İktisat, Edebiyat ve İnsan’ın Kesişim Kümesi

Yrd.Doç.Dr. Zeynep Hafsa Aström

Değerli hocam A. Faruk Aysan ile ayaküstü bir muhabbetin ardından zihnimde kopuk kopuk duran bir hususu bütün haline getirip özet ve giriş niteliğinde bir yazıyla sizlerle paylaşmak istedim. Sohbetimizin mevzusunu soracak olursanız, kısaca ‘iktisat-edebiyat-insan’dı diyebilirim.

Sohbetimizin bir yerinde şu ara neticeyi dile getirdi hoca: Nicedir doğa bilimlerinin kesinliği ve ‘bilimselliği’ peşinde olan iktisat/ekonomi, bir süredir ‘doğru yol’ üzeredir zira insanların gündelik hayatlarına daha fazla değmek üzere tarih, sosyoloji, psikoloji, antropoloji, din gibi sosyal alanlara daha fazla yakınlaşmakta, onlarla daha fazla iç içe geçmektedir. ‘İslam iktisadı’ oluşumu da buna güzel bir örnek olma çabasıdır aslında.

Bu bağlamda insanın hal-i pür melalini belki de en özgür ve yalın haliyle ortaya koymaya çalışan edebiyat ile iktisadın kesişme kümesi geldi gündeme. Bu vesileyle ben de bir süredir çeşitli sebeplerle denk gelip ya kağıda ya zihnime kaydettiğim ilgili kesişme kümelerinden bazı örnekleri paylaşayım istedim.

De Soto: Antik çağ örnekliği

Avusturya okulunun günümüzdeki en önemli temsilcilerinden biri olan İspanyol J. H. de Soto, belki birçoğunuza oldukça teknik gelebilecek Money, Bank Credit and Business Cycles (Para, Banka Kredisi ve İktisadi Dalgalanmalar) adlı hacimli kitabının ilk bölümünde, bir nevi bankerlik yapan tüccar kişilere emanet bırakılan paraların bir kısmının kullanılmasına dair yasağın (ki bu yasağın kalkması daha sonra bugünkü kısmi rezerv bankacılığının ortaya çıkmasına sebep olmuştur ona göre) antik çağdaki bilfiil uygulamalarını göstermek için dönemin öne çıkan edebiyatçılarına, düşünce sahiplerine bırakır sözü. De Soto, Antik Yunan’daki uygulamalar için özellikle İsokrates’in (M.Ö. 436-338) ve Demostenes’in (M.Ö. 384-322) eserlerine başvurur. Bu denli eski tarihlerdeki örnek iktisadi olaylar ve insanların iktisadi davranışları –özeldeyse bankacılık tarzı uygulamalar- hakkında bu tarz kaynaklardan bilgi edinebilmek ne muazzam bir şeydir!

Ahmed Midhat Efendi

Edebi metinlerin insan-iktisat arası ilişkileri kayıt altına almasına değil ama o ilişkileri bizatihi yönlendirmeye dair olanları hakkında da örnekler vardır. Bizim için buna dair güzel bir örnek, Ahmed Midhat Efendi’nin (1844-1912) hikayeleridir. Zira kendisi liberal iktisadi görüşlerin Osmanlı’ya sirayet etmeye başladığı zamanları tecrübe etmiş olup klasik homo economicus tiplemesi yerine hikayeleriyle buna alternatif, bizden ‘iktisadi insan’ örnekleri sunmaya çalışmıştır. Buna dair örnek bir eseri, Felatun Bey ile Rakım Efendi’dir. Eserde, bu iki kişi üzerinden iki düşünce yapısı ve hayat tarzının karşılaştırılması söz konusudur. Nitekim farklılık, bu iki kişi için seçilen ünvanlarla dahi sezdirilmek istenmektedir; ‘bey’e karşılık ‘efendi’…

 

Şimdiki zamandan bir hikâyeci

 

Her ne kadar hikâyeleriyle yapmak istediği temel şey, Ahmed Midhat Efendi’ninki denli iktisadi hayatla ilgili yönlendirmelerde bulunmak olmasa dahi hikâyelerinde iktisadın günlük hayata yansıyışını ve algılanışını sıcak, bizden –özellikle de günümüzdeki bizden- bir şekilde yansıtan bir isimdir Mustafa Kutlu. Örneğin, Hayat Güzeldir isimli kitabında şöyle bir cümle geçer: “Para büyüğe verilir. Büyük de küçüğün hakkını teslim eder.” İki cümlelik, yalın, kısa bir anlatım ama detayına inilse iktisadın temel alanlarından sayılan dağıtım ve bölüşümle ilgili kim bilir ne çıkarımlara –ama Hak çıkarımlara- yol verebilecek bir ifadedir bu. Nitekim Aysan hocayla ettiğimiz sohbette de örnek olarak ismi zikredilen isimlerden birisi de Mustafa Kutlu olmuştu. Özellikle de onun, isminden dahi konuyla ilgisinin çıkarsanabileceği Rüzgarlı Pazar kitabı…

Aslında proje hazırlayacak, tez yazacak kişilere de bir fikir verebiliriz: Mustafa Kutlu’nun hikâyelerinden hareketle insanımızın iktisadi hayatı yaşayışı ve algılayışına dair okumalar yapılabilir pekala. Çok da güzel olur.

Nasreddin Hoca ve kazan hikayesi

Nasreddin Hoca’yı hepimiz biliriz. Onun gerçekten yaşayıp yaşamadığı ya da anlatılan hikayelerin ne kadarının ondan olduğu ayrıca tartışılabilirse de benim asıl dikkat çekmek istediğim, farkında olmasak bile bunlardan bize bazı ince ve önemli iktisadi davranış örnekleri çıkarılabilmesidir. Örneğin, naçizane ben şu meşhur kazan hikayesini faizin yasaklanması meselesiyle bağdaştırıyorum. Hikayede emeksiz, riske katlanmadan, adeta havadan gelen ek kazanı bayıla bayıla kabul eden komşu, nedense aynı şekilde oluşan bir kayıpta feverana başlamaktadır. Çaba sarf etmeden, riske girmeden, ortaklığın tabir-i caizse kahrını çekmeden (mesela banka faizi yoluyla) para kazanmak isteyen ama aynı yolla para kaybetmeye zerrece tahammülü olmayan günümüz insanından ne farkı vardır Nasreddin Hoca’nın komşusunun?

Roman örneği ve Ayn Rand

İktisat-roman-insan üçlemesi deyince aklıma ilk gelen isim Ayn Rand (gerçek ismiyle Alisa Zinovyevna Rosenbaum, 1905-1982) oluyor. Çünkü hacimli de olsalar hemen her romanını okumuş bir insan olarak o zamanlar tamamen fark edemesem de şimdi ayırdına varıyorum ki onun romanları baştan sona neo-klasik liberal iktisadın ütopik bir güzellemesini yapma amacını taşımaktadır.

Bizden bir roman örneği: Cüda

Her ne kadar romanın temel konusu olmasa da ara ara ilginç iktisadi davranış örnekleri ve çıkarımları bulabileceğiniz, Halil İbrahim İzgi tarafından kaleme alınmış bir roman Cüda. Bu eserden şu ilgili örneği paylaşabilirim: “Hayfa’da ziraatın gelişmesi için yeni usul ürün almak, çeşitleri geliştirmek için yatırımlara ihtiyaç vardı. Bunun için de çiftçilerin krediye ihtiyaçları oluyordu. Bankalar da bu ihtiyacı görmüşler ve şehre yerleşmişlerdi. Ziraat Bankası bunlardan biriydi…” Bankacılığın bir yerde gelişmesine dair ihtiyaç zincirini özlü bir şekilde açıklayan bir alıntı bu. Kitaptaki buna benzer tespitlerin hepsi araştırılıp tarihe uygun olarak paylaşıldıysa 20. yy başındaki Bosna ve Kudüs iktisadına dair çok ilginç bilgiler de edinebileceğiniz bir roman İzgi’ninki.

Bu yukarıdaki kısa liste elbette uzatılabilir. Lakin asıl maksat anlaşılmıştır deyip sözü, konuya dair doğrudan bir kitap tavsiyesi ile bitireyim: Edebiyattaki İktisat (Derleyen: D. G. Aydın, Ç. Akdere, 2014).

Kaynak: http://www.dunyabizim.com/polemik/25973/iktisat-edebiyat-ve-insanin-kesisim-kumesi