Anasayfa Köşe Yazıları Pakistan Ekonomisinde Yenilebilir Enerji Stratejilerinin Sürdürülebilir İktisadi Büyümeye Etkisi

Pakistan Ekonomisinde Yenilebilir Enerji Stratejilerinin Sürdürülebilir İktisadi Büyümeye Etkisi

by

Bu çalışma, Pakistan ekonomisinde, çeşitli yenilenebilir enerji kaynaklarıyla iktisadi büyüme arasındaki nedensellik ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Enerji esnekliği, merkezi olmayan bir yapı aracılığıyla sürdürülebilir enerjinin sonucudur. Bu ise ulusal elektrik şebekesini önemli ölçüde bozabilecek teknik nitelikteki olası arızaların veya saldırıların neden olacağı etkiyi azaltır. Sonuç olarak bu, petrol kaynaklarıyla kârları iletirken hükümet düzeyindeki güvensiz durumları da idare edebilir (Valentine, 2011). Yenilebilir enerjinin %1’inin alınması, %0,12’lik reel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) büyümesine işaret ederken; kırsal kesimden gelen hanehalkında kişi başına düşen gelir yıllık bazda %0,44 iken, kentsel bölgeden gelen hanehalkının geliri yıllık olarak %0,37 artış göstermektedir (Fang, 2011). Avrupa Birliği’ndeki ülkelerin fosil yakıt tüketimi nedeniyle sera gazı emisyonları, birim başına yaklaşık 0,5 oranında azalmaktadır (Boluk ve Mert, 2014). Yenilenebilir enerji, 2050 yılında emisyonların %8,2 ve ormanların da aşağı yukarı %5,3 oranında azaltılması hedefine ulaşmasında yardımcı olabilir. Orman karbon tutumu, hükümetlerin desteği olmadan yenilenebilir kaynaklardan geçemezdi (Vass,2017).

Yenilenebilir enerjiyle ilgili teknolojiler, ana akım enerji teknolojileri ve yeni ortaya çıkan enerji teknolojileriyle bir araya gelebilir (Hussain vd., 2017). Kele ve Bilgen’e (2012) göre, yenilenebilir kaynaklar çevreye zarar vermemeli, sınırsız olmalı ve bu kaynaklar toplumun geleceğe eşlik eden isteklerini ve güncel medeni kuralları tatmin etmenin dışında, uzunca bir süre düşük fiyatlı olmalıdır. Yeşil ekonomiye geçiş için hayati önem taşıyan güçlü yeşil büyümeyi etkileyen yenilenebilir dağıtım yoluyla, kısa vadeli sosyo-ekonomik faydalar elde edilebilir (Pahle vd., 2016 & Gasparatos, 2017). Shahbaz vd. (2015), Pakistan’da, bir “oto-regresif dağıtılmış gecikme modeli” uygulamasını kullanarak yenilenebilir enerji tüketiminin ekonomik büyümeye katkıda bulunup bulunmadığını araştırmıştır. Aize vd. (2018) ise Pakistan’ın enerji güvenliğini ve yenilenebilir enerji politika analizini incelemiştir. Ayrıca, Ishaque (2017), çıkar uğruna yenilenebilir enerji geleceğinden ödün vermenin akıllıca olup olmadığını araştırmıştır. Murshed (2018) ise seçilmiş Güney Asya ekonomilerinden kanıtlar toplayarak ticari açıklıkta gözlemlenen bir iyileşmenin yenilenebilir enerji geçişini kolaylaştırdığını açıklamaktadır. Ayrıca, Bilagi ve Öztürk’ün (2015) G7 ülkelerindeki biyoenerji ve ekonomik büyüme ile ilgili araştırması gibi, gelişmiş ekonomiler için yapılan çalışmalar vardır. Mesela, Bildirici ve Gökmenoğlu (2017), çevre kirliliği, hidroelektrik enerji tüketimi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi G7 ülkelerinden kanıtlar sunarak incelemiştir. Apergis ve Payne (2010) de OECD ülkelerinden oluşan bir panelden elde edilen kanıtlara dayanarak yenilenebilir enerji tüketimini ve ekonomik büyümeyi araştırmıştır. Buna ek olarak, Apergis ve Payne (2011), Orta Amerika’da yenilenebilir enerji tüketimiyle büyüme ilişkisini incelemiştir. Muhammed vd. (2020) ise Türkiye’deki yenilenebilir enerji kaynakları için ödeme yapma isteği arasındaki bağı araştırmıştır.

Ekonomik büyüme ile rüzgar, hidroelektrik, jeotermal kaynaklar gibi yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi arasındaki nedensel ilişkilerin varlığı, Ohlers ve Fetters (2014) tarafından, yirmi OECD ülkesinin 1990’dan 2008’e kadar olan dönemine ait verileri kullanılarak incelenmiştir. Üretim fonksiyonunun çerçevesi ise yine onlar tarafından uygulanmıştır. Bu çalışmada panel verilerindeki zaman serilerinin özelliklerini öğrenmek için, tüm değişkenlerin birinci dereceden entegrasyonu ile sonuçlanan altı ayrı panel birim kök testi kullanılmıştır. Bu çalışmayı Pedroni’ye (2004) göre uyguladıkları için sonuçlar, bahsi geçen değişkenler arasındaki eşbütünleşik bir ilişkinin var olduğunu göstermiştir. Granger nedensellik testi ise hidroelektrik ile GSYİH’nin büyümesi arasında kısa vadedeki olumlu çift yönlü ilişkiye dikkat çekmiştir. Bu sırada çalışmanın sonuçları, yenilenebilir enerji söz konusu olduğunda, hidroelektiriğin reel GSYİH’nin üzerinde uzun vadede büyük bir etkisi olduğunu göstermiştir. Aldieri vd. (2019) ise çevresel yenilik, bilgi yayılımı ve firmaların üretkenliği arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. Buldukları sonuçlar, karma-tutarlı politika uygulamasının ekonomik büyümenin sürdürülebilirliğini artırdığını göstermiştir.

Bu çalışmanın katkılarını üç farklı noktaya ayırdık. Bu araştırma ilk olarak hidroelektrik, güneş pili, jeotermal, biyokütle ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini araştırarak konuyla ilgili bilgi birikimine katkıda bulunmaktadır. İkinci olarak bu çalışma, yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimi ile ekonomik büyüme arasındaki nedensel ilişkiyi, konvansiyonel enerji kullanımı, düşük ticaret engelleri ve seçilmiş Asya ekonomilerine ilişkin hükümet harcamaları yoluyla göstermektedir. Ayrıca, en büyük oranda kirleticiler olarak sıralanıp bu çalışmanın amacı için seçilen sekiz ülke düşünüldüğünde hidroelektriğin çevre üzerindeki minimum etkisi de bu konunun önemini ortaya koymaktadır. Üçüncü katkı ise, yukarıda belirtilen faktörler arasındaki nedensel ilişkileri kurmak için zaman serisi verileri yerine panel verileri kullandığımız gerçeğiyle ilgilidir. Çünkü bu yaklaşım çoklu doğrusallık ile ilgili sorunları azaltır ve zaman serisi verilerine kıyasla çok daha iyi tahminler sağlar. Bu çalışma gereğine uygun şekilde sırasıyla bu amaçları ve soruları ele almaktadır: yenilenebilir enerji kaynakları temiz çevresel ekonomik üretimi ne ölçüde arttırmakta; yenilenebilir enerji kaynakları Pakistan ekonomisinin ekonomik refahını artırarak temiz çevreyi iyileştiriyor mu? Bu çalışmada, sırasıyla yenilenebilir enerji, kişi başına düşen GSYİH ve enerji bağımlılığının altında yatan ilişki ampirik bir yaklaşımla araştırılmıştır. Ayrıca bu çalışmada; hidroelektrik, rüzgar, termal, biyokütle ve güneş pili gibi beş farklı yenilenebilir enerji kaynağının Pakistan ekonomisi üzerindeki etkilerinden yararlanılmıştır.

Malik Shahzad Shabbir

İKAM Uluslararası Araştırmacısı

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz

    Mail Bültenimize Abone Olun