Salgının Darbe Vurduğu Ticarette, Korumacı Politikalar Artabilir

Küresel ticaretin, COVID-19 salgınının etkisiyle bu yıl yüzde 13 ile yüzde 32 arasında düşmesi beklenirken, uzmanlar, salgının ardından ticarette korumacı politikaların artabileceğini belirtiyor.

Dünya ekonomisi, COVID-19 salgını nedeniyle tarihte benzeri görülmemiş bir krizin eşiğine gelirken, sürecin her alanda olduğu gibi küresel ticaret açısından da önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.

Dünya Ticaret Örgütü (WTO) verilerinden derlenen bilgilere göre, ülkeler arasındaki ticaret gerilimleri ve yavaşlayan ekonomik büyüme nedeniyle küresel ticaret hacmi, değer bazında, halihazırda 2019’da bir önceki yıla göre yüzde 2,9 azalarak 38,1 trilyon dolara geriledi. Bu dönemde küresel ihracatın 18,9 trilyon dolar, ithalatın ise 19,2 trilyon dolar seviyesinde olduğu hesaplanıyor.

Küresel finansal kriz döneminde yaşanan ticaret kaybını aşacak

COVID-19 salgınının küresel ekonomik faaliyette neden olduğu bozulmaların etkisiyle uluslararası ticaretin bu yıl daha da düşeceği tahmin ediliyor.

Küresel ticarete yönelik tahminler, iyimser ve kötümser olmak üzere iki senaryo başlığı altında toplanıyor. Hızlı ve kısa sürede gerçekleşen “V” tipi toparlanmanın beklendiği iyimser senaryo dahilinde, küresel ticaretin bu yıl yüzde 13 ve ekonomik iyileşmenin bir süre gerçekleşmediği “L” tipi toparlanmanın beklendiği kötümser senaryo dahilinde ise yüzde 32 azalacağı öngörülüyor.

WTO ekonomistleri, küresel ticarette bu yıl beklenen düşüşün, 2008-2009 küresel finansal kriz döneminde yaşanan ticaret kaybını aşmasını bekliyor.

Asya’nın ihracatı en kötü senaryoda yüzde 36,2 azalacak

Bölgeler bazında incelendiğinde, küresel ticarette bu yıl her iki senaryo dahilinde çift haneli düşüşlerin yaşanacağı tahmin ediliyor.

Dünyanın en büyük mal ihracatçısı Çin’in bulunduğu Asya bölgesinden yapılan uluslararası ihracatın bu yıl iyimser senaryoda yüzde 13,5, kötümser senaryoda yüzde 36,2 azalması bekleniyor. Bu bölgenin ithalatının ise aynı dönemde yüzde 11,8 ile yüzde 31,5 arasında düşeceği öngörülüyor.

En büyük ikinci mal ihracatçısı olan ABD’nin bulunduğu Kuzey Amerika bölgesinden yapılan ihracatın da bu yüzde 17,1 ile yüzde 40,9 azalacağı tahmin ediliyor. Bölgenin ithalatının ise bu dönemde yüzde 14,5 ile yüzde 33,8 arasında düşmesi bekleniyor.

Avrupa’nın ihracatının ise bu yıl yüzde 12,2 ile yüzde 32,8 ve ithalatının yüzde 10,3 ile yüzde 28,9 aralığında azalacağı öngörülüyor.

Elektronik ve otomotiv sektörlerindeki ticaret daha çok daralacak

COVID-19 salgının küresel ticarette, hacimsel ve değersel düşüşün yanı sıra yapısal bir değişime de neden olması bekleniyor. Bu değişimin nasıl olacağı henüz net olarak bilinmese de uzmanlar, salgının küresel ticarette korumacı eylemleri artırabileceği konusunda uyarıyor.

WTO Bilgi ve Dış İlişkiler Direktörü Keith Rockwell, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ticaret de dahil olmak üzere COVID-19 salgınının derin ekonomik etkilerinin olacağını söyledi.

Perakende, konaklama ve ulaşım sektörlerindeki kısıtlamalar nedeniyle hizmet ticaretinin salgından doğrudan etkilendiğini anlatan Rockwell, “Karmaşık değer zincirine sahip sektörlerde, özellikle elektronik ve otomotiv ürünlerindeki ticaret daha sert bir şekilde azalacaktır.” dedi.

Ticarette 2021’de yüzde 21 ile yüzde 24 arasında toparlanma beklentisi

Rockwell, hızlı ve güçlü bir toparlanmanın salgının kontrol altına alınma hızı ve hükümetlerin uyguladığı önlemlerin etkisine bağlı olduğunu vurgulayarak, 2021’de ise ticarette yüzde 21 ile yüzde 24 arasında bir artış beklendiğini kaydetti.

Krizin başladığı günden bu yana ülkelerin aldığı önlemlerin yüzde 55’inin ticareti kolaylaştırıcı önlemler olduğunu belirten Rockwell, ancak özellikle maske, eldiven ve ventilatör gibi tıbbi ekipmanların ihracatını kısıtlayan 80’den fazla önlemin de uygulamaya konduğunu ifade etti.

“Hükümetlerin tepkisi ticaretin geleceğini etkileyecek”

COVID-19 salgınının küresel ticaret sistemini gelecekte nasıl değiştireceğine de değinen Rockwell, bunun net olarak bilinmediğini ancak bazı değişimlerin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Rockwell, şöyle devam etti:

“Hükümetlerin bu krize verdiği tepki ticaretin gelecekte nasıl olacağını etkileyecektir. İhracat kısıtlamaları ne kadar sürecek? Finansal teşviklerin ticarete etkisi nasıl olacak ve bu teşvikler ne kadar süre uygulamada kalacak? Unutmayın ki küresel ticaretin yapısı pandemiden önce zaten bir önemli bir değişime girmişti. Ticaret gerilimleri, büyümedeki düşüş ve küreselleşme karşı tepki, bazı hükümetlerin daha kısıtlayıcı ticaret politikalarını uygulamaya koymasına neden olmuştu.”

“İhtiyacımız olan son şey korumacı eylemler”

Teknolojik gelişmelerin de küresel ticaret sistemini etkilediğine işaret eden Rockwell, “Bir süredir 3D baskı, yapay zeka ve otomasyon gibi teknolojik ilerlemeler nedeniyle küresel tedarik zincirinde büyük değişimlere tanık oluyorduk. Teknolojideki bu gelişmeler ve son yıllarda yaşanan ticaret gerilimleri, üreticileri ürünlerini nereden aldıklarını yeniden gözden geçirmeye yöneltti. İklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik ihtiyaçlar da üreticilerin kaynaklarına ilişkin kararlarında etkili oldu.” diye konuştu.

Rockwell, ticaret kısıtlamalarıyla işlerin daha da kötü bir hale getirildiğini vurgulayarak, “Ticaret bu krizden kurtulmamıza yardımcı olabilecek vazgeçilmez bir araç olacaktır. Bu aşamada ihtiyacımız olan son şey korumacı eylemlerdir.” değerlendirmesinde bulundu.

Tersine küreselleşme dönemi

Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü (PIIE) Kıdemli Uzmanı Gary Hufbauer da küresel ticaretin 2020’de geçen yıla kıyasla yüzde 24 azalmasını beklediklerini söyledi.

Bu durumun tedarik zincirindeki sıkıntılar, stoklardaki tükenme ve talepteki düşüşü yansıttığına işaret eden Hufbauer, “Uzun vadede, gelecek 2-3 yılda, korumacı tepkilerde muhtemelen bir artış göreceğiz, bu da COVID-19 salgınının kontrol altına alınmasının ardından ticaretteki toparlanmayı sınırlayacaktır.” dedi.

Hufbauer, ülkelerin tıbbi malzeme ve bazı tarımsal ürünlerin ihracatında uyguladığı kısıtlamaları hatırlatarak, “Muhtemelen tersine küreselleşme dönemiyle karşı karşıyayız.” diye konuştu.

COVID-19 salgınının kontrol altına alınmasının ardından ticarette ve doğrudan yabancı yatırımlarda daha yavaş bir büyüme olacağını belirten Hufbauer, ancak e-ticaret ve veri akışı gibi dijital teknolojilerin daha fazla önem kazanacağını dile getirdi.

Kaynak: Dünya