optik ürünlerin imalatı, elektrikli teçhizat”dır. Bu sektörlerden ilk dördünün faaliyetleri TOBB tarafından yayımlanan, COVID-19 salgını döneminde en çok işletmenin kapandığı altı 6 faaliyet kolu içerisinde yer almaktadır.

GENİŞLETİLMİŞ ÖZET

Çalışmanın Amacı

COVID-19 sürecinde kırılan tedarik zincirleri uzak pazarlardan yapılan tedariklere dair yeni riskleri belirginleştirmiş, ekonomilerin bölgesel tedarik ağlarına dair arayışları gündeme gelmiştir. Bu gündem Türkiye’nin bölgesel ve küresel ticaretteki pazar payını artırması yönünde potansiyel fırsatlar içermektedir. Bu çalışmada Türkiye’nin sadece yurtiçinde üretilen girdileri kullanmak koşulu ile üretim avantajına sahip olduğu sektörleri saptayarak Çin’e alternatif olabileceği ürün gamını belirginleştirmek ve söz konusu sektörlerin potansiyel istihdam kapasitelerine dikkat çekmek amaçlanmaktadır.

Araştırma Soruları

Çin’de ve Türkiye’de hangi sektörler hiç ithal girdi kullanmadan üretim yapabilme imkânına sahiptir? Yeni normalde Türkiye’de Çin’e alternatif, pazar payını artırma potansiyeli taşıyan sektörler hangileridir? Pazar payını artırma potansiyeline sahip sektörlerin istihdama olası etkileri nelerdir?

Literatür Araştırması

“Mutlak Üstünlükler Teorisi”, “Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi”, “Faktör Donanımı Modeli”, “Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi” dış ticarette kabul gören teoriler olmuştur. Ancak bu teorilerin birçoğunun, COVID-19 salgın sürecinde meydana gelen ve nispeten ön görülemeyen olağan dışı şartlarda gerçekleşen, tedarik zincirinin kırılması durumunda ortaya çıkması muhtemel değişimleri açıklamakta yetersiz kaldığı iddia edilebilir. Bu nedenle çalışmada, küresel ticarette değişmesi muhtemel alışkanlıklar karşısında, yurtiçi girdi kullanmak koşuluyla, sektörlerin diğer sektörlerden temin ettiği girdilerin, oransal benzerliğinin belirlenmesi için 120 tane makale tek tek incelenmiştir. Küresel tedarik zincirinde birbirinin ikamesi olabilecek ülke/sektör gruplarının belirlenmesinde girdi-çıktı analizi kullanan 51 çalışma odağa alınmıştır.

Yöntem

Çalışmada, WIOD tarafından en son yayımlanan girdi-çıktı tablosu kullanılmaktadır. Bu çerçevede kullanılan veriler öncelikle toplulaştırılarak Çin ve Türkiye’nin veri sayısı eşitlenmiştir. Verilere girdi-çıktı analizi uygulanarak doğrudan geri bağlantı katsayıları elde edilmiştir. Katsayılara Leontief Benzeşme analizi, Shapiro Wilk testi ve Spearman Korelasyon hesaplaması uygulanmıştır.

Sonuç ve Değerlendirme

Türkiye’nin, Çin’e alternatif olarak yurtiçi girdi ile ihracat potansiyeline sahip olduğu sektörler; “gıda ürünleri”, “tekstil”, “diğer metalik olmayan mineral ürünler”, “inşaat”, “mobilya hariç; saz, saman ve benzeri malzemelerden örülerek yapılan eşyalar”, “bilgisayar, elektronik ve optik ürünlerin imalatı, elektrikli teçhizat” sektörleridir. Bu sektörlerden ilk dördünün faaliyeti, işsizlikle mücadelede odağa alınması gereken sektörler olarak tespit edilmiştir. Söz konusu sektörlerde üretimin arttırılması ile ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınma potansiyeli artacaktır. Elde edilen bulgular, teşviklerle desteklenmesi gereken sektörleri belirleme sürecinde politika yapıcılara, yatırımcılara, sektör temsilcilerine ve bu konuda çalışan araştırmacılara yardımcı olacaktır.

İlkay GÜLER, Yunus Emre AYDINBAŞ

Makalenin Tamamını Okumak İçin:

View Fullscreen

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz

    Mail Bültenimize Abone Olun