Anasayfa Araştırma COVİD-19 Krizinden Sürdürülebilir Bir İyileşme Sağlamak

COVİD-19 Krizinden Sürdürülebilir Bir İyileşme Sağlamak

by
James Rydge, Nicholas Stern, Dimitri Zenghelis

Dünya COVİD-19 krizi ile dönüşmeye devam ediyor. Trajik insan maliyetlerinin ve can kaybının ötesinde pandemi ve kilitlenmeler, toplam talebin keskin bir şekilde daralmasına, arz kesintilerine, birçok hizmet sektörü ve işletmesi için gelir kaybına ve işsizlikte benzeri görülmemiş artışlara yol açmıştır. Talep, üretim ve istihdam etkilerinin, küresel 2008 mali krizinden çok daha büyük olması beklenmektedir. Şu an gelişmiş ülke ve ekonomiler bu krizden iyileşme yolunda önemli adımlar atıyor olsalar da gelişmekte olan birçok ülke hala krizle mücadelede yolun başlarında yer alıyor. Bu durum tahmin edilenden çok daha büyük etkileri olabilir ve potansiyel olarak uzun süreli ve derinden zarar verici sonuçlar doğurabilir.

COVİD-19 pandemisinden olumsuz etkilerinden kurtulmak için kurtarma, yardım paketleri, kısa vadede toplam talebi ve istihdamı artırabilir. Orta vadede ise, üretkenliği ve rekabet gücünü artırabilir. Ancak, bu kurtarma paketlerinin ekonomiyi verimsiz, tehlikeli ve sadece belirli ülkeleri refaha ulaştıran eski modele geri döndürmeye çalışmak bizi yine gerçek bir kurtuluşa ulaştırmayacaktır. Bu durum, önümüzdeki yıllarda hem iklim eylemini hem de eşitsizlikleri derinleştirerek çok daha zor hale getirecektir. Şu an acil durum önlemlerinin ötesinde, hükümetlerin iyileşmeyi teşvik etmek için daha kapsamlı teşvik paketleri sunmaları gerekiyor. Sürdürülebilir büyümeye yapılan yatırımın, esnek, kapsayıcı büyüme ve gelişmenin güvence altına alınması açısından dünya için bir kurtarma stratejisinin merkezinde olması için büyük bir fırsat vardır. Üç temel eylem, daha iyi büyümeyi sağlamak ve geçmişin tehlikeli modellerinden kaçınmak için merkezi olacaktır.

İlk olarak kısa vadede, yenilebilir enerji altyapısını sağlamaktır. Yalıtım güçlendirme ve rüzgâr türbinleri gibi inşaat projeleri, uzun vadeli enerji maliyetini düşürürken daha yüksek çarpanlara yol açar. Büyüme artırarak, kamu borcu sürdürülebilir ve daha kolay geri ödenebilir hale gelir. Uzun vadede, sürdürülebilir yatırım kapasitesini genişletir ve kaynak yoğun yüksek karbonlu sektörlere yapılan yatırımlardan daha hızlı verimlilik artışını teşvik eder. Geleceğin teknolojileriyle çalışan yeşil innovasyon, üretim ve keşifte ölçek ekonomileri yaratmada özellikle etkilidir. Yenilenebilir enerji, akü depolama ve elektrikli araçların maliyetlerinde gözlenen etkili düşüşler vardır. Yenilebilir teknolojilerde maliyet indirimleri için daha birçok fırsat vardır.

İkincisi, küresel tasarrufları sadece fiziksel ve beşeri sermaye değil, aynı zamanda maddi olmayan sermayenin yanı sıra doğal ve sosyal sermaye de dahil olmak üzere çok çeşitli üretken tamamlayıcı varlıklara yatırmaya da ihtiyaç vardır. Sosyal ve kurumsal sermayeye yatırım yapmak, halkın desteğiyle etkili ve işlevsel bir hükümet sağlamak ve nakit ihtiyacı olan sosyal sektörü yeniden canlandırmak için de gereklidir (örn. sosyal hedefleri olan hayır kurumları ve işletmeler).

Üçüncüsü, küresel bir depresyondan kaçınmak ve daha iyi bir şekilde inşa etmek için uluslararası alanda koordineli bir cevaba acil ihtiyaç vardır. Bu, özel finansmandan yararlanmak için sürdürülebilirlik yetkisine sahip ulusal yatırım bankaları ve OECD, IMF, Dünya Bankası, bölgesel kalkınma bankaları ve kalkınma finansmanı kurumlarının çok taraflı koordinasyonu da dahil olmak üzere kurumsal düzenlemelerin güçlendirilmesini gerektirir. Sağlam kurumlar güveni artırabilir, sermaye maliyetini düşürebilir (riski paylaşarak ve azaltarak) ve ekonomiyi daha sürdürülebilir bir büyüme yoluna yönlendirmeye yardımcı olabilir.

Şu an Dünya’nın hızlı hareket etmesi ve daha sürdürülebilir, kapsayıcı ve esnek bir büyüme yolunda kilitlenmesi gerekiyor. Güçlü bir ekonomiye sahip ülkeler pandeminin neden olduğu durgunluktan hızlı bir şekilde çıkarken, gelişmekte olan ülkeler hala bir krizle mücadeleye devam ediyorlar. Son on yıldaki en şiddetli küresel durgunluğu yaşıyoruz fakat, Dünya üretiminin bu yıl ve sonrasında güçlü bir şekilde iyileşeceği konusunda giderek daha iyimser hava ortaya çıkıyor. Ama önümüzdeki bu iyi tablonun farklı ekonomiler ve bölgelerde yansıması ise farklı olacak. Eğer bu değişim sürecini kaçırırsak, küresel eşitsizlikleri derinleştiren koronavirüs, bir dizi faktörle birlikte sosyal ve politik istikrarı derinden etkilemeyi de sürdürecek. Covid-19 pandemisinin mirası bir dizi zararlı sosyal, çevresel ve ekonomik acil duruma yol açabilir. Uzun süreli bir küresel depresyonun sonuçları derinden zarar verebilir ve geri dönüşü olmayan iklim değişikliği felaketi olabilir.

 

 

 

Çeviri: Dilek Özkurt 

Kaynak: LSE

 

 

 

 

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz