Anasayfa Araştırma Karbon Eşitsizliği Hakkında 5 Şey

Karbon Eşitsizliği Hakkında 5 Şey

by

2020’de Covid-19 pandemisinde yaşananan kilitlenmelere bağlı karbon emisyonlarındaki keskin düşüşlere rağmen, iklim krizi büyümeye devam etti. Aşırı hava felaketleri durmadı. Yüksek deredeceki karbon eşitsizliği dünyayı iklim kriziyle başbaşa bırakıyor. Küresel ısınmayı durdurmak ve daha adil bir ekonomi inşa etmek istiyorsak, şu anda acil harekete geçmenin 5 nedeni var.

  1. Son yıllarda karbon emisyonları keskin bir şekilde artmıştır.

İklim krizi, zaman içinde atmosferdeki emisyonların birikmesinden kaynaklanmaktadır. 1990’dan 2015’e kadar, yıllık küresel karbon emisyonları yaklaşık %60 arttı ve 1800’lerin ortalarından bu yana atmosfere eklenen toplam emisyonlar yaklaşık iki katına çıktı.2020 sırasında ve yaklaşık 1C daha artan küresel ısınma ile iklim değişikliği, Hindistan ve Bangladeş’teki ölümcül siklonları, Afrika genelinde mahsulleri harap eden devasa çekirge sürülerini ve Avustralya ve ABD genelinde benzeri görülmemiş ısı dalgalarını ve orman yangınlarını körükledi. COVİD-19’dan dolayı  kaynaklanan pandemi döneminde karbon emisyonlarındaki düşüş, sadece küçük bir etkiye sahip oldu.

  1. Karbon eşitsizliği bizi iklimin eşiğine getiriyor.

Dünyanın en fakir 3,5 milyar insanı karbon emisyonlarının artmasında etkisi çok az, ancak en çok sel, fırtına ve kuraklık gibi iklim felaketlerinden en çok onlar etkileniyor. Aşırı olan karbon emisyonlarındaki artış, son 20-30 yılda yapılan siyasi seçimlerin sonucudur. Bu, hükümetlerimizin  yıllardır adil olmayan ve yoğun karbon ekonomik büyüme arayışının doğrudan bir sonucudur. Zengin bir azınlığın aşırı tüketimi bu krizi körüklüyor. Dünyanın en zengin %10’u, 1990 ve 2015 yılları arasında atmosfere eklenen karbonun yarısından fazlasında sorumluydu. Dünya nüfusunun en zengin %1’i, insanlığın en fakir 3.1 milyar insanın iki katından fazla karbon kirliliğinden sorumluydu.En zengin %1’in kişi başına tükettiği karbon ayak izleri şu anda 2030 için hedeften 35 kat daha yüksek ve en fakir %50’den 100 kat daha yüksek.

  1. Toplu olarak yayabileceğimiz toplam karbon miktarının bir sınırı vardır.

Hükümetler geçtiğimiz 20-30 yıl boyunca, insanları yoksulluktan çıkarmak yerine, zaten var olanların tüketimini artırma için çaba sarfettiler. Bu nedenle toplu olarak yayabileceğimiz toplam karbon miktarının sınırına ulaşmaya tehlikeli bir şekilde yaklaşıyoruz. Paris Anlaşması’nda hükümetler tarafından kontrolsüz iklim değişikliğinin en kötü etkilerini önlemek için belirlenen hedef 1.5 C’nin üzerine çıkmamasıdır Pandemi ile ilgili kısıtlamalar, küresel emisyonların bu yıl düştüğünü gördü. Ancak  yeniden yükselme olasılığı yüksektir ve hızlı bir şekilde düşmeye devam etmezse, kendi sonumuzu hazırlayacağız.

  1. Yoksul topluluklar ve gençler en yüksek bedeli ödüyorlar.

Eşit olmayan ekonomik büyüme yoksulluğu azaltma oranlarını yavaşlatır. Ancak başka bir maliyeti var: bu, küresel karbon bütçesinin, tüm insanlığı iyi bir yaşam standardına yükseltmek amacıyla değil, büyük ölçüde dünyanın en zengin insanlarından bir azınlığın tüketimini genişletmek amacıyla hızla tükendiği anlamına geliyor. Bu, iklim krizinden en az sorumlu olan iki grup tarafından en acımasızca hissedilen bir adaletsizliktir: bugün dünyanın en fakir ve en savunmasız insanları bugün iklim etkileriyle mücadele ediyor ve tükenmiş bir karbon bütçesini miras alacak gelecek nesiller için adil olmayan bir sonuç.

  1. Hükümetler, başka seçenek olmadığında radikal olabileceklerini gösterdi.

Covid-19 salgını sırasında, hükümetler ve işletmeler yakın bir tehdit karşısında daha önce düşünülemez değişiklikler yapabileceklerini gösterdi:yurtdışı uçuşlar kapatıldı, şehirlerde yeni bisiklet şeritleri ortaya çıktı ve online hayatın yoğunlaşmasıyla birlikte bu durum trafik sıkışıklığını azalttı. Bir araya gelir ve hızlı hareket edersek, hükümetlerimizi ve ekonomilerimizi yeniden şekillendirerek, hepimiz için daha iyi bir yarın inşa etmek için kullanabiliriz.

 Covid-19’dan toparlanmaya başladığımızda, iklim krizlerine karşı geniş kapsamlı ve iddialı bir eyleme ihtiyacımız var. Hükümetlerin elinde daha iyi bir gelecek için değişim yetkileri var. Şimdi hem en zenginlerin karbon emisyonlarını azaltmak hem de en fakirlere desteği artırmak için harekete geçmeliler.

Kaynak: Oxfam

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz