Anasayfa Tartışma Blokchain’ e ne kadar Güvenebiliriz ?

Blokchain’ e ne kadar Güvenebiliriz ?

by

Blockchain teknolojisi “güven makinesi” olarak kabul edilir. Bu, belirli bir kişiye güvenmek zorunda kalmadan işlemleri bizim için güvenilir hale getirecek bir makinedir (bir dizi kod ve prosedür). Başka bir deyişle, blockchain insana ihtiyaç duymadan makineler aracılığıyla ‘daha güvenilir’ işlem yapmamızı sağlar. Peki, bu blokchain teknolojisini yani makineyi güvenilir kılan nedir? Blockchain ağının üyeleri, ağa kaydedilecek işlemlerin geçerliliği konusunda hemfikir olmalıdır. Kabul ettikten sonra işlem önceki bloklara zincirlenmiş bir “veri bloğu” içinde şifrelenir. Bu da, değiştirmeyi neredeyse imkansız hale getirir ama aslında imkansız değil,  elbette bir şekilde yapılabilir. Ancak üyeler neden her işlemi doğrulamak için zamanlarını ve enerjilerini harcayarak bunu tercih etsinler ? Bunu yapmaları için nasıl teşvikler var? Aslında bu blockchain teknolojisinin özüdür.

 Satoshi Nakamoto ilk tamamen işlevsel blockchain ağını geliştirdiğinde, “proof of work” adı verilen rekabetçi bir mekanizmayı benimsedi. Bu mekanizmanın amacı, üyelerin gerçekleştirilen işlemlerle ilgili veri bloklarının geçerliliği konusunda hemfikir olmalarını sağlamaktır. Mekanizma daha önce biliniyordu ancak Nakamoto’dan sonra popüler oldu. Üyeler (madenciler)  mekanizmada rekabet etmek için matematiksel bir bulmaca çözerler ve kazanana datada yeni bir blok veri oluşturmak için öncelik verilir. Diğer üyeler daha sonra kazananın bulmacayı gerçekten çözdüğünü ve işlemlerin doğruluğunu kolayca teyit edebilirler. Proof of work’un arkasındaki rekabet mekanizması ağ üyelerini teşvik etmek için masum bir yol gibi görünse de, bunun bazı negatif sonuçları vardır.

“Madenciler” yani işlemleri doğrulamak  için gerekli işi yapanlar birbirleriyle rekabet ettikleri için her biri bulmacayı çözmek ve  kazanmak için daha fazla programlama gücü kullanacaktır. Daha fazla programlama gücü ile bulmacayı çözmek için gereken süre kısaldıkça rekabet daha da zorlaşacaktır. Ağ daha sonra bulmacayı çözmek için gereken süreyi yaklaşık 10 dakika tutmak için bulmacanın zorluğunu otomatik olarak artıracaktır. Madenciler programlama gücüne daha fazla yatırım yaptıkça kazanan değerli paralarını programlama maliyetinden daha düşük bir fiyata satmayı kabul etmeyecektir. Daha fazla programlama gücü ile sistem bulmacayı daha zor hale getirmek için tasarlanmıştır. Bu da paraları daha da değerli hale getiriyor. Sistem, büyük miktarda enerji tüketimine ve ödülün veya madeni paraların fiyatında üstel bir artışa yol açan bir geri bildirim döngüsü oluşturur. Bu  durum netice itibariyle negatif geribildirimlerinden dolayı sürdürülebilir değildir.

Yüksek bahisler ve rekabetçi tasarım göz önüne alındığında madencilerin ağa saldırması ve alternatif veri blokları zincirleri oluşturması için çok iyi teşvikler var. Bu nedenle, ticari teşvik yapısı blokchain yani güven makinesine  olan güveni zayıflatır.

“Güven” bir mal olabilir mi?

Bir malın piyasada işlem görmesi için özel olması gerekir: alıcı malın sahibi olmalıdır, aksi takdirde fiyatı ödemenin bir anlamı yoktur. Bir akıllı telefon gibi bir mal satın almak, malların sahipliğini satıcıdan alıcıya aktarır ve alıcı bunun üzerinde tek kontrole sahip olacaktır.

Peki güven alıp satabilir miyiz? Güven bir mal olsaydı, satıcı alıcıya devrettiğinde bu güvene sahip olmayı bırakmalıdır. Ancak bu, satıcının işlemden sonra artık daha az güvenilir olduğu anlamına gelmiyor. Satıcı, satıştan sonra güven satışından önce olduğu kadar güvenilir ise güven bir mal olamaz. Bir kişiye güvenmemizin nedeni, itibarını korumak için kâr fırsatlarından vazgeçebilir olmasıdır. Güven ve itibar bağlılık gerektirir.  Bağlılık ise Robert F. Frank’in açıkladığı gibi kâr arayanlar tarafından motive edilen fırsatçı davranışlarla tutarlı değildir.

Bu, kâr teşviklerinin güveni tamamen ortadan kaldıracağı anlamına gelmez. Kullanılan araçlardan bağımsız olarak, neredeyse tüm insan etkileşimleri için güven gereklidir. Bununla birlikte, kâr teşvikleri güveni daha az istikrarlı ve rekabetçi güçlere karşı daha savunmasız hale getirecektir.

 Kaynak: https://blogs.irti.org/

 

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz