Eğitimde Ahlak İlkeleri

John Dewey, 19. yüzyılın ikinci 20. yüzyılın ilk yarısında yaşamış Amerika’lı bir filozoftur.  Charles Sanders Peirce ve William James’ın görüşlerinin bir sentezini yapmış olan Dewey, pragmatizmi, mantıksal ve ahlaki bir analiz kuramı olarak geliştirmiştir. Dewey, hayatı boyunca felsefe üzerine çalışmış olsa da yazdıkları psikolojide, pedagojide ve sosyolojide önemli yer tutmaktadır. Türk eğitim sistemi hakkında bir de rapor yazmıştır, rapor 1941 yılında yayınlanmıştır. Türk eğitim sistemi üzerinde önemli etkileri olmuştur. Dewey bu eserinde eğitimde ahlak ilkelerini ele almıştır.

Pragmatist düşüncenin önemli savunucularından olan Dewey’in ahlak kavramına yaklaşımı metafiziksel bir aşkınlıktan uzak olup, pratikte görülecek fayda ile son derece ilişkilidir. Buna göre aşkın bir metafizik ahlak anlayışı, pratikte bir toplumda artıları söz konusu ise kabul edilmelidir. Dolayısıyla Dewey’in ahlaki yargılarını değerlendirirken, pragmatist düşünce perspektifinden değerlendirmek gerekmektedir. Öte yandan ahlakiliği pratikteki faydaya göre şekillendiren bir yaklaşımın problemli bir yaklaşım olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

John Dewey’in bu eseri, yalnızca ahlakla ilgili tartışmaların büyük ölçüde kesin karara bağlanışını değil, aynı zamanda teori ile pratiğin ezelî çatışmasında, pratiğin teoriyi alt edişini ve pratik felsefenin nitelikli bireysel ve toplumsal yaşam ve eğitim için kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Ahlak ve eğitim ilişkisi, ahlaki eğitimin mahiyeti, müfredatın psikolojik boyutu eserde ele alınan temel konulardandır.