Anasayfa Köşe Yazıları Türkiye’de Borçluluk Artarken

Türkiye’de Borçluluk Artarken

by Sumeyra Aydın

Türkiye’de 1970’li yıllarda yaşanan siyasi ve ekonomik krizler nedeniyle, ithal ikameci sanayileşmeye dayalı ekonomik düzen değişen ekonomik konjonktüre ayak uyduramaz hale gelmiştir. Siyasi otoritenin de değişimiyle birlikte oluşturulmak istenen yeni ekonomik düzeni neoliberal dönüşüm ve finansal serbestleşme olarak isimlendirebiliriz.

24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Kararları, Türkiye ekonomisinin içe dönük (devletçi/korumacı) modelden, dışa açık (serbest piyasacı/neoliberal) bir yapıya geçişinin başlangıcını teşkil etmiştir. Kapalı ekonomik yapıya bağlı olarak, 1980’li yıllara kadar bireysel tüketimler sınırlı düzeyde kalırken toplumun genelini kapsayacak hale henüz ulaşmamıştır. Bankalar ve diğer finans kaynakları ticari ve kurumsal finansmana odaklandığından bireyler için kredi imkanları oldukça kısıtlı tutulmuştur. Turgut Özal idaresindeki Türkiye’de finansal serbestleşmeye bağlı olarak çeşitli yeni finansal enstrümanlar piyasaya girmiş, borçlanmayı arttıracak bireysel krediler ve kredi kartları toplumda kullanılmaya başlanmıştır. Devlet kimliği, piyasanın serbest işleyişi için alt yapıyı sağlayacak, kurumsal ve anayasal kimliğini de piyasayla uyumlu halde yeniden inşa edecek şekilde oluşturulmaya başlanmıştır.

1980’lerde başlayan neoliberalleşme sürecinin 2001 krizi sonrası kurumsal bir nitelik kazanması, finans sektörünün ekonomik sistem içindeki ağırlığının artmasına neden olmuştur. Bu süreç, literatürde “finansallaşma” olarak tanımlanan ve finansal motiflerin, kurumların ve aktörlerin hem yerel hem de küresel ölçekte ekonomi üzerindeki hakimiyetinin artmasını ifade etmektedir. Türkiye bağlamında bu dönüşümün en belirgin yansıması, kredinin tabana yayılması ve hane halkının sistematik olarak borçlanmaya yönlendirilmesidir. Geçmişte daha çok ticari ve sanayi yatırımları için kullanılan kredi mekanizması, artık bireylerin günlük yaşamlarını sürdürebilmeleri ve tüketim standartlarını koruyabilmeleri için temel bir araç haline gelmiştir. Bu durum, Türkiye’yi bir “üretim toplumundan” ziyade, finansal piyasalara entegre olmuş bir “kredi toplumu” formuna dönüştürmüştür.

2000’li yıllar boyunca reel ücretlerin verimlilik artışının gerisinde kalması, hanehalkı üzerinde bir satın alma gücü baskısı yaratmıştır. Güçlü Ekonomiye Geçiş Programındaki başarılı ekonomik sonuçların devamındaki istikrarlı süreç, insanların daha uzun vadeli borçlanma kararı almasını sağlamıştır. Toplumdaki bireyler, artık gelişen ve daha da nitelikli hale gelen temel ihtiyaçlarını (barınma, eğitim, sağlık) karşılayabilmek ve yaşam standartlarını daha iyi şekilde sürdürebilmek için borçlanmaya yönelmiştir. Bu durum, krediyi bir “lüks tüketim” aracı olmaktan çıkarıp, gündelik yaşamın yeniden üretimi haline getirmiştir. Bankacılık sektörünün teknolojik altyapısındaki gelişmeler ise krediye erişim hızını gün geçtikçe arttırdığından finansallaşma oranı yükselmeye devam etmiştir. Ekonomik değişim ile yürütülen politikalar, geçmişte bankacılık sisteminin dışında kalan düşük gelir gruplarının da kredi kartı ve tüketici kredileri aracılığıyla borç döngüsüne dahil edilmesini sağlamıştır.

Bu anlamda Türkiye’de borçluluk yapısı incelendiğinde, borcun miktarından ziyade kompozisyonu ve borç servis kapasitesi (borcun gelire oranı) kritik öneme sahiptir. Gelir yetersizliği nedeniyle ihtiyaç kredilerine olan talebin artması açık bir gerçek olarak karşımızda durmakla birlikte, kredi kullanabilen sosyo-ekonomik grupların kredi kullanım miktarında da ciddi bir artış olduğu görülmektedir. Türkiye’de hanehalkı tüketim harcamalarının GSYİH içindeki payı %50 civarındadır ve 2022 yılında bu oran %57,5 seviyesine yükselmiştir. Bu açıdan bakıldığında hanehalkı borçluluğunun boyutunu ifade eden hanehalkı borcunun harcanabilir hane gelirine oranı da giderek artmaktadır. 2000’li yılların başında %20’yi aşmayan bu oran 2010 yılında ilk defa %40’ın üzerine çıkmış, 2016-2022 yıllarında %40-50 civarında seyretmiştir. Buradan hareketle, hanehalkı gelirinin yarıya yakınının hanehalkı borçlarına aktığı söylenebilir.

YılToplam Hanehalkı Borcu (Milyar TL)İhtiyaç Kredileri Payı (%)Kredi Kartı Borçları Payı (%)
2014~3504224
2017~4803819
2020~8204818
2022~1,5504428
2024~3,300+3545

    Kaynak: Merkez Bankası EVDS verileri, https://evds2.tcmb.gov.tr/ 

Küresel Pandemiyle birlikte sosyal ve ekonomik hayatta yaşanan çöküşler sonrası enflasyon olgusunun tüm dünyaya yayıldığı görülmüştür. Bu durum sonrası 2022 yılından itibaren ihtiyaç kredilerindeki sıkılaşma ve maliyet artışı, hanehalkını “hayatta kalma stratejisi” olarak kredi kartlarına daha çok yöneltmiştir. 2024 itibarıyla kredi kartı borçlarının toplam borç içindeki payının %45’lere dayanması, borcun “uzun vadeli varlık edinimi” (konut vb.) amacından çıkıp “gündelik tüketim finansmanı” haline geldiğini kanıtlamaktadır. Ayrıca enflasyonla yaşamayı bilen Türk toplumu uzun yıllardır karşılaşmadığı yüksek enflasyonu tekrar hatırlamak zorunda kalmıştır. Bu nedenle halkta oluşan fiyat artışları beklentisi, bireyleri “bugünden borçlanarak yarınki tüketimi öne çekme” davranışına itmiştir. Bu durum da krediyi bir tasarruf birikmesinden ziyade korunma aracı haline dönüştürmüştür. Özellikle 2023 yılının ikinci yarısından itibaren faiz oranlarındaki keskin artış, borç çevirme maliyetini yükseltmiş ve takipli alacaklarda yukarı yönlü bir ivme başlatmıştır. Bu durum, akademik yazında “borç tuzağı” olarak adlandırılan sosyoekonomik çerçevede de riskli olarak değerlendirilen bir döneme işaret etmektedir.

“Ayağını yorganına göre uzat” atasözünün işaret ettiği ve teoride bütçe dengesi ilkesinin vurguladığı üzere borçlanma sorununun gelecekte büyüyerek kaygı yaratmaması için yapılması gerekenler bellidir. Kazanmadan harcamayı öğrenen gençlerimize kanaatkâr olmayı öğreten İslam iktisadının yerleştirilmesi adına finansal okuryazarlık düzeyinin arttırılması gereklidir. Toplumun en alt grubu olan ailede başlayacak bu bilincin okullarımızda da yer alması için gerekli çalışmaların yapılması adına Milli Eğitim Bakanımıza Saygılarımla…

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz

[contact-form-7 id="9959" title="Bulten form"]