Anasayfa Köşe Yazıları Homo Islamicus?

Homo Islamicus?

by
Bilindiği üzere homo economicus kavramı bugünkü ekonomi eğitimi için önemli kavramlardan bir tanesidir. Bu kavram, iktisadın mikro teorisinin tüketici ve üretici ayağını oluşturan iktisadi bir aktör varsayar. Bu aktörün temel özellikleri, rasyonel olması, kişisel çıkarı öncelemesi ya da hatta tamamen ona dayanması, herşeyden önce, çokça ve hatta yalnızca kâra odaklılık.

Bugün İslam ekonomisi/iktisadı için bu yukarıda bahsi geçen kavramın bir alternatifi olarak sıkça homo Islamicus zikredilmektedir. Yani ekonominin homo Islamicus’u karşısında İslam ekonomisinin homo Islamicus’unun olduğu ya da olması gerektiği dile getirilmektedir. Oysa burada bazı problemler söz konusudur. Öncelikle, bu homo Islamicus tabiri her ne kadar çokça kullanılsa da kimin ilk ne zaman ve ne için kullandığı hiç zikredilmemektedir.

Bu amaçla söz konusu kavram arama motorlarından dönemsel olarak taratıldığında kavrama ilk kez Josef Hans’ın 1952’de Homo oeconomicus islamicus; Wirtschaftswandel und sozialer Aufbruch im Islam (Homo economicus Islamicus: Economic Change and Social Upheaval in Islam) başlığıyla kaleme aldığı eserinde rastlıyoruz. Aslında burada Hans’ın kullandığı bu tabir homo economicus Islamicus’tur yani bir bakıma homo economicus’un İslami versiyonudur. Bu da başından itibaren tamamen farklı bir insan tipinden ziyade ekonomik insanın üzerinde tabiri caizse İslam cilası atılmış halini andırmaktadır. Fakat bahsi geçen eserin detaylarına erişemediğimiz için bir şerh düşmekte yarar var.

Peki bu tabir bugüne, özellikle Türk literatürüne nasıl gelmiştir? Bu noktada da karşımıza tanıdık bir isim çıkmaktadır (bulabildiğimiz en erken bağlantı noktası budur); Islahi’nin 1936’da İslam ekonomisi tabirini dünyada ilk kez kullandığını belirttiği M. Hamidullah. Çünkü Hamidullah’ın yukarıda bahsi geçen esere dair bir değerlendirmesi mevcuttur: Reviwon J. Hans: Homo Oeconomus Islamicus with a map showing Foreign Investment in Muslim Petro Countries (Müslüman Petrol Üreticisi Ülkelere Yabancı Yatırımı Gösteren bir Haritayla Birlikte Homo Oeconomus Islamicus Hakkında Bir Değerlendirme) (1955). Fakat yazının içeriğinde doğrudan homo Islamicus kavramına dair bir tartışma yer almamaktadır. Bununla birlikte Hamidullah’ın bu kavrama aşina olduğu söylenebilir.

Tahminlerimiz, 1900’lerin ilk yarısında Türkiye’ye gelip aralıklarla da olsa uzunca bir süre Türkiye’de kalan Hamidullah’tan ders alanların (ki bunlar arasında Sabahattin Zaim, Sezai Karakoç ve Necmettin Erbakan da vardır) da bu kavrama aşina olduklarıdır.
Zeyneb Hafsa Orhan

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz

    Mail Bültenimize Abone Olun