Ortak Küme: Akıllı Sözleşmeler ve İslami Finans

Fatih Coşkun

Bankaların inovatif yaklaşımı, finteklerin girişimci ve yenilikçi hamleleri ile ödeme sistemleri ve finans endüstrisindeki devrim hızla gerçekleşiyor. Finans sektöründeki karmaşık regülasyonlar genelde bu inovatif yaklaşımları hep geriden takip etmiş, çoğu zaman bir set olarak algılanmıştır. Fakat son birkaç yılda blockchain devrimi ile birlikte birçok alan ve çözüme yeni olgular ve bakış açıları eklenerek gelişmeye baş döndürücü şekilde devam ediyor. Blockchain teknolojisi, İslami finansın ihtiyacı olan şeffaflığı sağlayan bir teknolojidir. Bu yazımızda bu alanda ne gibi ortak kümeler ve  fırsatlar var onlara değineceğiz.

AKILLI SÖZLEŞME TEKNOLOJİSİ

Akıllı sözleşmeler, hepimizin bir şekilde duyduğu kripto para birimi bitcoin’e benzer bir altyapıya sahip başka bir teknolojidir. Akıllı sözleşmelerin en önemli özelliği, finansal işlemleri düzenleyen kuruluşların yaptığı bir takım denetimleri teknoloji sayesinde şeffaf, herkes tarafından denetlenebilir şekilde yapabilmesi ve bu sayede finansal işlemlerin maliyetini azaltabilmesidir.

Akıllı sözleşmeler temel olarak; “eğer” belirli bir koşul yerine geliyorsa, ardından “başka” program kodunda listelenen farklı bir eylemin yapılıp yapılmadığını belirten şeffaf program rutinleri bütünüdür. Bu programlar ise herkes tarafından rahatlıkla denetlenebilir.

Borç verme, finansal kuruluşların asıl işlemlerinden ve faaliyet alanlarından biridir. Bir müşterinin kredilendirme sürecini otomatikleştirmek, müşteri finansman maliyetini her iki taraf içinde minimal hâle getirecektir. Yine finansman karşılığında teminat almak akıllı sözleşmeler ile otomatik duruma getirilebilir.

Bir başka bakış açısı ise kredi skorlama tarafındadır. İslami hassasiyeti olan kişiler genellikle bankalarla çalışmamayı tercih ediyorlar, bu durumda bir kredibilite geçmişleri oluşmadığı için bir finansman ihtiyacı anında bundan yararlanamıyorlar. Tam bu noktada bir blok zinciri teknolojisi üzerinde kişilerin kredi derecelendirmesinin yapıldığı, yine bu sistem üzerindeki diğer insanların finansman ihtiyaçlarını diğer paydaşların sahip olduğu token’lar (kripto paralar) vasıtasıyla karşıladığı bir dünya oluşturulabilir. Bu konuda ülkemizde de çok yeni ve dinamik bir girişim, Colendi çalışmalarına devam ediyor.

EMANET HESAPLAR

Akıllı sözleşmeler, iki taraf arasındaki değişimi izleyen emanet hesapları olarak kolayca kurulabilir. Gayrimenkul projeleri veya bir şirketin hisselerini satmak, koşullu işlemi kolaylaştırmak için akıllı sözleşme kaynaklı emanet hesabını kullanabilirsiniz. Bu kullanıma bir örnek vermek gerekirse, aradaki otoriteyi ortadan kaldırarak, tamamen akıllı sözleşme teknolojisinin sağladığı nimetler ile alıcının sözleşme hesabına anlaşılan tutarı para transfer edeceği ve mülkiyeti tamamen devredildikten sonra sözleşmenin fonları satıcıya otomatik olarak geçeceği, bugün pazaryeri dediğimiz modellerin uyguladığı veya Takasbank gibi kurumlarımızın belirli alanlar için sağladığı hizmetleri örnek olarak verebiliriz.

MİRAS HUKUKU

Modern miras hukukunda kurallar belli ancak İslami ve şer-i miras hukukunun  geçerli olduğu ülkelerde dini kaidelere dayalı koşullar, akıllı sözleşmeler ile kodlanabilir ve aynı şekilde işletilebilir. Bu akıllı sözleşmeyi tetikleyecek (trigger edecek) olan konu ilgili kişinin ölümünün gerçekleşmesidir. Bu tetikleyici ilgili akıllı sözleşmeleri harekete geçirdikten sonra, ilgili mirasın dağıtımı adil ve şeffaf biçimde otomatik olarak gerçekleşecektir.

SİGORTACILIK (TEKAFÜL)

İslami finans perspektifinde belki de en çok fayda sağlanan alanlardan biri de sigortacılık (tekafül) alanıdır. Bunu iki boyutta inceleyebiliriz, akıllı sözleşmelerin, işlem maliyetlerini düşürdüğü, taleplerin işleme koyulması ve işleyişi hızlandırdığı aşikardır. Öte taraftan sigortacılık özelinde aracıları ortadan kaldıracak veya minimize edecek sistem, bu sayede paydaşlara sigorta konusunda daha uygun maliyetli hizmet sunabilecektir. Olağan akışta, tekafül dediğimiz sigortacılık sistemleri, sisteme dâhil olmak isteyen tüm paydaşları bir araya getiren ve onları belli gruplar hâlinde, sisteme getirdikleri yük çerçevesinde birbirlerini sigortalatan ve bu işlem süresince oluşan hasar ya da ödemelerin, grubun başta ortaya koyduğu bedel üzerinden ödendiği ve kalan bedelin periyot sonunda paydaşlara geri dağıtıldığı sistemdir.

Günümüzde bu sistemler bir vekil kurum aracılığı ile yürütülür. Vekil kurumda bu işlemler karşılığı olarak bir vekalet ücreti tahsil etmektedir. Akıllı sözleşmeler ile bu sistem daha şeffaf, aracısız ve hızlı hâle gelebilir. Örneğin, sistem üzerinde yer almak isteyen paydaşların bunu beyan eden akıllı sözleşmeleri tetikleyerek ederek ve bedelini yine kripto paralar vasıtasıyla ödeyerek sisteme dâhil oldukları, sistemin tüm paydaşları bir araya getirdiği, bir hasar veya sigorta ödemesi beyanında bunun doğruluğunun akıllı sözleşmelerce yapıldığı, sistemin manipülasyona karşılık önlemlerin akıllı sözleşmeler vasıtasıyla alındığı, hasar ödemesinin otomatik olarak yapıldığı ve tüm bunların sonunda sistemde kalan bedelin, paydaşlara süre sonunda otomatik olarak dağıtıldığı bir yapı kurmak akıllı sözleşmeler ile oldukça kolay olacaktır. Burada güven, şeffaflık gibi konular ve aracılık bedelleri bu sayede minimize edilecektir.

Sonuç olarak, akıllı sözleşmeler birçok endüstride, birçok işin ele alış biçimini değiştireceği gibi İslami finans dünyasında da birçok sektörü çok hızlı bir şekilde değiştirecek, dönüştürecektir.

Kaynak: Fintech Time