Yeni Nesil Finansal Geleceğin Adı Katılım Bankacılığı

Kâr ve zarara katılma esasına göre hizmet veren katılım bankalarının, hayata geçirdiği finansman teknikleri ile kayıt dışı ekonominin önlenmesinde ciddi desteği bulunuyor.

Katılım Bankacılığı; kâr ve zarara katılma esasına göre kaynak toplayan aynı zamanda da ticaret, ortaklık ve finansal kiralama gibi yöntemlerle fon kullandırma usulü doğrultusunda hizmet veren bir bankacılık modeli olarak tanımlanıyor.

RİSKLİ İŞLEMLERE YER YOK
Bu bankalar, tasarruf sahiplerinden topladıkları fonları TL, dolar ve euro bazındaki faizsiz fonlarda değerlendirerek kurumsal ve bireysel finansman sağlıyor. Böylece ticaretin ihtiyaç duyduğu ham madde, gayrimenkul, makine gibi her tür teçhizatın temini bu yöntemler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Katılım bankalarındaki işlemlerde faiz ve belirsizlik içeren riskli ve spekülatif işlemlere yer verilmez. Alkollü içecek, şans oyunları, silah ve tütün ürünleri gibi toplum için zararlı bulunan konulara dair bankacılık işlemi yapılmaz.

EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR
Türkiye ve dünyadaki müşterilerin bir kısmı faiz gelirlerinden uzak durarak yatırımlarını klasik bankalara yapmaktan kaçınıyor. Bu nedenle klasik bankalara gitmeyen fonlar atıl kalabiliyor. Katılım bankaları; mali sektöre bir yenilik sağlayarak faiz hassasiyeti nedeniyle klasik bankaların finansal havuzuna dahil edilmeyen fonları ekonomiye kazandırmak ve tasarruf sahiplerinin fonlarını güvenle saklamalarına yardımcı olmak amacıyla kuruldu.

VERGİ GELİRİNİ ARTIRIYOR
Türk bankacılık sektöründe sağlam adımlarla ilerleyen ve ekonomik krizlerden kendi iç dinamikleri yardımıyla sorunsuz şekilde çıkan katılım bankaları, Türkiye ekonomisinde önemli bir fonksiyon üstlendi.
Bu bankaların, hayata geçirdikleri finansman teknikleri ile ülke ekonomisinin en büyük sorunlarından biri olan kayıt dışı ekonominin önlenmesi ve kontrol altına alınmasında ciddi desteği bulunuyor. Sanayi ve ticarette ihtiyaç duyulan tüm mal ve hizmetlerin teminini fatura karşılığında sağlayan katılım bankaları, devletin vergi gelirlerini arttırmasına da katkıda bulunuyor.

KATILIM BANKALARININ TÜRK FİNANSINA KAZANDIRDIĞI KAVRAMLAR
* Murabaha (Finansal Alım-Satım)
* Mudarebe (Emek-Sermaye Ortaklığı)
* Muşareke (Kâr/Zarar Ortaklığı)
* Karz-ı Hasen (Güzel Borç/Faizsiz Ödünç)
* Selem (Para Peşin, Mal Veresiye Satış)
* İstisna (Eser Sözleşmesi)
* Faizsiz Bireysel Emeklilik Sigortası
* Sukuk (Kira Sertifikası)
* Katılım Endeksleri ve Katılım Endeksine Dayalı Borsa Yatırım Fonları
* Tekafül (Katılım Sigortası)
* Yatırım Vekâleti

KOBİ’LERE FİNANSMAN DESTEĞİ
Katılım bankaları, ekonomik anlamda yeterince finansman desteği alamayan çok sayıda Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) de finansal destek ve istihdam sağlıyor. Bu desteklere işletmeciler doğrudan ulaşabileceği gibi, T.C. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Kredi Garanti Fonu (KGF), Hazine, Eximbank ve Kalkınma Ajansları kanallarıyla da ulaşabiliyor.

DÜNYADA HIZLA YAYILIYOR
Katılım bankacılığı sisteminin gerekliliği, 1970’li yıllardan itibaren dünya mali gündeminde tartışılmaya başlanırken, Türkiye’deki ilk uygulama ise 1985 yılında devreye girdi. Sayıları hızla artmakta olan bu bankalar, hâlihazırda 60’tan fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Bu sistemin dünya çapında rağbet görmesiyle birlikte kâr ve zarara katılma esasına göre bankacılık faaliyeti yürüten Batılı kurumların da sayısı arttı. Citibank, HSCB, Union Bank of Switzerland, Kleinwort Benson, ANZ Grindlays, Goldman Sachs ve Islamic Bank of Britain gibi müesseseler bunlara örnek verilebilir.

FİNANSMAN MODELİYLE DÜNYAYA ÖRNEK
Katılım bankaları; uyguladığı kâr ve zarara katılma esasına dayalı finans sistemi, ekonomik krizler karşısındaki sağlam yapısı, müşteri hassasiyetini dikkate alan çalışma prensibi ve kayıt dışı ekonomiyi önlemesi ile günümüz bankacılığının reel ihtiyaçlarına cevap veriyor. Bu durumu fark eden ABD ve Avrupa’da önde gelen bazı bankalar ve finans kuruluşları bu alanda faaliyet göstermek üzere çalışmalara başladı. Katılım bankaları, belirtilen tüm bu özellikleriyle dünyanın ilgi odağı hâline gelerek, yakın gelecekte bankacılık sektörünün baş rolünde olacağının sinyallerini veriyor.

Kaynak: Sabah