Ulusal ve Küresel İslami Finans Mimarisi [Rapor]

İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK)

Ulusal ve Küresel İslami Finans Mimarisi: İslam Ülkeleri için Sorunlar ve Muhtemel Çözümler

Yönetici Özeti

Finans sektörü, ekonominin verimli çalışmasını kolaylaştıran ve ekonomik büyümeyi teşvik eden çeşitli işlevler üstlenmektedir. Büyümeye katkıda bulunması ve riskleri önleyebilmesi için finans sektörünün kendi içinde dirençli olması ve kırılganlıklarını azaltabilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Basel Bankacılık Denetleme Komitesi gibi çeşitli uluslararası kuruluşlar, finans sektörünün gelişimi için sağlam bir çerçeve oluşturmak adına gerekli olan çeşitli kurumsal standartların, araç ve politikaların geliştirilmesi üzerinde çalışmaktadır. Dünya Bankası ve IMF (2005), ihtiyatlı finansal sistem denetimi ve düzenlemesine ilaveten yasal altyapı, sistemik likidite altyapısı, yönetişim ve bilgi altyapısı, ödeme ve menkul kıymet takas sistemleri, alacaklıların hakları, güçlü risk yönetimi için teşviklerin sağlanması, kredi raporlama sistemleri vb. konuların, finans sektörünün gelişiminin ve istikrarının sağlanması için gerekli olan önemli yapısal olgular arasında yer aldığını belirtmiştir.

Kısa geçmişine rağmen İslami finans sektörü genişlemesini sürdürmektedir ve toplam küresel varlıklarının değeri 2015 yılında 1,88 trilyon ABD Dolarına ulaşmıştır. (IFSB 2016). 2009-2013 yılları arasında yıllık bileşik büyüme oranı yüzde17 olan sektörün (IFSB 2015), birçok bölgede sistematik öneme sahip hale gelmesi beklenmektedir. İslami finansın küresel rolü, Birleşik Krallık, Lüksemburg, Singapur, Hong Kong ve Japonya olmak üzere birçok küresel finans merkezinde giderek artmaktadır. Bu gelişmeler, doğru işleyen bir finansal mimarinin, İslami finansın sağlam ve dirençli bir endüstri olarak gelecekteki gelişiminde büyük öneme sahip olacağını ortaya koymaktadır. Geleneksel finans alanında gelişmeyi destekleyen finansal mimari unsurlarının çoğu İslami finans için de geçerli olmakla birlikte, Şer’i prensiplere uyumluluktan kaynaklanan kendine has özelliklerinden dolayı ortaya çıkan belirli meseleler de bulunmaktadır. Bununla birlikte, çoğu ülkede nispeten yeni bir sektör olmasından dolayı, sektörü destekleyen altyapı kurumları zayıf olmakla birlikte gelişmelerini sürdürmektedirler.

Altyapı kurumlarının finans sektörünün büyümesinin ve istikrarının sağlanmasında oynadığı hayati roller göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışmada, İslami finansı düzenleyen finansal altyapının kendine has özelliklerinin belirlenmesi, bu altyapı unsurlarının seçilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerdeki durumunun değerlendirilmesi ile ulusal ve uluslararası düzeyde gelişiminin sağlanması için politika tavsiyeleri sunulması amaçlanmaktadır.

Çalışmada, on iki İİT üyesi ülkenin İslami finansal mimarisinin yedi kategorisinin (yasal altyapı; denetleyici ve düzenleyici çerçeve, Şer’i yönetişim çerçevesi; likidite altyapısı, bilgi altyapısı ve şeffaflık, tüketicinin korunması altyapısı ve beşerî sermaye; bilgi birikimi geliştirme çerçevesi) durumları incelenmiştir. Aynı zamanda, küresel finans merkezlerine sahip beş ülkede (Birleşik Krallık, Almanya, Lüksemburg, Singapur, Hong Kong) İslami finansın gelişimi araştırılmıştır. Finans sektörlerinin genel görünümü sunulduktan sonra, bu ülkelerdeki İslami finansa yönelik yaklaşımlar ele alınmıştır. Çalışmada öncelikle İİT üyesi ülkelerde finans sektörünün mevcut yasal altyapısı ve özellikleri incelenmiştir. İİT üyesi ülkelerin çoğu içtihat hukuku ve medeni hukukun bir varyantını benimsemekte olup on altı ülkede içtihat hukuku, kırk üye ülkede ise medeni hukuk sistemleri bulunmaktadır. Çalışma, İİT üyesi ülkelerdeki bankacılık sektörünün genel ortalama büyüklüğünün pasifler yönünden dünya ortalamasına yakınken, banka aktifleri ve sigorta sektörü açısından dünya ortalamasına göre daha küçük olduğunu ortaya koymaktadır. İİT üyesi ülkelerde borçlanma senetleri piyasası dünya ortalamasına kıyasla daha az gelişmiş olsa da borsa hisselerinin toplam piyasa değeri nispeten dünya ortalamasından daha yüksektir. Finans sektörünün özellikleri hakkındaki veriler, İİT üyesi ülkelerde finans kurumlarının ve finansal piyasaların ortalama derinliğinin ve bunlara erişimin dünya ortalamasının altında olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, İİT üyesi ülkelerde finans kurumlarının ve finansal piyasaların ortalama etkinliği dünya ortalamasının üzerindedir. Finans kurumları istikrarlı görünse de finansal piyasalarda, dünya ortalamasına kıyasla daha istikrarsız olduğu görülmektedir.

İİT üyesi olmayan, küresel finans merkezlerine sahip ülkelerde İslami finansın gelişimi, bölgeler ve sektörler arasında farklılık göstermektedir. İslami bireysel bankacılık ve tekafül (İslami sigortacılık) sektörleri gibi yerel müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan sektörler, belirgin düzeyde Müslüman azınlığa sahip ülkelerle sınırlıdır. Bu sektörler, Birleşik Krallık ve Singapur’da hükümetlerin kurumsal desteği ile gelişmiştir. Nispeten büyük bir Müslüman azınlık grubuna sahip olmasına rağmen Almanya’da tekafül şirketleri mevcut değildir ve İslami bireysel bankacılık ancak yakın zamanda başlatılmıştır. Bunun bir nedeni, hükümet ve düzenleyicilerin, İslami finansın geliştirilmesine stratejik bir ilgi göstermemesidir. Küresel finans sektörlerindeki uluslararası piyasa segmenti; retekafül (İslami reasürans), toptan bankacılık ile yatırım fonları ve sukuk gibi sermaye piyasası ürünlerinin sunulmasından oluşmaktadır. Singapur merkezli reasürans şirketleri retekafül hizmetleri sağlarken, Alman şirketleri bu hizmetleri Müslüman ülkelerde bulunan denizaşırı ofislerinden sunmaktadır. Birleşik Krallık ve Singapur da varlık yönetimi noktasında Müslümanların ihtiyaçlarını karşılamak için toptan bankacılık piyasalarının gelişimini teşvik etmek adına girişimlerde bulunmuştur. Almanya dışında incelenen diğer küresel finans merkezlerinin odak noktası, sermaye piyasası segmenti olmuştur. Bu ülkelerdeki hükümetler, küresel çapta aktif İslami finans işletmelerini kendilerine çekmek için yer yer yasal düzenlemeler de yaparak sektörü teşvik etmişlerdir.

İİT üyesi ülkelerin vak’a incelemelerinde, bu ülkelerde İslami finans mimarisinin farklı düzeylerde geliştiği görülmektedir. Ortalama olarak, ‘az gelişmiş’ olan ‘bilgi altyapısı’ ve ‘tüketicinin korunması altyapısı’ dışında, yapısal unsurların çoğu ‘gelişmekte olan’ aşamasındadır. Çok uluslu/ Uluslararası kuruluşlar tarafından uluslararası düzeyde standartların ve kılavuzların geliştirilmesi, doğru işleyen yapısal kurumların oluşturulmasını teşvik edebilecektir. Az gelişmiş altyapıya sahip ülkeler, İslami finans sektörünü destekleyecek kurumlar geliştirmek için uluslararası kıstasların sunduğu çerçevenin kullanılmasında fayda sağlayabileceklerdir. Bu finansal mimari unsurlarının temel özellikleri aşağıda vurgulanmaktadır:

Yasal Altyapı: İslami finansa ilişkin yasal altyapının incelenmesinden elde edilen sonuçlar, yasal yapının geliştirilmesine dönük fırsatların mevcut olduğunu göstermektedir. İslami finans yasalarının çıkarılması ve vergi kanunlarının düzenlenmesi gerektiği gibi, iflas çerçevesi ve anlaşmazlık çözüm kurumlarının da İslami finans sektörüne uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Uluslararası düzeyde İslami finans ile ilgili yasalardaki boşlukların doldurulması, ülkelerin örnek alabileceği model yasalar oluşturulduğunda daha kolay hale gelecektir. Ancak, hâlihazırda yasal konulara ilişkin hiçbir küresel girişim bulunmamaktadır. İslam Kalkınma Bankası (İKB) gibi örgütlerin teşebbüsleri ile İslami finans kanunları için şablonlar geliştirilebileceği ve hem içtihat hukuku hem de medeni hukuk sistemlerini benimsemiş ülkelere yönelik İslami finansı kapsayan ulusal yasaların Şer’i ilkelerle uyumlu hale getirilmesi için bir çerçeve oluşturulabileceği akla gelmektedir.

Düzenleyici ve Denetleyici Çerçeve: Düzenleyici kurumların, uygun düzenleyici çerçeveleri geliştirmek için İslami finans sektörününün karşılaştığı risklerin niteliklerini anlaması gerekmektedir. Bu husus, tüm İslami finans sektörleri için sadece uygun düzenlemelerin yapılmasını değil, aynı zamanda İslami finans sektörleri ile ilgili düzenleyici kurumlarda ayrı daireler/birimler oluşturulmasını da gerektirebilecektir. İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB), İslami finans sektörü için pek çok düzenleyici standart ve rehber yayımlamış olmasına rağmen, farklı alt sektörleri eşit düzeyde ele almamıştır. Gelecekte İslami finans sektörünün büyümesi beklendiğinden dolayı IFSB’nin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi ihtiyacı göz ardı edilmemelidir. Bunu gerçekleştirmenin yollarından biri, IFSB içinde İslami bankacılık, tekafül ve İslami sermaye piyasası segmentleri ile ilgili konulara yönelik ayrı birimler oluşturmaktır.

Şer’i Yönetişim Çerçevesi: Düzenleyiciler, finansal kurumların Şer’i danışma kurullarına (ŞDK), Şer’i yönetişim çerçevesinin tesisi için bir çerçeve sağlayarak önemli bir rol oynamaktadır. Şer’i standartların/parametrelerin yayımlamasından ve sektörde kullanılan sözleşmelerin Şer’i prensiplere uygunluğunu sağlayarak uygulamaların uyumlaştırılmasının teşvik edilmesinden ulusal Şer’i danışma kurulları (UŞDK) sorumlu olacaktır. Hem İslami Finans Kurumları Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (AAOIFI) hem de IFSB, İslami finans kurumları (İFK’lar) için Şer’i yönetişim standartları yayımlamıştır. Bununla birlikte, UŞDK’lar için herhangi bir rehber bulunmamaktadır. UŞDK’ların, uygulamaların uyumlaştırılmasına ve kuruluşlardaki Şer’i yönetişim maliyetlerinin ve farklı bölgelerdeki Şer’i uyum risklerinin azaltılmasına katkıda bulunabileceği göz önünde bulundurulduğunda, UŞDK’lar için bir çerçeve oluşturmaya ihtiyaç olduğu ortadadır. Ayrıca AAOIFI, İslam Fıkıh Akademisi (IsFA) ve Uluslararası İslami Finans Piyasası Kurulu (IIFM) tarafından İslami finans ürünleri için Şer’i standartlar, parametreler ve şablonlar geliştirmeye yönelik yapılan çalışmalar, yasal ve Şer’i uyum risklerini azaltarak sınır ötesi ve uluslararası işlemleri artıracak şekilde devam ettirilmelidir.

Likidite Altyapısı: Güçlü bir likidite altyapısını; uygun araçlar, etkin ve likit finansal piyasalar ve merkez bankalarının sağladığı Son Kredi Mercii (SKM) fonlarına erişim oluşturur. Ülkelerin çoğunda, yalnızca Şer’i uyumlu likit enstrümanlar değil, aynı zamanda derin ve etkili İslami finansal piyasalar da tam oluşmamıştır. Merkez bankası ve düzenleyici otoriteler finansal piyasaların altyapısının geliştirilmesine yardım ederken, likidite araçları hem kamu hem de özel kuruluşlar tarafından sunulabilecektir. Küresel olarak çoğu ülkede sukuk için ikincil piyasalar sığ niteliktedir ve dolayısıyla likit değildir. IFSB ve IIFM; para piyasalarını, İslami menkul kıymetlerin ikincil piyasalarını ve İslami bankalar için SKM imkânlarını güçlendirme amacıyla rehber ve şablonlar geliştirebilir.

Bilgi Altyapısı ve Şeffaflık: İFK’ların işlem ve faaliyetlerini doğru bir şekilde yansıtmak için ülkeler, AAOIFI muhasebe standartlarını veya İslami finans tarafından uyarlanmış yerli muhasebe standartlarını kullanmayı tercih edebilirler. Borç bazlı işlemler için geleneksel derecelendirme kuruluşları tarafından sağlanan kredi notlarının dışında, İslami finans için Şer’i uyumlu kredi notları ve özkaynak finansman yöntemlerine ilişkin değerlendirmeler gibi diğer değerlendirmeler de gereklidir. Küresel olarak, AAOIFI tarafından muhasebe ve denetim standartlarının geliştirilmesi yönünde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Ayrıca AAOIFI ve IFSB, bankacılık ve tekafül sektörleri için kamuoyu bilgilendirme esasları yayımlamıştır. İslami sermaye piyasaları ile ürün ve menkul kıymetlerin Şer’i uyumluluğu için de ayrıntılı kamuoyu bilgilendirme esaslarının geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Şer’i uyumluluğu ve özkaynak temelli araçlarla ilgili riskleri değerlendirebilen derecelendirme kuruluşları, sektörün bilgi altyapısını daha da güçlendirecektir.

Tüketicinin Korunması Mimarisi: Bu çalışmada, incelenen ülkelerdeki tüketicinin korunması mimarisinin İslami finans sektöründeki en zayıf unsur olduğu sonucuna varılmıştır. Tüketicileri korumak ve mevduat sigortaları için uygun yasa ve yönetmelikleri hazırlamak hükümet ve düzenleyicilerin görevi olmakla birlikte tüketicilerin finansal okuryazarlığının geliştirilmesi, bu kurumların dışında farklı oyuncuların gayretini gerektirmektedir. İslami finans sektörünün kendine has ihtiyaçlarını karşılayan ve ayrıca finansal okuryazarlık programları için bir çerçeve oluşturan tüketiciyi koruma rehberlerini geliştirmeye yönelik küresel düzeydeki girişimler, bu esasların ulusal düzeyde uygulanmasına da yardımcı olabilecektir. Bu sorumluluklardan ilkini IFSB, ikincisini İslami Bankalar ve Finans Kurumları Genel Konseyi (CIBAFI) üstlenebilir. Kriz esnasında İslami bankacılık mudilerini korumak adına mevduat sigortası için de uygun modeller gerekecektir. IFSB, bu projeyi başlatmak için Uluslararası Mevduat Sigortacıları Birliği (IADI) ile işbirliği yapabilir.

Beşerî Sermaye ve Bilgi Geliştirme Çerçevesi: Beşeri sermaye ve bilgi geliştirme, İslami finans altyapısının en güçlü unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte, İslami finans sektörünün beklenen büyümesinin, özellikle sektörün nispeten yeni olduğu ülkelerde gerekli bilgi ve becerilere sahip personele yönelik artan bir talep doğurması öngürülmektedir. Bu bağlamda kamu ve özel sektör kuruluşları, akademik kurumlar ve üniversitelerle birlikte, eğitimin sağlanmasına ve sektörün gelecekteki büyümesi için bir bilgi tabanı oluşturulmasına katkıda bulunabilir. İslami Araştırma ve Eğitim Enstitüsü (IRTI), İKB ve Dünya Bankası Küresel İslami Finans Geliştirme Merkezi (GIFDC) gibi çeşitli çok taraflı örgütler, İslami finans sektörünün gelişmesini teşvik edebilecek araştırmalarda yer almaktadır. İslami altyapı kurumlarıyla ilgili çeşitli alanlarda araştırma yapma ve eğitim verme konularına yatırım yapılması da gerekmektedir. Altyapı kurumlarıyla ilgili bilgi üretmek ve sektörde görev alan kamu kurumlarının çalışanlarına eğitim vermek de doldurulması gereken önemli bir boşluktur. IFSB, yayımladığı standartlarını ve rehberlerini tanıtmak için atölye çalışmaları düzenlerken, İKB ve Dünya Bankası gibi çok taraflı örgütler de teknik yardım programları aracılığıyla altyapı kurumlarının diğer unsurlarını geliştirmek için bu tür bilgi ve beceri geliştirmeye yönelik girişimlerde bulunabilir.

Doğru işleyen altyapı kurumlarının geliştirilmesinde, uluslararası çok taraflı kuruluşların geliştirdiği standart ve rehberler en temel araçlardan biridir. Özellikle az gelişmiş altyapıya sahip ülkelerin, İslami finans sektörünü destekleyecek kurumlar tesis ederken uluslararası kıstasların sunduğu çerçeveden faydalanmaları yararlı olacaktır. Bu çalışmada, mevcut uluslararası altyapı kurumlarının güçlendirilmesi ve yenilerinin kurulması önerilmektedir. Örnek yasal belge ve şablonların geliştirilmesi, İİT üyesi ülkelerde İslami finans için yasal altyapının geliştirilmesine yardımcı olacaktır. Bu girişim, Asya Kalkınma Bankası’nın Hukuk ve Politika Reformu Programı’na benzemektedir ve bunun gerçekleştirilmesinde en uygun kuruluşun İKB olduğu düşünülmektedir. IFSB, İslami finans sektörü için birçok düzenleyici standart geliştirmiştir; ancak farklı sektörlere ilişkin yayımlanan standartlar ve kurallar eşit düzeyde olmamıştır. Gelecek dönemlerde İslami finans sektörünün büyümesi beklendiği için IFSB’nin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu güçlendirme, IFSB içinde İslami bankacılık, tekafül ve İslami sermaye piyasası segmentleri ile ilgili konulara yönelik ayrı birimler oluşturma suretiyle yapılabilecektir.

Hem AAOIFI hem de IFSB, İFK’lara yönelik Şer’i yönetişim standartları yayımlamıştır. Lâkin UŞDK’lar için herhangi bir rehber bulunmadığından, UŞDK’lara yönelik bir çerçeve oluşturmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca AAOIFI, IsFA ve IIFM tarafından İslami finans ürünleri için Şer’i standartlar, parametreler ve şablonları geliştirmeye yönelik çalışmalar, yasal riskleri ve Şer’i uyum risklerini azaltarak sınır ötesi ve uluslararası işlemleri geliştirmeye devam etmelidir. İslami finans sektörünün tüm segmentleri için ayrıntılı bilgilendirme rehberlerinin geliştirilmesine, tüm ürün ve menkul kıymetlerin Şer’i uyumunun artırılmasına ihtiyaç vardır. Şer’i uyumu ve özkaynak temelli araçlarla ilgili riskleri değerlendirebilen/tespit edebilen derecelendirme kuruluşları, sektörün bilgi altyapısını daha da güçlendirecektir.

IFSB ve IIFM; para piyasalarını, İslami menkul kıymetlerin ikincil piyasalarını ve İslami bankalar için SKM imkânlarını güçlendirme maksadıyla rehber ve şablonlar geliştirebilir. Ayrıca, küresel düzeyde Şer’i prensiplere uygun likidite sağlayabilecek veya swap (takas) düzenlemeleri kullanarak diğer merkez bankalarından likidite teminini koordine edecek bir İslami Para Fonu’nun (IsMF) kurulmasına ihtiyaç vardır.

İslami finans sektörünün gelecekte büyümesi ve bazı ülkelerde sistematik açıdan önemli hale gelmesi beklendiğinden dolayı bu çalışmada, sağlam bir İslami finans sektörünün küresel istikrarını ve gelişimini güçlendirmek maksadıyla İslami Finans İstikrar Kurulu’nun (İFİK) tesis edilmesi önerilmektedir. İFİK, diğer sorumluluklarının yanı sıra, İslami Finans Sektörü Değerlendirme Programı’nın kurulması ve İslami finans sektörü için geçerli olan ilgili standart ve kanunların çıkarılması için bir çerçeve oluşturabilir; IFSB ve AAOIFI’nin geliştirmiş olduğu mevcut standartların uygulanmasını koordine edebilir ve İslami finans sektörü için küresel çapta yasal ve Şer’i yönetişim çerçeveleri gibi diğer yapısal unsurlardaki boşlukların giderilmesine katkıda bulunabilir. Önerilen kurum, farklı ülkelerin kilit politika yapıcıları ile çalışacağı için İFİK, İİT tarafından İSEDAK bünyesinde veya D-8 ülkeleri tarafından kurulabilir.

View Fullscreen