Dünya Finans Merkezleri

Dünya finans merkezleri, bugün finansal piyasaların en önemli merkezleri konumunda yer alıyor. Ağırlıklı olarak gelişmiş ülkelerde toplanan bu merkezler, sermayenin ülkelere çekilmesinden sermaye hareketlerini yönlendirmeye, yeni finansal araçlar geliştirilmesinden bu araçların kullanımına kadar çok geniş bir alanda ekonomiler için stratejik bir konumda bulunuyor.

Düşük kredi notlarından dolayı yüksek faizlerle borçlanma maliyetinin arttığı ve finansal şoklar nedeniyle birçok defa krize maruz kalan birçok gelişmekte olan ülkede, finansman kaynaklarına kolay ve ucuz yollarla erişim, yapısal reformların en başında geliyor.

Bu durumun aşılması da güçlü finans merkezlerine sahip olmaktan geçiyor.

DÜNYADA FİNANS MERKEZLERİ NASIL SIRALANIYOR?

Dünyada farklı finans merkezlerinin rekabet güçlerinin karşılaştırıldığı Global Finans Merkezleri Endeksi (Global Financial Center Index-GFCI) araştırması ile Finans Merkez’lerinin sıralaması yapılıyor. Bu sıralama yapılırken de altyapı, beşeri sermaye, şehrin konumu, iş ortamı, ulaşım, finansal araçların çeşitliliği gibi birçok gösterge baz alınıyor.

Peki finans merkezleri nasıl sıralanıyor?

Global Finans Merkezleri Endeksi’ne (Global Financial Center Index-GFCI) göre sıralamada ilk 10’da yer alan merkezler şöyle: New York, Londra, Hong Kong, Singapur, Shanghai, Tokyo, Pekin, Dubai, Shenzhen ve Sydney.

Bu finans merkezlerinin bulunduğu şehirlerin coğrafi konumuna bakıldığında ilk 10’da yer alan finans merkezinden 7’sinin Asya-Pasifik ülkelerinde, 1 tanesinin Amerika’da 1 tanesinin Avrupa’da ve 1 tanesinin de Ortadoğu-Afrika bölgesinde yer aldığı görülmektedir.

Her ne kadar New York ve Londra ilk 2 sırayı kimse ile paylaşmıyor olsa da en büyük 10 finans merkezinin ağırlıklı olarak Asya-Pasifik bölgesine kaydığını görüyoruz. Bu çok önemli bir değişim bence.

FİNANS MERKEZLERİ VE EKONOMİNİN YÖNÜ

Finans merkezlerinin olduğu ülkeler aslında ekonomik güç dengesinin yöneldiği ülkeler ve bölgeler için de bir fikir veriyor. Daha çok Amerika ve Avrupa ağırlıklı olan finans merkezleri, ekonomik güç dengesinin yön değiştirmesiyle beraber Asya’ya ve Pasifik ülkelerine doğru kayıyor.

Çünkü dünya ticareti Asya’ya ve gelişmekte olan ülkelere yönelirken, ekonomik büyüme de bu bölgede hızlanıyor. Dolayısıyla sermayenin yani finansın bu bölgede toplanmasını ve yeni finans merkezlerinin bu bölgede filizlenmesini doğal karşılamak lazım. Bu değişim hem yeni finans merkezlerine olan yönelimi artıracağı gibi hem de mevcutların gücünü zayıflatacaktır.

İSTANBUL FİNANS MERKEZİ NE DURUMDA?

İstanbul Finans Merkezi de son yıllarda ekonomik güç dengesinin değişimiyle beraber çabalarını hızlandırıyor. İstanbul 2008 yılında 102 ülke içerisinde 59. sırada iken, 2019 yılında yapılan yeni çalışmada 104 ülke içerisinde 53. sırada yer aldı.

Dolayısıyla İstanbul’un, dünya finans merkezleri içerisinde yer alması ve daha yukarıya çıkması için mevcut finans merkezleri ile rekabet etmesi gerekiyor. Özellikle iş ortamının iyileştirilmesi, beşeri sermayenin zenginleştirilmesi, altyapının tamamlanması, finansal hizmetler sektöründe var olan ivmenin hızlandırılması, yeni finansal araçlarla merkezin cazibesinin artırılması artık daha önemli hale gelmektedir.

En önemlisi de İstanbul’un Asya ile Avrupa arasındaki coğrafi konumu ve yeni ekonomik güç dengesinin olduğu bölgeye yakınlığı sayesinde İstanbul Finans Merkezi’nin büyümek için oldukça önemli fırsatlara sahip olmasıdır.

Kaynak: https://www.yenisafak.com/yazarlar/erdaltanaskaragol/dunya-finans-merkezleri-2052966