Anasayfa Köşe Yazıları 23 Kasım 2021 Kur Şokunu Anlamak

23 Kasım 2021 Kur Şokunu Anlamak

by

23 Kasım 2021 Salı. Türkiye iktisat tarihi yazınında yer alması, tarihe not düşülmesi gereken bir gün yaşadık. Tedricen süregelen Türk Lirasındaki değer kaybı dramatik bir şekilde artarak gün içinde USD ve Euro karşısında %12’ye, Altın karşısında %11’e, Gümüş karşısında %9’a ulaştı. Peki ne oldu da bunlar oldu?

Tedricen süregelen Türk Lirasındaki değer kaybı dramatik bir şekilde artarak gün içinde USD ve Euro karşısında %12’ye, Altın karşısında %11’e, Gümüş karşısında %9’a ulaştı.
Ekonomi yönetiminin eylem ve söylemlerini “faizle mücadele” gibi hamasi siyasetten arındırırsak ekonomide yapılmak isteneni daha iyi anlayabiliriz. En azından benim anlayabildiğim şu şekilde; tarımsal ürünlerin başı çektiği küresel bir enflasyonla karşı karşıyayız, ülkemiz de bu küresel krizden nasibini fazlasıyla alacak ve bu sefer teğet geçme ihtimali yok. Ancak biz enflasyonla mücadeleyi talebi daraltarak değil arzı artırarak yani ürün bolluğu sağlayarak sürdürmek istiyoruz. Bu vesile ile artan üretimi ihracata yönlendirerek ihracata dayalı bir ekonomik büyüme modeline geçmeyi arzu ediyoruz. Üretimi artırmak için sermayeye ihtiyaç var, faizler yüksek olursa ne üretici sermaye bulabilir ne tüketici talebini artırabilir, biz faizleri düşük tutarak hem –borca dayalı– üretimi hem de tüketimi artırmak istiyoruz. Böylece ekonomik büyümeyi ve artan refahı hedefliyoruz.

Bu noktada Türkiye ekonomisinin küresel bir ekonomik sisteme entegre ve hatta sistemin parçası olduğunu hatırlamakta yarar var. Sistem denildiğinde birbiriyle ilişkili parçalardan oluşan ancak parçaların toplamından fazlasını ifade eden ve aynı amacı gerçekleştirmek için uyum içinde çalışan bütün anlaşılmaktadır. Her sistem alt sistemlerden oluşur ve alt sistemler birbirlerini ve sistemin bütününü etkilerler. Örneğin insan vücudu bir sistemdir. Dolaşım sistemi, sinir sistemi, solunum sistemi, kas sistemi, sindirim sistemi, üreme sistemi bu sistemin alt sistemlerdir. Vücut sisteminin amacı insanı yaşamını devam ettirmektir, tüm alt sistemler bu amacı gerçekleştirmek için uyum içinde çalışırlar. Örneğin koşmanız gerektiğinde solunum sistemi artan oksijen ihtiyacınızı karşılamak için daha derin ve daha sık solunum yapar, diğer yandan kalp atışınız hızlanarak dolaşım sistemindeki kanın akış hızı artar ve kaslarınızın ihtiyaç duyduğu besin ve oksijeni kaslarınıza iletir. Aksi halde koşamazsınız. Alt sistemlerden herhangi birisinin vazifesini değiştirmek ya da amacı dışında bir vazife yüklemek hayati tehlikelere sebep olabilir.

Türkiye ekonomisinin parçası olduğu Kapitalist ekonomik sistemin de alt sistemleri vardır, para sistemi, finans sistemi, piyasa sistemi, bankacılık sistemi, mülkiyet sistemi, fiyat sistemi vs. bunlardan bir kaçıdır. Kapitalist yani sermayeci ekonomik sistemin amacı adından da anlaşılacağı üzere sermayeyi tahkim etmektir. Tüm alt sistemler bu amacı gerçekleştirmek üzere kurgulanmıştır. Merkez Bankaları kapitalist sistemin uç beyleridir, günümüz ifadesiyle sınır karakollarıdır, sermaye lehine asayişi sağlarlar. Ekonomik sistemin faize ihtiyaç duyduğu zamanlarda faiz yükseltilmezse sistem arızası meydana gelir.

Peki, faizle mücadele mümkün değil mi? Bu ayrı bir yazının konusu ancak kısaca şu ifade edilmelidir ki “mevcut kapitalist sistemin nimetlerinden istifade edelim ancak faiz külfetine de razı gelmeyelim” demek mümkün değildir.
Yunus Emre AYDINBAŞ

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz

    Mail Bültenimize Abone Olun