Azalan Müşareke

Lebibe Nur KÜÇÜKARPACI

Geçmişten günümüze devam eden süreçte bireyler yatırım yapmak veya gerekli ihtiyaçlarını karşılayabilmek için farklı finansman yöntemlerine başvurmuşlardır. Bu çeşitli finansman yöntemleri sayesinde hem yatırım yapmış gelir elde etmişler hem de ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Yaygın olarak kullanılan finansman araçlarının birçoğunun İslami kurallara aykırı olması nedeniyle özellikle dini hassasiyeti olan bireyler bu araçları kullanmayı tercih etmemişlerdir. 1960’lı yıllarda ortaya çıkan ve hızla gelişen İslami finans sistemiyle birlikte farklı faizsiz finansman yöntemleri ortaya çıkmıştır. Bu yöntemlerden birisi de, ortaklık temeline dayanan azalan müşareke yöntemidir. Günümüzde İslami finansta en yaygın fon kullandırma yöntemi murabahadır. Azalan müşareke yöntemi faizsiz finans kuruluşları tarafından en çok uygulanan bu murabaha yöntemine güzel bir alternatiftir.

AZALAN MÜŞAREKE YÖNTEMİYLE FİNANSMAN
Azalan müşareke; iki veya daha fazla taraf arasında, iktisadi bir proje üzerinde inşa edilen, kar-zarar prensibine dayalı ve taraflardan birisinin diğer ortağın/ortakların hisselerini peyderpey satın alarak projenin mülkiyetine tek başına malik olduğu ortaklık olarak tanımlanabilir.
Azalan müşareke kavramının tarihine baktığımız zaman faizsiz bankacılıkla birlikte ortaya çıkmış yeni bir akit türü olduğu görülür. İlk olarak Mısır’da ortaya çıkan bu yöntem, daha sonra Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde faizsiz finans kuruluşları tarafından murabaha yöntemine alternatif olarak özellikle konut finansmanında kullanılmaktadır.

Proje finansmanında bu ortaklığa dayalı ürünün kullanılması durumunda, finansal kuruluşun payı birimlere bölünmüştür ve projenin başlangıcından sonraki süreçte müşteri, belirli dönemlerle finansal kuruluşa ait bu ortaklık paylarını periyodik olarak devralmaktadır. Finansal kuruluşun ortaklıktaki payı azaldıkça, kardan aldığı pay da aynı oranda azalmaktadır.

Azalan müşareke ortaklığı ile gerçekleşecek finansman işlemi finans kurumu ile müşteri arasında, müşteri tarafından bir mülkiyetin satın alımını ve kurumun müşteriye payını kiralamasını içermektedir. Yani bu işlem, mülkiyette ortaklığın oluşturulmasını ve kurumun hisselerinin müşteriye kararlaştırılan bir süre için kiralanmasını içerir.

AZALAN MÜŞAREKE YÖNTEMİNİN İKTİSADİ VE TOPLUMSAL FAYDALARI
○ Faizsiz bir şekilde yatırım ve fon sağlama imkanı sağlar.
○ Elinde sermayesi bulunan kişilere yatırım kapısı açar. Bu sayede kişiler elindeki sermayeleri ekonominin hizmetine sunar.
○ Finansörler için projeye girme ve proje sonunda kar elde etme imkânı verir ve belirli süre sonunda ortaklığı sona erdirerek başka yatırım alanlarına yönelme fırsatını sunar. Müşteriler için ise proje sonunda projedeki mülkün tamamına sahip olma fırsatı sunar.
○ Toplum açısından üretimden adil faydalanma ve toplumun refahının yükselmesine katkıda bulunur.

○ Azalan müşareke yöntemi, faize karşı hassasiyeti bulunan kişiler için birçok sektörde, özellikle de gayrimenkul ve konut alanındaki ihtiyacı
karşılama noktasında konvansiyonel bankaların faizli sistemine karşı alternatif olarak kullanılabilir.

AZALAN MÜŞAREKE İLE KONUT FİNANSMANI ÜZERİNE ÖRNEK OLAY ÇALIŞMASI
1. adım: Müşteri ev satın almak istemektedir fakat yeterli miktarda sermeyesi yoktur ve bundan dolayı faizsiz finans kurumuna başvurur.
2. adım: Kurum ile azalan müşareke ortaklığı yapmak üzere sözleşme yapılır.
3. adım: Sözleşme gereği müşteri gerekli miktarın %20’sini Kurum ise geri kalan %80’lik kısmını karşılayacaktır.
4. adım: Müşteri 2 yıllık anlaşma ile her 3 ayda bir ödeme yapmak şartıyla sözleşme imzalar. Ve aşağıdaki tablolarda görüldüğü üzere her 3 ayda bir %10’luk birimi satın alarak işlem sonunda mülkün sahibi olur.

Azalan müşareke yöntemi diğer kullanım alanlarına nazaran daha çok konut finansmanı üzerinde uygulanmaktadır. Bireyler temel ihtiyaçlarından birisi olan konut ihtiyacını karşılayabilmek için çeşitli finansman yöntemlerine başvurmaktadır. Finans kurumları bireylere bu ihtiyaçları karşılayabilmeleri için murabaha, müşareke, istisna gibi çeşitli finansman yöntemlerini sunar. Türkiye’deki katılım bankalarında %95 oranında murabaha yöntemini kullanmaktadır. Konut finansmanda bir başka yol ise Türk pazarı için olası bir çözüm olarak kabul edilen ve müşarekeden türetilen azalan müşarekedir. Fakat ülkemizde yöntemin pratiğe aktarılmadığı ve kurumlar tarafından tercih edilmediği görülmektedir. Bu sistemin ülkemizde uygulanmamasının en önemli sebepleri arasında; yöntemin kar-zarar ortaklığına dayanmasından dolayı diğer finansman türlerine göre daha fazla risk içermesi, tapunun devrinde ortaya çıkan çifte masraflar, bireylerin daha çok borç ve kredi yolunu tercih etmeleri, yöntemin diğer finansman yöntemlerinden daha maliyetli olma ihtimali ve fiyat belirsizliğinin müşteri üzerindeki negatif algısı gelmektedir. Bunun dışında güven sorunları yaşanması, son zamanlarda inşaat sektörü zemininde sıkıntıların olması ve kurumların çıkarları gibi sebeplerde sayılabilmektedir. Azalan müşarekenin faizsiz bir finansman tekniği olarak kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması ve bu yöndeki talebin uzmanlarca ilgili birimlere aktarılması teoriden pratiğe geçiş sürecini kolaylaştıracaktır. Yöntemin finans kurumlarının portföylerine girmesi ve payının artmasıyla birlikte ülkemizde tercih edilen finansman enstrümanlarına alternatif bir yöntem olacaktır. Birçok sektörde bireylerin ihtiyacını karşılama noktasında eksiklikleri giderecektir. Ve yatırımcılara sermayelerini değerlendirme fırsatı oluşturacaktır. Bu anlamda azalan müşareke oluşum süreci, aşamaları, kullanım alanları, modern yapısı gibi özellikleriyle faizsiz finans alanına ışık tutmaktadır ve faydaları açısından da önem verilmesi gereken bir sistemdir.

Kaynak: İpekyolu Dergisi