Bediüzzaman’ın İktisat Risalesi

Melih Turan

‘İktisad’, kelime olarak ‘kasd’ kökünden gelir. Kasd ise Kur’an’da birçok yerde denge, orta yol manasıyla kullanılmış. Özünde ise ‘kasd’, bir şeyi yerli yerinde, dengeli ve hikmetli bir şekilde sarf etmek anlamına gelir. Öyle ise iktisat insanın sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçlara karşılık vermekten ziyade, -kainattaki tüm eşyaya karşı olması gerektiği gibi- hikmetli ve adil bir şekilde tutum sergilemek manasına gelmektedir. Geleneksel ekonominin dışında Kur’an bize iktisadı, israf etmeyi reddetmekle iktisat etmeyi öğretir ve iktisadı bireyden başlatır.

Günümüzde İslam İktisadı başlığı altında toplanan konular genellikle makro düzeydedir. Fakat Kur’an’ın birey ile başlattığı İslami inkılap, iktisadı bize mikro düzeyden öğretmeye başlar. Bu bağlamda Kur’an ve sünnet ışığında bir ideal olarak değil, sünnette, asr-ı saadette ve bizzat müellifi tarafından tecrübe edilmiş olarak yazılan mikro temelinde Bediüzzaman’ın İktisat Risalesi göze çarpar. 1934-35 yıllarında telif edilen bu küçük risale İslamiyetin bireye bakan iktisadi yaşam tarzını akla uygun temsiller ile anlatır.

İktisat Risalesi, öncelikle Halık-ı Rahim’in insanlara verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istediğini vurgular. İktisadın nimete mukabil bir hürmet ve bir fıtri şükür olduğunu, israfın ise şükrün zıttı olduğunu beyan eder. Ardından insanı bir saraya benzeterek bir misal getirir. Der ki insan bir saray, mide o sarayda bir hâkim, bir efendi. Ağızdaki tat alma kuvvesi ise bir kapıcı hükmünde saraya giren nimetleri teftiş ediyor. Farz edelim ki bir efendi olan mideye gidecek iki tür ayrı lokma var. Biri bir lira kıymetinde iken diğeri on lira kıymetinde fakat gıda olarak bir lira kıymetinde olan mideye, cesede daha faydalı. İşte bu durumda tek farkı ağızdaki kapıcı hükmünde olan tat alma duygusunu yarım dakikalık fazla bir lezzet için bir liradan on liraya çıkartmak efendiye gelen nimetten daha çok kapıcıya verilen bir bahşiş olarak niteler. Vücudun beslenmesi noktasında midenin esas olduğunu ve kapıcı hükmünde olan dildeki tadın onda bir derece hakkı olduğunu ve sırf kapıcıyı tatmin etmek için israfa girilmemesi gerektiğini izah eder. Bu durumda iktisat risalesi tutumlu olmayı başta şahsın midesiyle olan bir bağdan başladığını belirtir.

iktisat risalesi

Bir sonraki nüktede ise insanın elbette güzel tatlara ihtiyacı olduğunu fakat bunu şükür için arzu etmesi gerektiğini Abdulkadir Geylani hazretlerinden manidar bir kıssa ile açıklar.

Daha sonra iktisat etmemenin insanı zillete duçar kıldığını, hırsa sebebiyet vererek insanı çalışmaktan, say etmekten alıkoyduğunu, kanaatın ve iktisadın ise bitmez tükenmez bir hazine olduğu hadis-i şerifiyle kanaat eden insanın daima rahat edeceğini söyler. İktisat bu durumda başkaların eline bakmaksızın sebeb-i izzet ve kemaldir. Muktesid insan ise kanaat ve iktisat ettiği sürece çalışmak için daha fazla gayret edecektir. İsraf eden ise elde ettiği çalışmanın neticesine kanaat etmeyerek say’e şevki kırılacaktır. Hatta iktisatsızlığın bir milletin tedennisinin ve ticaret, sanat ve ziraatin zayıflamasının büyük bir sebebi olduğunu teessüfle söyler.

İçinde tarih-i İslam’dan çeşitli hikayecikler barındıran İktisat Risalesi son olarak İbn-i Sina’nın tıbbı iki kelimede topladığını ve bunlardan birisinin az yemek ve yemek üstüne yemek yememek gerektiğini bildirmekle iktisadın temelinde rızkın olduğuyla konuyu tamamlar. Günümüzde obezite gibi birçok hastalığın temelinde yediklerimiz olduğu ilm-i tıp cihetiyle dahi ispatlanmış değil midir?

Demek iktisat insanın şahsi bedeninden tutun tüm toplum hayatına tesir edecek nitelikte bir davranıştır. Şahsi olarak tatbikinden sonra topluma mal olması sosyal refahın bir merhemi olacağı inancındayız. Zira Kur’an ve sünnetten çıkmış hiç bir şey yoktur ki dünyevi ve uhrevi faydalardan hali olsun. Öyle de iktisat dahi fert bazında makul ölçüde uygulansa toplumda tesiri büyük olacaktır. İktisat Risalesinin ise bu noktada geniş düsturları havi olduğu fikrindeyiz. Her fert kendi şahsi hayatında muktesidane bir yaşam tarzı belirler ise mevcut sisteme karşı bireyden topluma bir güç olacak ve bunun da toplumda geniş çapta iktisat düzeni sağlayacağı ümidindeyiz.

Çevrimiçi olarak İktisat Risalesi buradan okunabilir: http://www.erisale.com/#content.tr.3.239

Bu yazı daha önce Dünya Bizim tarafından yayınlanmıştır:

http://www.dunyabizim.com/ayrintidefteri/20373/iktisat-etmemek-insani-zillete-ducar-kilar.html