Anasayfa Araştırma Devlet Kapitalizminin Geri Dönüşü: Covid-19 Salgını Liberal Piyasa Ekonomilerini Nasıl Teste Tabi Tuttu?

Devlet Kapitalizminin Geri Dönüşü: Covid-19 Salgını Liberal Piyasa Ekonomilerini Nasıl Teste Tabi Tuttu?

by

Mike Wright, Geoffrey Wood, Aldo Musacchio, Ilya Okhmatovskiy, Anna Grosman, Jonathan Doh

Dünyanın dört bir yanındaki devletler, salgının neden olduğu sonuçlarla başa çıkmak için ekonomiye müdahalelerini artırdıkça, devletin varlık mülkiyetinde (yeniden) bir artış görmemiz muhtemeldir. Devletler, düzenleyici ve güvenliğe ilişkin rollerine ek olarak, ekonomik üretime ve piyasaların işleyişine ön alıcı müdahale için çeşitli araçlar kullanabilirler. Mike Wright, Geoffrey Wood, Aldo Musacchio, Ilya Okhmatovskiy, Anna Grosman ve Jonathan Doh, 59 ülke için devletin ekonomik faaliyetlere müdahalesinin çeşitli yönlerini temsil eden yedi değişkenli bir açıklayıcı faktör analizi gerçekleştirmektedir. Bulgularına göre, her devlet müdahalesi zorunlu olarak iş dünyası için bir tehdit oluşturmamaktadır.

COVID-19 salgını, devletlerin krizlere nasıl tepki verdiklerinde ve bu tepkilerin ülkelerdeki devlet aygıtlarının biçimleriyle nasıl doğrudan bağlantılı olduğuna ilişkin önemli farklılıkları açıklığa kavuşturmuştur. COVID-19 salgını nedeniyle, hükümetler ekonomilerinde çok aktif ve doğrudan bir rol üstlenmekte, şirketleri kurtarmakta, firmalardan hisse satın almakta, kredi sağlamakta ve aşı geliştirmektedirler. Bu çeşitli müdahalelerin anlamı, devletlerin varlık mülkiyetinde (yeniden) bir artış görmemizin muhtemel olduğudur.

Hükümetler ayrıca, hükümet fonları aracılığıyla dolaylı olarak mülkiyetlerini artırarak sağlık, teknoloji, emlak ve seyahat sektörlerindeki yatırımlarını arttırmaktadırlar. Portekiz’de hükümet, milli havayolu şirketi TAP Air Portugal’ı kurtarırken, Almanya’da hükümet Lufthansa’ya 9,8 milyar ABD doları sermaye takviyesinde bulundu. Birkaç yıl önce, Portekiz hükümeti TAP’ta düşük miktarda bir varlığa sahipken, şimdi %72,5’lik bir hisseye sahip. Havayolu ayrıca 1,2 milyar € devlet kredisi de aldı. Birleşik Krallık’ta HM Hazine Müsteşarlığı ve İngiltere Merkez Bankası, COVID-19 Kurumsal Finansman Kredisi adı altında mali olmayan ve devlete dışı başlıca Avrupa (Birleşik Krallık ekonomisine önemli bir katkı sağlayan) ve Birleşik Krallık şirketlerine toplam 12 milyar sterlin tutarında mali destek sağladı. Yardım yapılan sektör ve şirketler arasında seyahat şirketleri (British Airways, Ryanair, Wizz Air, Easyjet, RCL Cruises, Stagecoach, Intercontinental Hotels, Airbus), perakendeciler (John Lewis, Westfield and Boots, Burberry) veya eğitim ve spor (Tottenham Hotspur Stadyumu, Futbol Federasyonu, Futbol Ligi, Londra İşletme Okulu) gibi birçok sektör ve şirket yer alıyordu. Kurumsal Finansman Kredisi, büyük firmalar arasındaki likiditeyi desteklemek için tasarlandı ve Birleşik Krallık hükümeti tarafından kısa vadeli borç alınması yoluyla COVID-19 ile ilgili nakit akışlarındaki kesintiyi kapatmalarına yardımcı oldu.

Bu gözlemler, ülkelerdeki devlet müdahalelerinin çeşitliliğini ve hükümetlerin kapsamlı ve sistemik krizleri ne kadar etkili bir şekilde ele aldığını anlamanın önemini vurgulamaktadır. Devlet kapitalizmi ve çeşitleri üzerine yakın tarihli bir makalemizde, genel anlamda devletin büyük bir role sahip olduğu görülmeyen birçok ülkenin devlet kapitalizmine daha fazla yönelebileceğini iddia ediyoruz. Devlet kapitalizmini, devletin düzenleyici ve güvenliğe ilişkin rollerine ek olarak, ekonomik üretime ve piyasaların işleyişine ön alıcı müdahale amacıyla çeşitli araçlar kullandığı bir ekonomik sistem olarak tanımlıyoruz. Devletin ekonomik faaliyetlere müşteri, mal sahibi, alacaklı, vb. biçimlerindeki doğrudan katılımının birkaç temel boyutunu belirledik. Devlet kapitalizminin boyutlarını belirlemek için, 59 ülkede devletin ekonomik faaliyetlere müdahalesinin çeşitli yönlerini temsil eden yedi değişkenli bir açıklayıcı faktör analizi gerçekleştirdik. Faktör analizini kullanarak, “tehditkâr olmayan hükümet”, “devlet mülkiyeti” ve “devletçilik” olarak adlandırdığımız üç ana faktör elde ettik.

Ülkelerin “tehditkâr olmayan hükümet” ve “devlet mülkiyeti” faktörlerine göre konumlandırılması şekil 1’de gösterilmektedir. Ülkelerin “tehditkâr olmayan hükümet” ve “devletçilik” faktörlerine göre konumları da şekil 2’de gösterilmektedir. Örneğin, Singapur, Malezya, BAE, Katar ve Kuzey Avrupa ülkeleri, iş dünyasını tehdit etmeyen nispeten büyük hükümetlere sahipken; Venezuela, Rusya, Ukrayna, Brezilya ve Arjantin (hem mülkiyet hem de devletçilik açısından), büyük devlet aygıtları ile özel sektörü tehdit eden hükümetlere sahiptirler.

Şekil 1: Faktör 1 (tehditkâr olmayan hükümet) ve faktör 2’nin (devlet mülkiyeti) dağılım grafiği.

Kaynak: Wright et al., 2021

Şekil 2: Faktör 1 (tehditkâr olmayan hükümet) ve faktör 3’ün (devletçilik) dağılım grafiği

Kaynak: Wright et al., 2021

Hükümetlerin ekonomiye müdahale için tercih ettiği araçlar ülkeler arasında farklılık gösterebilir. Bu durum, devlet kapitalizmi yelpazesindeki ülkelerin, devlet müdahalesi için kullanılan araçların türüne ve devlet aygıtının özelliklerine göre sınıflandırılmasını gerektirir. Şekil 3, devlet kapitalizmi çeşitlerinin üç boyut veya faktör üzerinden kavramsallaştırılmasını göstermektedir: “Hükümet tehdidi”, “devlet mülkiyeti” ve “devletçilik” (L, düşük/orta; H ise, belirli bir devlet kapitalizmi boyutunun yüksek bir düzeyini gösterir. Örneğin, üç eksenin kesişme noktasındaki [L, L, L], devlet kapitalizminin tüm boyutlardaki düşük düzeyi sebebiyle piyasa yönelimli devletleri gösterir). Üç boyutu eşzamanlı olarak ele almak, belirli bir zaman diliminde bir ülkenin devlet kapitalizmi profilini doğru bir şekilde karakterize etmek için önemlidir.

Şekil 3: Devlet kapitalizminin üç boyutunu kullanarak ülkeleri sınıflandırmak için bir çerçeve

Kaynak: Wright et al. (2021)

Devlet kapitalizminin bu sınıflandırması, üç boyutun kesiştiği durumlara göre müdahaleci devletlerden girişimci refah devletlerine kadar sekiz ülke kategorisine ayrılmıştır (tablo 1). Bu sınıflandırma, iki parçaya ayrılmış olmaması sebebiyle devletçilik veya devlet müdahalesi açısından mevcut ülke sınıflandırmalarına göre bir avantaja sahiptir. Yani, bir ülkenin devlet kapitalisti olarak kabul edilip edilmeyeceğini kodlamaya çalışmıyoruz. Aksine, ülkeler üç temel değişkenin her birinde düşük ve yüksek değer kombinasyonlarına sahip oldukları için devlet kapitalizminin farklı tonlarına bakıyoruz ve bunları daha akışkan sınırlar içerisinde sekiz kategoride kodluyoruz.

2014 yılına kadarki verileri değerlendirdiğimizde “girişimci refah devletleri” kategorisinde hiçbir ülke bulunmamaktadır, ancak bu, farklı bir gözlem dönemi veya farklı bir veri seti ile bu kategorinin boş kalacağı anlamına da gelmemektedir. Nitekim Katar, henüz orada değilse de, çok yakında bu kategoriye dahil olabilir.

Bu temsil dinamik olmalıdır. Ülkeler zaman içinde bir kategoriden diğerine geçiş yapmaktadır. Örneğin 2014 yılında toplanan verilerle Yunanistan müdahaleci girişimci refah devleti olarak kategorize edilirken, ekonomik toparlanmayı ve yenilenen siyasi istikrarı takip eden yıllarda toplanan verilerle Yunanistan başka bir kategoride yer alabilir.

Tablo 1: Devlet kapitalizminin çeşitleri – ülke takımlarının gösterimi

Kaynak: Wright et al. (2021)

  • Notlar: Yazarlar tarafından faktör analizi kullanılarak oluşturulan kategoriler Fraser Institute, Dünya Bankası ve IMD (2014)’den alınan verilere dayalıdır. Her kategori üç faktörün birleşimine tekabül etmektedir (Faktör 1: Hükümetin iş dünyasına yönelik tehdidi; faktör 2: Devlet mülkiyetinin kapsamı; ve faktör 3: Devletçilik). Eşik değerleri faktör 1 için medyandır (= 0.14; faktör 1 < medyan olan ülkeler tehditkâr olmayan hükümetler olarak kategorize edildi), faktör 2 için üçüncü çeyrektir (= 0.5; faktör 2 > üçüncü çeyrek olan ülkeler yüksek devlet mülkiyeti olarak kategorize edildi), ve faktör 3 için üçüncü çeyrektir (= 0.66 faktör 3 > üçüncü çeyrek olan ülkeler yüksek devletçilik olarak kategorize edildi).

Ortaya koyduğumuz bu devlet kapitalizmi sınıflandırması, yeni veriler ve farklı ülkelerdeki verilerle daha da genişletilebilir. COVID-19 salgınının ardından ekonomiye yönelik hükümet müdahalelerindeki farklılıkların ışığında, devlet kapitalizmi ekonomilerinin kavramsallaştırılması ve sınıflandırılması daha iyi bir zamanda olamazdı. Ayrıca, devlet müdahalesindeki artışla ilgili acil durum çağrısı yapmak yerine, çalışmamız tüm her devlet müdahalesinin iş dünyasına yönelik bir tehdit oluşturmadığını vurguluyor.

Yazarın Notu: Bu araştırma makalesi, ölümünden sonra orijinal fikirlerin arkasındaki itici güç olan Mike Wright’a (1952-2019) adanmıştır.

Notlar:

Kaynak: LSE

Benzer Yazılar

Görüşlerinizi Paylaşabilirsiniz