Anasayfa Genel İSEDAK Rapor | İslami Fon Yönetimi

İSEDAK Rapor | İslami Fon Yönetimi

by

İslami fon yönetimi esasen, yatırımcıların menkul kıymetler portföyünde yer alan fonların veya
paranın, bir varlığın veya bir varlıklar sınıfının, belirlenmiş finansal hedeflere ulaşmak amacıyla
ve Şer’i ilkeler doğrultusunda fon yöneticileri tarafından profesyonel olarak yönetilmesi anlamına
gelmektedir. Piyasada mevcut İslami fonlar genellikle Kolektif Yatırım Planları (KYP) kapsamındadır
ve Şer’i yatırım fonu, yatırım fonu ve yatırım ortaklığı gibi çeşitli biçimlerde veya başka isimler
altında bulunmaktadırlar. Bu çok çeşitli İslami fonlardan bazıları muhafazakâr yatırımlar, bazıları
ise sermaye büyümesine yönelik daha agresif planlar kapsamındadır. Bu çözümlerin bazıları
hem servet birikimine hem de anaparanın korunmasına odaklanırken, bazıları da uzun dönemli
yatırımları ve nesiller arası servet aktarımını teşvik eden vergi teşvik fonlarını desteklemeye
yöneliktir.

İslami Fon Yönetimi başlıklı bu raporda, İslami fon yönetimi sektörünün gelişimi incelenmekte
ve sektörün sürdürülebilir bir şekilde büyüyebilmesi için gerekli faktörler analiz edilmektedir. Bu
faktörlerin neler olduğunu belirlemek amacıyla, farklı gelişim aşamalarındaki piyasalara sahip
ülkeler arasında karşılaştırmalar yapılmıştır: Olgun piyasa örneği olarak Malezya, gelişmekte
(ama gelişimin ileri bir aşamasında) olan piyasa örneği olarak Pakistan, gelişmekte olan (ama bu
kez gelişim aşamasının daha ortalarında) bir başka ülke örneği olarak Güney Afrika ve gelişim
sürecinin halen emekleme döneminde olan ülke örneği olarak Fas.

Genel olarak bakıldığında, küresel fon yönetimi sektörünün (2016 itibarıyla 84,9 trilyon ABD
doları) çok küçük bir kısmını (2016 sonu itibarıyla 56,1 milyar ABD doları) temsil etmekte olan
İslami fon yönetimi sektörü hala niş bir sektördür. 2017 sonu itibarıyla sektördeki yönetilen
varlıkların yüzde 88’i ilk beş ülkede (Suudi Arabistan: %37,10, Malezya: %31,66, İrlanda: %8,62,
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) %5,25, Lüksemburg: %4,76) yoğunlaşmış, kalan yüzde 12’lik
kısım ise deniz aşırı ülkeler de dâhil olmak üzere 29 diğer ülke arasında dağılmış durumdadır.
Raporda ayrıca piyasada mevcut olan diğer pek çok İslami fonun ayrıntılı tanımlarının yanı sıra
karşılaştırmalı üstünlüklerine ve dezavantajlarına da yer verilmiştir. Bu fonlar arasında İslami
öz sermaye fonları, sabit getirili fonlar, para piyasası fonları, borsa yatırım fonları (ETF’ler) ve
Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO’lar) sayılabilir.

Örnek vaka olarak ele alınan ülkelere ilişkin analizlerin ardından, İslami fon yönetimi sektörünün
geliştirilmesine yönelik ilk adımı atmak ya da mevcut olan sektörün gelişimini desteklemek
için gerekli olan bileşenlerin temin edilmesinin, sürdürülebilir organik büyümenin sağlanması
bakımından kilit öneme sahip olduğu ortaya konulmaktadır. Şekil 1’de bu temel bileşenler
gösterilmektedir.

 

Şekil 1: İslami Fon Yönetimi Sektörünün Uzun Vadeli Büyümesini Sürdürmek
İçin Yapı Taşları

Bileşen 1 – Hukuki, Düzenleyici, Şer’i Çerçeveler ve Piyasa Gözetimi

Sağlam bir düzenleyici çerçevenin tesis edilmiş olması ve süregelen piyasa gözetimi piyasalara
yönelik bir güven oluşturur. Böylelikle ürün geliştirme ve onay süreçlerinin yanı sıra yönetişimin
de daha şeffaf olması sağlanarak yatırımcıların çıkarları garanti altına alınır. Düzenleyici bir kurum
tarafından yayımlanan kural ve düzenlemelerle, varlık yönetimi şirketlerinin (VYŞ) veya fon
yöneticilerinin nasıl davranması gerektiği belirlenir ve İslami fon yönetimi sektörünün düzgün
bir şekilde gelişmesi kolaylaştırılır. Lisanslar yetkili kurumlar tarafından verildiğinden, uygunsuz
hareketler veya halka yanlış bilgi sunulması sonucunda lisans geri alınabilir/askıya alınabilir ve/
veya ceza verilebilir.

Aynı derecede önemli bir başka husus da İslami fon yönetimi sektörünün işleyişini, kabul görmüş
Şer’i parametreler kapsamında idare etmeye yarayacak güvenilir bir Şer’i çerçevenin oluşturulması
konusudur. Şer’i tarama ve tasfiye süreçleri hakkında kılavuz ilkeler yayımlamak, yatırımcılara ve
diğer piyasa katılımcılarına iş yapma kuralları ile ilgili daha net bilgiler sunulmasını sağlar.

Bileşen 2 – Kurumsal Fonların Oluşturulması

İslami fonlara yönelik bir yatırımcı tabanı tesisi için temel gereklilik, Şer’i uyumlu varlıklara özgü
bir sermaye piyasasının oluşturulmasıdır. Servetin korunması ve sermaye değerinin artırılmasına
yönelik ilk adım, piyasada yatırımın ve tasarrufun önemi hakkında bilinç oluşturmaktır. Gerek gelişmiş ülkelerdeki gerekse gelişmemiş ülkelerdeki çeşitli hükümetler, emeklilik fonlarının yönetimi
için devlete bağlı kurumlar kurmuşlardır. Bununla birlikte, finansal katılımın derecesi ülkeden
ülkeye değişiklik göstermektedir. Benzer şekilde, kamu tasarruflarının kurumsallaştırılması, yerel
fon yönetimi sektörünün oluşturulmasını kolaylaştırmaya katkıda bulunmaktadır. Bu konuda
bir örnek, emeklilik ödeneklerinin hem işverenler hem de çalışanlar için zorunlu hale getirilmiş
olmasıdır. Bu fonların yönetimi için kurulmuş olan kurumlar, VYŞ’lere finansman sağlamaktadır.
Dolayısıyla Müslümanların, etik konularda belirli tercihleri olan kişilerin veya kurumsal yatırımcıların
Şer’i uyumlu fonlara yatırım yapmak istemesi durumunda bu, İslami fon yönetimi sektörünün
gelişiminde bir katalizör görevi görecektir.

Bileşen 3 – Politika ve Kılavuz İlkelerin Liberalizasyonu

Politika ve kılavuz ilkelerin serbestleştirilmesi, bir yandan daha geniş spektrumdaki varlıklara ve
kurumsal tahvil piyasalarına yatırım yapılmasını teşvik ederken diğer yandan fon yöneticilerinin ve
yatırımcıların yatırım portföylerini çeşitlendirmesine olanak sağlamaktadır. Yabancı ülke kökenli fon
yöneticilerinin yerel piyasaya girmesiyle birlikte küresel bir yatırımcı ağına da erişim sağlanmakta ve
dolayısıyla, yerel fonlara yabancı yatırımcı çekilmesi fırsatı ortaya çıkmaktadır. Geniş bir yelpazedeki
yatırımcılardan oluşan yatırımcı tabanı, yurt içi İslami sermaye piyasasının (İSP) likiditesini
derinleştirmek açısından önemli bir rol oynamaktadır. Sermaye kontrollerinin liberalleştirilmesi de
serbest sermaye fonu akışını kolaylaştırmak bakımından aynı derecede önemlidir.

Bileşen 4 – Vergi Çerçevesi

Vergi tarafsızlığının sağlanması, İslami finans ürünlerinin maliyetini düşürerek konvansiyonel
ürünlerle rekabet edebilmelerini kolaylaştırır. Yatırımcıları Şer’i yatırımlar yapmaya teşvik eden
ilave vergi teşvikleri de İslami finans piyasasının büyümesine yönelik bir başka araçtır. Bazı ülkeler
kişilere, emeklilik planlarına ve çocukların eğitimine yatırım yapmaları karşılığında vergi indirimi
de sağlamaktadır. Bu araçların tümü fon yönetimine olan talebin güçlendirilmesine yardımcı
olmaktadır.

Bileşen 5 – Piyasa Altyapısı

Güçlü bir borsa oluşturulması, borsada işlem gören şirketlerin hisse senetlerine, sukuka ve borsaya
kote çeşitli fonlara yatırım yapmayı kolaylaştırmaktadır. Borsa işlemleri ile ilgili her çeşit hizmeti
(ticaret, takas, mutabakat ve saklama hizmetleri) sunan tam entegre bir borsa, hisse senedi ve
sukuk piyasalarının sağlam bir şekilde oluşturulmasına yardımcı olacaktır. Aracılık, danışmanlık ve
arka ofis hizmetlerinden oluşan kapsamlı bir değer zincirinin oluşturulması da İSP faaliyetlerinin
desteklenmesi açısından aynı derecede önemlidir. Bu faaliyetler arasında, İslami fon yönetimi
sektörünün genel gelişiminde önemli rol oynayan fon muhasebesi, yediemin hizmetleri, hukuki
hizmetler ve denetim hizmetleri sayılabilir.

Örnek vakalardan edinilen dersler, Gelişim Aşamaları Matrisi’nde özetlenmiştir. Çalışma
kapsamında öncelikle, en büyük etkiye sebep olan faktörler araştırılıp bulunmuş, daha sonra
ise bu bilgilere dayanarak İslami fon yönetimi sektörüne yönelik bir ekosistem oluşturulmuştur.
Konuyla ilgili olarak, incelenen piyasaların karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik tavsiyelerde
bulunulmuştur. Sunulan tavsiyeler, ilgili piyasaların gelişmişlik düzeyine göre değişkenlik
göstermektedir.

Aşağıdaki örümcek grafiklerde, örnek vaka olarak incelenen her bir ülkedeki İslami fon yönetimi
sektörünün mevcut durumunun yanı sıra, sektörün gelişimini kolaylaştırmak adına daha da
iyileştirilmesi gereken alanlara yer verilmiştir:

Sonuç olarak, İslami fon piyasalarının başarısını ölçmede kullanılacak temel ölçütlerden biri,
piyasanın ne derece dışarıya açık olduğu ve servet yaratma ve sermaye oluşturmaya yönelik
fırsatları ne derece teşvik ettiğidir. Aynı şekilde, İslami fon yönetimi sektörünün genel anlamdaki
istikrarını, kolektif gelişimini ve ilerlemesini destekleyen bileşenler, gelecekte meydana gelecek
büyümenin hızını etkileyecektir. Büyümeyi daha da artırmaya giden yolda başarılı olmanın
anahtarı, başta bireysel yatırımcılar olmak üzere piyasa katılımcılarının güvenini muhafaza
etmektir. Dolayısıyla yurt içi servet yaratabilmek ve bu serveti ülkenin ekonomik genişlemesini
desteklemek için kullanmak, piyasadaki kilit paydaşların finansal süreçlere dâhil edilmesine ve bu
paydaşlar arasındaki uyumlu iş birliğine bağlıdır.

Aynı derecede önemli bir başka husus da İslami fon yönetimi sektörünün işleyişini, kabul görmüş
Şer’i parametreler kapsamında idare etmeye yarayacak güvenilir bir Şer’i çerçevenin oluşturulması
konusudur. Şer’i tarama ve tasfiye süreçleri hakkında kılavuz ilkeler yayımlamak, yatırımcılara ve
diğer piyasa katılımcılarına iş yapma kuralları ile ilgili daha net bilgiler sunulmasını sağlar.

 

 

Raporun tamamını okumak için tıklayınız.

 

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz