Yeni Ekonomik Model Sunmalıyız

İslam iktisadı alanında önemli çalışmalar yürüten Pakistanlı Muhammad Akram Khan, İslam ülkeleri eliyle yeni bir ekonomik modelin oluşturulması gerektiğini söylüyor. Khan, “Kur’an ve hadis rehberliğinde tüm insalığın yararlanacağı yeni bir model üretebilirsek onlar da bu modeli alıp uygulayabilir. Bugün tüm dünyada kapitalizm çöküyor, ekonomik sistemlerde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu nedenle İslami bir modeli uygulayıp bunu dünyayla entegre etmeliyiz” diyor.

Uzun yıllar mali denetim uzmanı olarak Pakistan’da çalışan ve Birleşmiş Milletler Barış Gücü Görevleri’nde Baş Denetçisi olarak görev yapan Muhammad Akram Khan, İslam ekonomisi alanında yaptığı çalışmalarla tanınıyor. İslam ekonomisinin çeşitli yönleri hakkında 20 kitap, 55 makale ve yaklaşık 100 kitap incelemesi yayımlayan Khan, İslam ekonomisine 1965 yılında ilgi duymaya başlamış ve ilk eserlerini vermiş. İslam İktisadı Araştırma Merkezi (İKAM)’nin konuğu olarak İstanbul’a gelen Khan ile günümüz dünyasında İslam iktisadının nasıl uygulanabileceği ve bu alanda İslam ülkelerinin ne tür çalışmalar yapması gerektiğini konuştuk.

İslam iktisadıyla ilgili olarak çalışmalar yürütüyorsunuz. Bu alana olan ilginiz nasıl başladı?

Konu olarak İslam ekonomisi derin tarihsel köklere sahiptir. Bununla birlikte, “İslami ekonomi” olarak bilinen mevcut bilgi birimi, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya çıktı. Ben bu alanla bir hobi olarak ilgilenmeye başladım ve zamanla eserlerim ortaya çıktı. Bu alanda daha büyük çalışmalar yapılmalı. Umarım ülkeler bazında bu tarz çalışmalar olur da ben de bunun bir parçası olurum.

KENDİ KAYNAKLARIMIZA DÖNMELİYİZ

Dünyada bu alanda yapılan çalışmaları yeterli buluyor musunuz?

Hayır, bulmuyorum. Bu alanda araştırmalar yapılıyor ama sadece teoride kalıyor her şey.

Günümüzde ekonomik problemlerle karşı karşıya olan pek çok İslam ülkesi var. İslam iktisadı bu türden sorunlara ne gibi çözümler getiriyor?

Günümüz hükümetlerin İslami refleksleri yeterli olmadığı için ve İslami kuralları takip etmedikleri için mevcut problemlerimiz çözülmüyor. Dolayısıyla İslam iktisadının sunduğu çözümler az evvel de ifade ettiğim gibi teoride kalıyor sadece.

İslam ülkelerinin ekonomik anlamda ne gibi problemleri var peki?

İslam ülkelerinin iktisadi problemi genel itibariyle az gelişmişlik. Yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizlik, enflasyon, işsizlik, yönetimsizlik de diğer sorunları oluşturuyor. Aslında tüm bunlar dünyada görülen sorunlar ancak İslam ülkelerinde daha yoğun ve daha görünür bir şekilde yaşanıyor. Bu geri kalmışlığın sebebi kolonistlerin yani Batılıların İslam dünyasını işgal etmesiyle ortaya çıktı. Müslümanlar bu yolla Batı dünyasına bağımlı hale getirildi. Bu yüzden Müslümanlar İslam ile olan bağlarını kaybettiler. Biz Müslümanlar Batılıların sistemini kopyaladık. Kendi kaynaklarımıza geri dönmediğimiz için hep onların arkasında kaldık. Kendi kitaplarımıza, kurallarımıza ve kaynaklarımıza uymadığımız müddetçe bu gerikalmışlığımız devam edecek ne yazık ki…

İSLAM ÜLKELERİ EKONOMİDE DE BİRLEŞEMİYOR

İslam iktisadı hangi temeller üzerine kuruluyor?

Bizim İslam iktisadında iki temel kaynağımız var: Kur’an’ı Kerim ve hadis. Bunlar yoluyla tefekkür etmeliyiz. Kopya edip uygulamaktan vazgeçmeliyiz artık. Öncelikle yaşadığımız problemlerin ne olduğunu anlamalı ve onları tanımlamalıyız. Örneğin, enflasyon. Bunun sebepleri ve sonuçları iyi düşünülmeli. 2008’de yaşanan finansal krizin sebebi ödeyemeyecek durumda olan insanlara dahi bankaların kredi vermesiydi. Banka da bunun karşılığında belli miktarda para alıyor. Bu hırs, önlenemediği sürece krizler olmaya devam edecektir. Sisteme bir çözüm üretmemiz gerekiyor. İşte bu noktada tıkanıyoruz.

Ne gibi çözümler bunlar?

İslam iktisadının bugünkü İslam ülkelerinin yaşadığı sorunlara açık bir çözüm önerisi yok. Biz öncelikle oturup var olan durumu anlayıp bunun üzerinde düşünüp sonra İslami kaynaklara dönmeliyiz. Sonra günümüz durumuyla bu temel kaynakları birleştirip ortaya bir içtihat koymalıyız. Bu gibi çözüm önerileriyle sistemi geliştirmemiz gerekiyor.

İslam ülkeleri gerek politik gerekse ekonomik anlamda bir birlik oluşturamıyor. Buradan hareketle İslam ülkeleri ekonomik anlamda bir birliktelik oluşturabilir mi?

Teorik anlamda İslam ülkelerinin birliği elbette mümkün. Ancak Müslüman ülkeler politik olarak birbiriyle savaşmayı tercih ettikleri için bu alanda birlikle ilgili yapılan çalışmalar ancak teoride kalıyor. Ve bana göre bu konuda birlik sağlanamayacak.

Suudi Arabistan İslam ülkeleri arasında önemli bir ekonomik güce sahip. Suudi Arabistan İslam iktisadının uygulanmasına öncülük edebilir mi? Ya da hangi ülke bu konuda öncü olabilir sizce?

Herhangi bir Müslüman ülke bu liderliği yapabilir. Bunu iktisadi bir büyüklüğe bağlamamak lazım.

İNSANLIK İÇİN YENİ BİR MODEL BULUNMALI

İslam iktisadının günümüz ekonomilerine entegrasyonu nasıl sağlanabilir?

İslam iktisadında Kur’an ve hadisin bize gösterdiği yapı aslında tüm insanlık içindir. Ama biz bu temel eserlere dönüp oradan tefekkür edip tüm insanlık için bir model ortaya koyamazsak onlar da bu fikri almayacaktır. Ama biz tüm insanlık için bir model üretebilirsek onlarda bu modeli alacaklar ve uygulayacaklar. Böylece İslami iktisadının diğer Müslüman olmayan ülkelerde de adaptasyonu sağlanabilir. Bugün tüm dünyada kapitalizm çöküyor, ekonomik sistemlerde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu nedenle İslami bir modeli uygulayıp bunu dünyayla entegre edebiliriz.

Tüm dünyada hızla artan İslamofobi, böyle bir modelin oluşmasını engellemez mi?

Engelleyeceğini düşünmüyorum. Biz tüm insanlığın ekonomik ve finansal sorunlarına çözüm getirdiğimizde ortada İslamofobi de kalmayacaktır ki zaten. İslam ülkelerinin ayakta kalabilmesi için dünyada var olan değişikliklere uyum sağlaması gerekir. Yeni bir endüstri devrimi olan 4.0’a ne yazık ki İslam ülkelerinin hiçbiri hazır değil. İslam ülkeleri bu türden devrimler için yavaş hareket ediyor.

1400 yıl önce ortaya konmuş İslam İkltisadı içtihadı yenilenip uygulanırsa ekonomik büyüme de sağlanır mı?

Bu soruya yanıtım hem evet hem de hayır olur. İslam alimleri, ilahiyatçılar ve sosyal bilimciler bir araya gelip toplu bir şekilde günümüz problemleri üzerinde çalışmalı. Burada İslam iktisaının önerdiği çözüm önerilerinin büyümeyi sağlayıp sağlamadığı cevabını görebiliriz. Fakat İslam iktisadının ana meselesi ekonomik büyümeyi sağlamak değil.

KATILIM BANKALARI AYNI OYUN İÇİNDE

Katılım bankacılığı yani İslami Finans hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bu bankacılık türü faizli bankacılıktan çok da farklı bir şey değil. Onlar İslami olduklarını söylüyorlar fakat temelde yaptıkları şey birbirine çok benziyor. Bu terminolojiyle İslami olduklarını iddia ediyorlar.

Birleşmiş Milletler Barış Gücü Görevleri’nde baş denetçi olarakgörev aldınız. Dünya barışının sağlanması hususunda umudunuz var mı?

Bir Müslüman hiçbir zaman umudunu kaybetmemelidir. Çatışma ve savaşların biteceğine dair umutlarım her zaman var elbet.

Kaynak: http://www.yenisafak.com/gundem/yeni-ekonomik-model-sunmaliyiz-2773587