Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeceğim: Cep telefonu satın alırken ve kullanırken, tüketiciler çok büyük maliyetlerle karşı karşıya. Maliyetlerin önemli bir kısmı telefonun telefon üzerindeki vergilerden kaynaklanıyor. Otomotiv, cep telefonu ve diğer elektronik eşyalar, sigara, benzin gibi ürünlerin satışı üzerinden alınan dolaylı vergilerin fazlalığı toplumsal refahı zedeliyor. Dolaylı vergiler Türkiye’de kamu harcamalarını finanse etmek amacıyla etkin bir araç olarak kullanılsa bile, en azından bu vergi yükünün hafifletilmesi gerekiyor. Üstelik taksit yasağı da eklenince bugün cep telefonu satın alınması çok büyük işlem maliyetleriyle karşılaşıyor. Taksit yasağı tüketicileri kredilere yönlendirerek, kişiler üzerinde ekstra faiz yükü bindiriyor.
Geçmişte lüks tüketimin simgesi olan cep telefonları; günümüzde artık sıradanlaşarak hayatımızın en önemli parçalarından bir tanesi oldu. Günlük hayatta birçok şey artık akıllı cep telefonları aracılığıyla yapılmaktadır. Klasik tuşlu cep telefonları birkaç istisnai durum dışında çoğunlukla kullanılmamaktadır. Pandemi döneminde birçok yere giriş için akıllı bir telefon ile karekod üzerinden giriş yapmak zorunlu olmuştu. Artık kamu kurumlarının işleyişi ve birimler arasındaki haberleşme bile -pratik olması sebebiyle-, kişisel akıllı cep telefonları aracılığıyla yürütülmektedir. Yine birçok okulda ders yoklamaları bile dijital yoklama ile alınmaktadır. Akıllı cep telefonu olmadan kafe ve restoranlardaki menüler bile ulaşılmaz oldu. İnsanlar artık cep telefonlarına bağımlı hale geldi. Yapılan araştırmalara göre kişiler telefonları yanlarında olmadığında anksiyeteye kapılmakta. Maalesef artık tuvaletlerde bile telefon insanların elinden düşmüyor. Kabul etsek de etmesek de, gerçek bu şekilde.
Cep telefonları fiyatları çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Bununla beraber gördüğüm kadarıyla farklı gelir düzeylerinde, artık hemen hemen herkesin elinde yüksek model akıllı telefonlar bulunmaktadır. Hatta gelir düzeyinden bağımsız bir şekilde, insanlar neredeyse maaşlarını aşan tutarlarda cep telefonları alıyor. Bir nevi bir Veblen mal misali fiyat arttıkça telefon talebinin de arttığı bir durumdayız. Çünkü birçok kişi için cep telefonları bir prestij vesilesi olarak kabul edilmektedir. İnsanlar irrasyonel bir biçimde gelirlerinin çok üstünde cep telefonlarına para ayırmaktadır. Bu durum biraz da ülkemizin yapısal koşullarıyla da ilintili olarak şekillenmiştir. Tüketim kültürünün bir sonucu olarak cep telefonları üzerinde anormal bir piyasa oluşmuştur. Dikkat edileceği üzere farklı elektronik aletler değil cep telefonları özelinde bir farklılık oluşmuştur.
Artık neredeyse bizden bir parça olan cep telefonlarının kullanımı ülkemizde maalesef çok fazla işlem maliyetine tabîdir. Aynı telefonun yurt dışı ve yurt içi satış fiyatı arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Yurtdışındaki kullanımlara kıyasla Türkiye’de cep telefonları üzerinde çok fazla vergi ve vergi benzeri yükümlü bulunmaktadır. Sadece alırken değil kullanırken de çok fazla vergi tahsil edilmektedir. Özel iletişim vergisi, telsiz kullanım ücreti gibi birçok yükümlülük uygulanmaktadır. Cep telefonları üzerindeki vergi ve benzeri yükümlülükleri incelemeye çalışalım.
Verginin Vergisinin Vergisi: Cep Telefonu Fiyatlarının Hesaplaması
Yurtdışından ithal edilen bir telefonun fiyatı belirlenirken ,“Cihazın vergisiz bedeli üzerine ilk olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı payı ekleniyor; bu toplam üzerinden sırasıyla TRT bandrol ücreti, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) hesaplanıyor https://gdh.digital/haber/cep-telefonlarina-yeni-vergi-yuku-bakanlik-payi-artirildi-fn8d6u462hh )”. Buna göre paylar şu şekilde:
- Kültür ve Turizm Bakanlığı Payı (%1,2) (Yeni düzenleme ile %1’den, %1,2’ye çıktı)
- TRT Bandrolü (%12)
- ÖTV (%50) (ÖTV matrahı 9.000 liranın üzerindeki telefonlar için %50 uygulanıyor. Cep telefonlarının büyük kısmı bu şekilde, ÖTV matrahı 4.500 lira ve altındakiler için %25, ÖTV matrahı 4.500-9.000 lira arasındakiler için %40 uygulanıyor) (https://www.hurriyet.com.tr/galeri-cep-telefonu-otv-matrahi-duzenlemesi-hangi-modellere-indirim-saglayacak-42995159/4)
- KDV (%20)
Biraz önce de ifade edildiği üzere vergi hesaplanırken, matrahın üzerine eklemeler yapılarak aşama aşama her basamakta vergi alınıyor. Önce Kültür ve Turizm Bakanlığı payı hesaplanıp matraha dahil ediliyor. Sonra yeni matrah üzerinden TRT bandrolü, sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TRT payı dahil edilerek ÖTV ve bütün hepsi dahil edilerek KDV hesaplanıyor. Daha yalın bir ifadeyle verginin vergisinin vergisinin vergisi alınmış oluyor. Yani bir cep telefonunun yaklaşık yarısı vergiye gidiyor. Telefonu yurtdışından alıp Türkiye’ye kaydettirmek durumunda ise 54.258 lira IMEI kayıt ücreti verilmek zorunda. Tabi bir de telefon kullanırken verilen ücretler var. Bunlar:
- Telsiz Kullanım Ücreti: Devlete ödenen sabit harç, 2026 yılı için yıllık 323,81 lira, aylık 26,98 lira olarak faturalara yansıyor.
- %10 ÖTV
- %20 KDV
- İlk defa mobil hat alacaklar için tek seferliğe mahsus 700 lira ÖTV
Hal böyle olunca da telefona ulaşmak ve telefon kullanmak önemli maliyetler barındırıyor. Bununla beraber telefon satın alımlarındaki taksit yasağı çözümden ziyade yeni bir soruna yol açıyor. 2014 yılında BDDK tarafından muhtemelen halktaki cep telefonu tüketim çılgınlığını önlemek için getirilen düzenlemede cep telefonlarının satışına yönelik taksit uygulaması kaldırılmıştır. İlgili yasa çeşitli zamanlarda tekrar düzenlenmiştir. Yasadaki son değişikliklerle beraber taksit konusundaki güncellemeler şu şekilde olmuştur: (https://www.ekonomim.com/ekonomi/bddkdan-cep-telefonlarina-taksit-ve-kredi-duzenlemesi-haberi-784635 )
- Bireysel kredi kartları ile taksit yapılamamakta, tek çekim olarak karttan geçilebilmektedir. Bazı bankaların kartlar üzerinden sonradan taksitlendirme yapabildiği görülmektedir.
- Sertifikalı satıcıların sattığı ikinci el (yenilenmiş) cep telefonları için 25.000 liranın altı için 12 ay, 25.000 liranın üzeri için 3 ay taksit yapılabilmektedir.
- Alışveriş kredisi ile ise için 20.000 liranın altı için 12 ay, 20.000 liranın üzeri için 3 ay taksit yapılabilmektedir.
Sonuç
Cep telefonları konusunda toplumda uzun yıllardır bir tüketim çılgınlığı yaşanılıyor. Bu bir vakıa. Buna karşın ilgili maliyetlerle telefon almak artık aile bütçelerini zor durumda bırakmaktadır. Bugün orta halli bir ailenin aniden bozulan bir telefonu için ilgili fiyatlardan hem de taksitsiz bir telefon alması gerçekten çok zor. Haliyle insanlar taksit yasağına karşı tüketici kredilerine yöneliyor. Kabaca bir hesapla 25.000’lik telefon için 12 aylık bir tüketici kredisinde insanlar yaklaşık 10.000 lira faiz ödemek zorunda kalıyor. Bu ise piyasayı bozucu bir etki meydana getirmektedir. Bu kadar hayatımızın içinden ve tüketiminin ertelenmesi çok mümkün olmayan cep telefonlarının bu kadar zor alınması, toplumsal refahı olumsuz etkilemektedir.











