Perakende Satıcılar için Oldukça Yıkıcı Geçen Bir Ay: Hayatta Kalma Yarışı

Mart ayı, koronavirüs salgını nedeniyle kapanan işletmelerle birlikte ABD’de satışlarda rekor seviyede bir düşüş meydana getirdi. Bu durum alışveriş ve tüketim kültürü konusunda kalıcı etkileri beraberinde getirebilir. Peki mesele abartılıyor mu yoksa tablo gerçekten ürkütücü mü ve ne tür etkilerden bahsediyoruz ?

Perakende satış mart ayı içerisinde ciddi bir düşüş yaşadı. Bu tablo koronavirüs krizinin tüketici harcamaları ve işletmelerin faaliyetleri üzerindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda aslında durumun anlık görüntüsünü gözler önüne seriyor. Ticaret Bakanlığının açıklamalarına göre ABD’de toplam satış oranları geçtiğimiz aya göre %8,7 oranında düşüş gösterdi. Bu düşüş son 30 yılın verileri göz önünde bulundurulduğunda en yüksek olanı.

Buna rağmen şuan içinde bulunulan durum bile tablonun tüm gerçekliğini gözler önüne sermiyor. ABD’nin birçok eyaletinde birçok işletme martın ortalarına ve nisan ayının başlarına kadar faaliyetlerine devam etti. Bu durum gelecek ayı verilerinin çok daha kötü olabileceği anlamına geliyor.

Forrester Research şirketince araştırmacı olarak çalışan Sucharita Kodali, geçtiğimiz iki haftanın perakende satış yapan işletmeler için oldukça yıkıcı geçtiğini, gelecek ayın ise belki de şimdiye kadar olanların içerisinde en kötü tablo olabileceğini dile getirdi.

Çalışanların iş kaybı oranı da artmaya devam ediyor. ABD merkezli, uluslararası bir elektronik eşya perakende zinciri olan ve 125.000 çalışanı bulunan Best Buy, yarı zamanlı çalışanlarının tamamını, tam zamanlı çalışan işçilerinin ise büyük bir bölümünü izne çıkarmış durumda. Şuan ise sorulan en önemli sorular ekonomi tekrar normal sürecine döndüğünde bu ekonomik hareketlilik içerisinde ne kadar sürede telafi edilebilecek ve bu süreye kadar ne kadar işletme hayatta kalmayı başarabilecek.

Bu süreçte işlerini kaybedenler, süreçler normale dönse dahi eski tüketim alışkanlıklarını devam ettiremeyecek. Dolayısıyla salgından sonra tüketim alışkanlıklarının nasıl şekilleneceği ve mağazalarda insanların fiziksel temas kurarak alışveriş yapma kültürünün bundan sonraki süreçte nasıl bir boyut kazanacağı belirsizliğini koruyor. Dolayısıyla özellikle giyim sektöründe insanların kıyafetleri deneme alışkanlıkları, çalışanlardan maske takmalarını talep edip etmeyecekleri süreç içerisinde yaşanarak görülecek.

Öte yandan salgın sürecinden sonra tüketim talebi tekrar normale dönse bile, salgından önce dahi, dijitalleşen ticari ilişkilere uyum sağlayamayan ve bunun için varlığını devam ettirmekte güçlük çeken bazı perakende satış yapan işletmeler için çok geç kalınmış olabilecek. Öte yandan faaliyetlerine salgın sürecinde de devam edebilen işletmeler salgından sonra daha fazla güçlenmiş olarak varlıklarını sürdürmeye devam edecektir.

Kaynak: The New York Times