İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinin (İZÜ) ev sahipliğinde 11 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen “Prof. Dr. Sabri Orman’ı Anma ve Anlama Programı”, İslam iktisadı ve düşünce dünyasının farklı kuşaklarını bir araya getiren önemli bir buluşmaya sahne oldu. Bu buluşmaya katılma imkânı buldum. Müsaadenizle, programın bende bıraktığı bazı izlenimleri paylaşmak isterim.
Kur’an-ı Kerim tilaveti ve “Bereketli Bir Ömrün Akademik ve Entelektüel Kısa Hikâyesi” belgesel gösterimiyle başlayan programa, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın yanı sıra İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak ile birlikte Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, Prof. Dr. Coşkun Çakır, Prof. Dr. Bekir Karlığa, Prof. Dr. Mehmet Bulut ve Prof. Dr. Ahmet Faruk Aysan katıldı. Program boyunca yapılan konuşmalar, merhum Prof. Dr. Sabri Orman’ın akademik mirasının yanı sıra ilmî şahsiyeti, ahlaki duruşu ve Türkiye’de İslam iktisadı düşüncesine yaptığı katkılar etrafında şekillendi.
Programda yapılan değerlendirmeler, Prof. Dr. Sabri Orman’ın belirli bir akademik alanın uzmanı olmanın ötesinde, farklı disiplinler arasında köprüler kurabilen bir mütefekkir olarak öne çıktığını gösterdi. Konuşmalarda, onun Türkiye’de İslam iktisadı düşüncesinin gelişimine önemli katkılar sunduğu ve bu alandaki birçok tartışmaya yön veren isimlerden biri olduğu vurgulandı. Program boyunca yapılan konuşmalardan da anlaşıldığı üzere Prof Dr. Sabri Orman, klasik İslam düşüncesi ile modern iktisat literatürü arasında güçlü bağlar kurabilen ender isimlerden biriydi. Konuşmacılar, onun tarihsel birikimi güncel meselelerle ilişkilendiren yaklaşımının İslam iktisadı literatürüne önemli katkılar sunduğunu ve çalışmalarının günümüz ekonomik tartışmaları açısından da değerini koruduğunu özellikle ifade ettiler.
Program boyunca yapılan değerlendirmeler, Prof. Dr. Sabri Orman’ın ortaya koyduğu fikirlerin yanı sıra düşünme biçimiyle de dikkat çektiğini gösteriyordu. Günümüzde akademik üretimin giderek uzmanlaşan ve daralan alanlara sıkıştığı bir dönemde, onun düşünce dünyası disiplinler arası bakışın önemini hatırlatmaktadır. İktisadı yalnızca teknik modellerden ve sayısal göstergelerden ibaret görmeyen; ahlak, tarih, medeniyet ve insan tasavvuru gibi unsurları da analizin merkezine yerleştiren yaklaşımı, bugün hâlâ güncelliğini korumaktadır. Zira ekonomik meseleler esasen yalnızca kaynakların dağılımının ötesinde, adaletin nasıl tesis edileceği ve insanın hangi değerler etrafında yaşayacağı sorularıyla da yakından ilişkilidir.
Programda öne çıkan bir diğer husus ise Prof. Dr. Sabri Orman’ın ilmî kişiliği ile ahlaki şahsiyetinin birbirinden ayrılmaz bir bütün olarak değerlendirilmesiydi. Yapılan konuşmalarda, onun akademik başarılarından söz edilirken aynı zamanda vakur, nezih, zarif ve gerçek anlamda bir beyefendi oluşuna da özel bir vurgu yapıldı. Günümüzde çoğu zaman akademik unvanların ve mesleki başarıların ön plana çıktığı bir ortamda, Prof. Dr. Sabri Orman’ın hatırlanış biçimi farklı bir tablo ortaya koymaktadır. Onu tanıyanların hafızasında yer eden şey yalnızca kaleme aldığı eserler değil; insanlarla kurduğu samimi ilişkiler, hakkaniyetli tavrı, mütevazılığı ve nezaketi olmuştur.
Nitekim program boyunca aktarılan hatıralar, Prof. Dr. Sabri Orman’ın ilmî otoritesini hiçbir zaman kişisel bir üstünlük aracına dönüştürmediğini göstermektedir. Bilgisi arttıkça tevazusunu koruyan, farklı görüşlere saygıyla yaklaşan ve bulunduğu her ortamda insanlara değer veren bir karaktere sahip olduğu ifade edilmiştir. Akademik hayatın çeşitli dönemlerinde karşılaştığı güçlükler karşısında sergilediği sabır ve metanet de onun kişiliğinin önemli parçaları arasında zikredilmiştir. Bu yönüyle Prof. Dr. Sabri Orman, yalnızca başarılı bir akademisyen olmanın ötesinde; ilim ile ahlakı, bilgi ile karakteri aynı potada eritebilmiş örnek bir şahsiyet olarak hafızalarda yer etmiştir.
Bir başka ifadeyle program, akademik hayatın yalnızca bilgi üretme süreci olmadığını; aynı zamanda bir temsil ve örneklik meselesi olduğunu da hatırlattı. Nitelikli eserler bırakmak kadar, o eserleri taşıyacak insan ilişkileri ve kurumsal gelenekler oluşturmanın da önemli olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Sabri Orman’ın öğrencileri, meslektaşları ve dostları üzerinde bıraktığı etkinin temelinde de büyük ölçüde bu bütüncül yaklaşımın bulunduğu anlaşılıyor. Bu nedenle onun mirası kitap ve makalelerin ötesine geçmiş, yetişmesine katkı sunduğu insanlarda ve oluşmasına destek verdiği akademik çevrelerde yaşamaya devam etmiştir.
Bugün İslam iktisadı alanında yürütülen tartışmaların önemli bir kısmı, küresel finans sisteminin yol açtığı sorunlar, gelir dağılımındaki bozulmalar, sosyal adalet arayışları ve sürdürülebilir kalkınma gibi meseleler etrafında şekillenmektedir. Bu bağlamda Prof. Dr. Sabri Orman’ın çalışmaları, geçmişi anlamaya yönelik tarihsel metinlerin ötesinde, güncel sorunları değerlendirebilmek için de önemli referanslar sunmaktadır. Onun eserlerinde görülen adalet merkezli yaklaşım, ekonomik hayatın yalnızca verimlilik ve büyüme ekseninde ele alınamayacağını, ahlaki ve toplumsal boyutların da dikkate alınması gerektiğini hatırlatmaktadır.
Programdan geriye kalan en güçlü izlenim ise belki de şuydu: Bir insanı değerli kılan yalnızca ürettiği eserler değildir. Onun düşünceleri kadar yaşama biçimi, insanlara yaklaşımı ve geride bıraktığı ahlaki miras da önemlidir. Prof. Dr. Sabri Orman, ardında güçlü bir akademik külliyat bırakmış bir ilim insanı olmasının yanında; vakarı, nezaketi, zarafeti ve beyefendiliğiyle de hatırlanan müstesna bir şahsiyetti. Bu nedenle onu anmak, bir akademisyeni hatırlamanın ötesinde; ilim ile ahlakın, fikir ile karakterin ve entelektüel derinlik ile insani zarafetin aynı şahsiyette buluşabileceğini yeniden hatırlamak anlamına gelmektedir.
Bu noktada anma programlarının işlevi üzerinde ayrıca durmak gerekir. Çünkü bir düşünürü anmak, yalnızca onun hayat hikâyesini hatırlamak anlamına gelmez. Asıl önemli olan, ortaya koyduğu fikirlerin bugünün meseleleriyle yeniden buluşturulması ve yeni araştırmalara ve araştırmacılara ilham verebilmesidir. Fikirlerin yeniden tartışıldığı, eleştirildiği, geliştirildiği ve genç kuşaklara aktarıldığı platformlar, ancak bu işlevi yerine getirebildikleri ölçüde gerçek anlamlarını kazanırlar.
Akademik hafızanın giderek zayıfladığı ve entelektüel sürekliliğin zaman zaman kesintiye uğradığı günümüzde, bu tür buluşmaların değeri daha da artmaktadır. Kurucu isimlerin düşünce dünyasını genç araştırmacılarla buluşturan programlar, yalnızca geçmişe yönelik bir vefa borcunun ifasının yanı sıra geleceğe yönelik bir yatırım niteliği taşımaktadır. Bu nedenle Prof. Dr. Sabri Orman gibi Türkiye’nin düşünce ve ilim hayatına yön vermiş bir mütefekkirin bu tür programlarla yeniden gündeme taşınması büyük önem taşımaktadır.
Merve Karaman
İKAM Araştırmacısı
Maruf Vakfı Akademi 3 Grubu
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Doktora Öğrencisi