Anasayfa KitapKitap-Değerlendirme Ticaret

Ticaret

by

Saffet Köse, Ticaret, İktisat Yayınları, İstanbul, 2020, 86 S.

Naime Parlıyan ((Yüksek Lisans Öğrencisi, Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi, naime.prlyn@gmail.com))

İnsanlık tarihi boyunca ilk ekonomik uğraşlardan sayılan ticaret, toplumun konumu ve ihtiyacına göre devamlı gelişmekte olan dinamik bir meslektir. Aynı zamanda insanların maddi kazanç sağladığı ve bunu yaparken toplumun menfaatini temin edip, huzur ve güven atmosferini koruyarak ahlaki kuralların oluşmasını da zorunlu kılan bir süreçtir. Tanıtımını yapacağımız Saffet Köse tarafından ele alınmış Ticaret isimli kitap ticaret ahlakını konu edinmekte olup; yazarın İş ve Ticaret Ahlakı kitabı ile İslam İktisadında Bir Finans Kaynağı Olarak Ortaklık makalesinin özeti mahiyetindedir.

Kitap giriş, sırasıyla “Ticaret Ahlakının Temel İlkeleri”, “Ticaret Fıkhının Esasları”, “İş Hayatı” adlı ara bölümlerden ve bunu takip eden sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde kitabın içeriğinden bahsedilmektedir. Her bölümde din, ahlak ve hukuk arasında sıkı bir bağ bulunduğuna dikkat çeken yazar İslam medeniyetinin ahlak medeniyeti olduğuna vurgu yapmıştır.

“Ticaret Ahlakının Temel İlkeleri” isimli ilk bölümde ticaret maddi ve manevi olarak iki boyutta incelenmiştir. Sevap-günah ile neticelenen fiiller manevi ticaret olarak belirtilmektedir. Konuyla ilgili ayet ve hadisler ışığında Allah’ın her harama bir alternatif helal yarattığı ve ona giden yolu kolaylaştırdığı zikredilmiştir. Devamında günlük hayattaki ticaretin ahlakına ve fıkhına dair bilgilere yer verilmiştir. Ekonomi ve ticaret terimlerinin farklılığına işaret eden yazar, modern ekonominin doyumsuz isteklerinin kontrol altına alınması gerektiğini söylemektedir. Böylelikle dini hassasiyeti olan kişilere ticaretle ilgili ahlaki kurallar, nasslar ışığında kapsamlı bir şekilde sunulmuştur.

Daha sonra İslam ticaret ahlakının ana ilkeleri sıralanmıştır. Dürüstlük, sözünde durmak, işin hakkını vermek, aldatmamak, gönül hoşnutluğunu gözetmek, yalan söylememek, fırsatçılık yapmamak, pazarlık adabına riayet etmek, hile yapmamak, güveni kötüye kullanmamak, malın kusurunu gizlememek, helal (dini meşruiyet) ve tayyibâta (vicdani meşruiyet) duyarlılık göstermek, bereketi öncelemek, kanaatkâr olmak ve tevekkül sahibi olmak gibi ilkeler Kur’an, sünnet ve kadîm kaynaklardan delillerle izah edilmiştir. Bu bölümde İslam ticaretine dair teorik bilgilerden ziyade konunun ahlaki boyutuna ve pratik hayatta taraflar başta olmak üzere bütün toplumun menfaatinin güvence altına alınması için gerekli olan ölçütlere yer verilmiştir.

“Ticaret Fıkhının Esasları” isimli ikinci bölüm, akitlerle alakalı birçok alt başlığa ayrılmıştır. Akdin tarafları anlaşmazlığa düşürecek bütün belirsizliklerden uzak ve usule uygun bir şekilde icap-kabulle kurulması gerektiğine dikkat çeken yazar; karşılıklı rızanın objektif ilkelere bağlanmasını uygun görmektedir. Daha sonra akdi sona erdiren haller; ikâle, beklenmeyen hal ve mücbir sebep, muhayyerlik hakkının kullanılması olarak belirtilmiş ve alışveriş çeşitleri ile teminat akitleri açıklanmıştır. Devamında piyasanın doğal dengesine müdahale edilmemesine vurgu yapan Köse, karaborsacılığın, grevin, neçeşin ve manipülasyonun yasak olduğuna temas etmiştir. Bölümde algı yanıltması ve hile gibi tutumlara karşı Hz. Peygamber (s.a.s)’in ticaret ehline tavsiye ettiği “Pazarlarda gereksiz sözler ve olumsuzluklar meydana gelebilir. Bunların doğurduğu kirliliği sadaka ile temizleyiniz.” hadisi sıkça zikredilmiştir. Bu bölümde klasik kaynaklarda sayfalarca ele alınan fıkhî konular -kitabın kapsamı gereğince- çok kısa ve yüzeysel bir şekilde ele alınmıştır. Yazarın burada ticaretin dinamiğine dair konuların teorik bilgisini vermek istediğini söylememiz mümkündür.

“İş Hayatı” isimli üçüncü bölümde, pratik hayatta duyarlı olunması gereken konular ele alınmıştır. Dinin çizdiği meşruiyet içerisinde olmak kaydıyla girişimciliğin önemine işaret edilmiştir. Girişimciliğin uluslararası ve stratejik alanda icra edilmesinin gerekliliği ayetler üzerinden açıklanmıştır. Piyasada ehliyet ve liyakat bilinci esas alındığında kazançta bereket ve çalışanlarda sürur vesilesi olduğu kaydedilmiştir. Söz konusu işlerde liyakatli görevlendirme yapılmadığında bütün toplumun zarar göreceği ifade edilmiştir. Ve dahi bu tarz liyakatsizliklerin çatışmalara ve ahlaki yozlaşmalara neden olacağı zikredilmiştir. “Tehlikelere karşı tedbirinizi alın” ayeti ile iş ve can güvenliğini korumanın önemi gösterilmiştir. Rızkın Allah’a ait olduğu, rızka ulaşmak için sabretmek gerektiği ayet ve hadisler ışığında değerlendirilmiştir. İşçi ve işveren hakları konusunda hadisten çıkan temel ilkeler; “işçi işin hakkını vermeli, iş akdi yapılmalı, işçinin hakkı geciktirilmeden ücreti verilmeli” şeklinde sıralanmıştır.

Devamında sermaye birikiminde bütün dinlerde haram olan faiz yerine kâr-zarar ortaklığı alternatif olarak sunulmuştur. Bir kazancın helal olabilmesi için emek, sermaye veya sorumluluktan birisinin bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Kazançta mali yükümlülükler vergi, zekât ve infak olarak zikredilmiştir. Mal sahibinin, bu yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde dünyada afete, ahirette cezaya muhatap olacağı belirtilmiştir. Yazar; söz konusu duyarlılığa sahip olan insanları “İslam İnsanı” olarak niteleyip “Ekonomik İnsan”dan ayrılan yönüne temas ederek bölüme son vermektedir.

Kitabın sonuç kısmında öneriler ve ulaşılan neticeler belirtilmiştir. Yazar birinci bölümü “dürüstlükte ısrar” şeklinde özetlemiştir. İkinci bölümde ticaret fıkhına dair hak ve görevlere yer verdiğini vurgulayarak, piyasanın arz-talep dengesine göre işletilmesini ancak toplumu olumsuz etkileyecek bir durum zuhur ettiğinde sınırlandırma faaliyetine gidilmesinin gerekliliğini tekrarlamıştır. Son bölümde ise işçi-işveren ahlakı, sermaye yasakları ve alternatifleri zikrettiğini belirterek sözlerini şu cümleyle nihayetlendirmektedir: “İslamî ticaret, insanî ve ahlakîdir. Günümüz Müslümanları bunu geliştirmek ve kurumsal yapıya dönüştürmeleri için dayanışma içinde olmalıdırlar.”

Tanıtımını yaptığımız eserin, sade, açık ve anlaşılır bir üsluba sahip olması, okumada akıcılığı sağlamaktadır. Yazım yanlışları ve anlatım bozukluklarının olmaması anlamayı kolaylaştırmaktadır. Ancak eser içerisindeki başlıkların birbiriyle irtibatının yeterince kurulmaması ve alt başlıklarla uygun bir biçimde tasnif edilmemesi konu bütünlüğünün anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Ayrıca eserdeki dipnotların çoğu metin içinde verilmişken birkaçı kitabın sonunda notlar başlığı altında verilmiştir. Bu da genel tutarlılığı bozmuştur.

Eser, her kesimden okuyucuya hitap etmektedir. Ticaret ahlakını benimsemek ve ticaret fıkhını öğrenmek isteyenlerin kendisinden müstağni kalamayacağı bir kitaptır. Yazarın da bahsettiği gibi kitabın kapsamı gereği konular teorik ayrıntılarda boğulmadan yüzeysel ve basit bir şekilde okuyucuya aktarılmıştır. Konunun ayet ve hadislerle desteklenmesi, okuyucunun konu ile ilgili dini bakış açısı kazanması açısından önemlidir. Eserin sonunda ileri okuma yapmak için ayrıntılı liste ve terimler sözlüğü bulunmaktadır. Bu, konuyla ilgili çalışma yapacak araştırmacılara fikir vermesi açısından faydalıdır. Eserin ticaret ahlakı ve fıkhını anlatan ilk ve önemli bir kaynak olduğunu söylememiz mümkündür.

Kitabı temin etmek için tıklayınız.

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz