Yakın bir zamanda İLKE Analiz Raporu serisi kapsamında basılan ve yukarıdaki başlığı taşıyan rapora dair hem arka plan hem de içerik hakkında kısa bir değerlendirme yapmak isterim.
Raporun Arka Planı
Öncelikle, raporun çıkış hikayesi kısaca şöyle oldu: bir başka etkinlik için bir konu araştırırken dünyada yeni çalışılmaya başlanan “doğal kaynak sukuku” (resource-based sukuk) diye bir kavram olduğunu fark ettim. Raporun da literatür kısmını oluşturacak olan literatür araştırmamda buna dair oldukça kısıtlı bir uygulama ve çalışma olduğunu gördüm. Halihazırdaki birkaç çalışma genelde mevcuttan örnek veriyordu; örneğin Pakistan, Azerbaycan ve Körfez örnekleri gibi. Fakat doğal kaynağa dayalı sukuk ihracı için örnek model tasarısını yalnızca Nijerya petrol ve gaz sektörü için bulguladım. Bu örnekte de Türkiye’de ve dünyada çok yaygın olmayan müşareke ortaklığı temelli bir sukuk önerisinde bulunulmuştu. Velhasıl, kaynağa dayalı bir sukuk modeli önerisi acaba Türkiye kapsamında nasıl olabilir diye düşünmeye başladım.
Genelde dünyada özelde Türkiye’de İslam iktisadı ve finansı çalışmaları teori-pratik kopukluğu dolayısı ile sıkça eleştirilmektedir. Bunun temel sebeplerinden bir tanesi de teorik arka planı daha iyi takip edebilen akademi ile pratikte işlerin nasıl yürüdüğünü ya da nasıl yürüyebileceğini daha iyi bilen sektörün iş birliği aksaklığıdır. İşte tam bu aksaklığı da giderme ümidi ile Türkiye’deki katılım sektöründe sukuku iyi bildiğini düşündüğüm sevgili Esma Karabulut ile irtibata geçip fikrimden bahsettim. O da bu fikre sıcak bakıp bir model tasarısına girişti. Böylece çalışma arka planı hazırlanmış oldu.
Raporun İçeriği
Yukarıdaki arka plan üzerinden çıkılan yolda Esma Karabulut tarafından hazırlanan doğal kaynağa dayalı sukuk modeli, özellikle son yıllarda Türkiye’nin giderek daha fazla yararlandığı Şırnak-Gabar petrolüne dayanıyor. Malum olduğu üzere, sukuklar farklı ürünler üzerine hazırlanabiliyor. Bu raporda önerilen sukuk modeli, TKBB’nin son verilerine göre Türkiye’deki özel sukuk ihraçlarında %90 oranında kullanıldığı belirtilen vekalet sukuku yapısına dayanıyor.
Sukuk işleyişini en rahat takip edebileceğimiz aracın şekiller olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple hazırladığımız ve raporun öneri modelini yansıtan görsel aşağıdaki gibidir:

Buna göre model adım adım şöyle işlemektedir:
- VKŞ (Varlık Kiralama Şirketi) kurulumu ardından onun aracılığıyla sukuk ihracı,
- Sukuk ihracından para/fon toplanması,
- TPAO Varlık Portföyünün menfaatinin (ki burada söz konusu menfaat, bahsi geçen petrol kaynağına dairdir) VKŞ’ye devri,
- Sukuk ihracından elde edilen fonların devir bedeli olarak TPAO’ya iletilmesi,
- TPAO’nun ilgili portföyü yönetmesi adına kendisine vekalet verilmesi,
- TPAO’nun yönetimindeki varlıklardan elde edilen kullanım bedellerini -masraflar, ücretler vb. kesintinin ardından- dönemsel ödemeler olarak sukuk sahiplerine VKŞ aracılığıyla iletmesi,
- İhraç öncesindeki devralma taahhüdüne binaen süresi sona erdiğinde TPAO’nun varlık portföyü üzerindeki haklarını geri alması ve vekalet görevinin sonlanması,
- Bir önceki adımdaki geri alım karşılığı itfa bedelinin ödenmesi,
- Sukuk itfasının gerçekleşmesi ve sürecin sonlanması.
Netice
Yukarıdaki model kapsamında ismi geçen ilgili kurumların da desteğiyle özellikle bölgeye sosyo-ekonomik katkıda bulunmak, raporun temel amacıdır. Söz konusu modelin uygulanabilirliğinin test edilmesinin ardından farklı bölgelerde farklı modellemeler üretilerek çalışmaya devam edilmesi bir başka hedeftir. Son olarak ise, alana dair akademi-sektör, teori-pratik işbirliği açısından güzel bir örnek olması temennimizi iletiriz.
Raporun tamamını okumak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.










