İslam Fıkhında İstisna/ Eser Sözleşmesi

Fatmanur ÇİYDEM

İnsanlar arasındaki borç ilişkilerinde farklılık arz eden bazı özel durumlar vardır. İslami finans bu özel durumlar için Bey’/Satım Sözleşmesi, Selem, Ariyet, Hibe, İcare, Sarf İşlemleri, Karz, Vedia, Rehin, Havale ve İstisna Sözleşmesi başlıkları altında cevaplar bulmuştur. Standart dışı mallara duyulan ihtiyaçlarsa İstisna/Eser sözleşmesi ile karşılanmıştır.

Arapça istisna kelimesi; bir kimseden bir şeyi yapmasını istemek demektir. Bir fıkıh terimi olarak istisna akdi; sanatkârla zimmet borcu olarak belirli bir işi yapması üzerinde anlaşmaktır. İstisna, alıcının gelecekte bir tarihte teslimi yapılacak bir şeyin üretimi, montajı ya da tertibi için sipariş verdiği ve üzerinde anlaşılan fiyattan satışının yapıldığı bir anlaşmadır. Kısaca bir şey yapmak üzere sanat ehlinden biriyle anlaşma yapmak anlamına gelir. Anlaşılan zaman sürecinde, belirlenen özelliklerle malın tesliminden imalatçısı ya da yapıcısı sorumludur. Müşteri ürün hakkında istediklerini belirttikten sonra iki taraf arasında anlaşma sağlanır. Üretici hammaddeyi tedarik ettikten sonra veya hammadde elinde bulunuyorsa müşterinin ürün üzerindeki isteklerine bağlı kalarak işçiliğiyle bir ürün ortaya koyar. Eser sözleşmesinde imalatçı, hem gerekli malzemeyi hem de işçiliği üstlenir. Müşteri ise anlaşma üzerindeyken belirlenen ücreti üreticiye peşin, taksitler halinde veya hak ediş dönemlerinde ödeyebilir. Kural olarak eser sipariş edenin, ürünü reddetme hakkı yoktur. Ancak imal edilen mal, sözleşmede belirtilen özelliklere uygun değilse, ürünü kabul etmeyebilir. İstisna sözleşmesinin yapıldığı zamanda satış gerçekleştiğinden, bahsi geçen mal hazırlandıktan sonra teklifin ya da kabulün yenilenmesine gerek yoktur.

İstisnanın Konusu
İstisna, resmedilemeyen ancak nitelikleri tanımlanan malların üretimi için yapılan bir satış sözleşmesidir. Bu sözleşme, sadece üretilebilen ya da inşa edilebilen nesneler için geçerlidir ancak sözleşmede belirtilmediği sürece satıcının kendisinin ürünü üretmesi zorunlu değildir. Sipariş verilen ürünü fason olarak da imal ettirebilir. İstisna konusunun (üretilebilen her şey ya da inşa edilebilen bir şey), herhangi bir ihmal ya da eksiklik olmayacak şekilde cins, kalite ve miktarın belirlenmesi ve bilinmesi gerekir. Satıcılar, ham maddelerin insan eliyle işlenerek üretimlerinin yapılmasında hem fikirdirler. Bu durum, hayvan, mısır, meyve vb. gibi ürünler ya da doğal şeyler için geçerli değildir. Sözleşme sırasında belirlenen özelliklerin sağlanmasıyla malların hem benzersiz hem de homojen mal olanları istisna kapsamına girer. Örneğin; düzenli bir pazarı olmayan ya da piyasada ikamesi olmayan özgün nitelikli maddeler istisna kapsamındadır.

Bir istisna sözleşmesinde, malın cinsi, boyutları, teslim yeri ve zamanı açık bir şekilde belirtilmelidir. Mal, iki tarafın da anlaştığı üzere herhangi bir üretici veya belirli bir üretici tarafından, belirli malzemelerden veya piyasadaki herhangi bir malzemeden üretilebilir. Ayrıca sözleşmede fiyat bir kez belirlendikten sonra, tek taraflı olarak arttırılamaz ya da azaltılamaz. Ancak, büyük varlıkların imalatı daha çok zaman gerektirebilir, bazen de birçok değişiklik gerektirdiği için, sözleşme taraflarının karşılıklı onayı ile fiyat yeniden düzenlenebilir, bu durum üretilecek olan malda malzeme değişikliği yapılmasından, beklenmedik durumlardan ve girdilerdeki fiyat değişikliğinden dolayı olabilir. İstisna akdi, İslam hukuku açısından geçerliliğini sünnet ve icmadan alır. Hz. Peygamber (s.a) sipariş suretiyle mescid-i nebevi için bir minber, kendisi için de aynı zamana imza ve mühür vazifesi görecek bir yüzük yaptırmıştır. Müslüman toplumlarda bu sözleşme çeşidi standart dışı mallara olan ihtiyaçlardan dolayı geçmişten günümüze kadar kendisine bir yer bulmuştur. Müslüman toplumların yanı sıra herhangi bir yasak içermemesi, insanların ihtiyaç ve işlerini kolaylaştırmasından dolayı dünya genelinde de uygulanabilirliği olan bir sözleşmedir. Aynı zamanda istisna, kamu menfaati temelinde yasallaştırılmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355. Maddesinde geçen ‘’istisna’’ ibaresi, 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu’nun 470. Maddesinde eser olarak değiştirilmiş ve eser (istisna) sözleşmesi tanımlanmıştır. Buna göre ‘’Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.’’ Yani eser (istisna) sözleşmesi tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup, yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bunun karşılığında ücret ödemeyi borçlanmaktadır.

İstisna sözleşmesi üç unsurdan oluşmaktadır. Bunlar; eser meydana getirme ve teslim etme, bedel ödeme ve tarafların anlaşmasıdır. Eser meydana getirme, imal haricinde onarım, değiştirme, bozma, yıkma şeklindeki faaliyetleri de kapsar. Maddi olmayan fakat sonuç sorumluluğunun üstlenildiği eserleri de kapsar. Burada şuna da değinmek gerekir ki maddi olmayan ürünler maddi bir vasıtayla eser niteliği kazanır. Yüklenicinin eser meydana getirme eyleminin karşılığı, iş sahibinin bir ücret/bedel ödemesidir. Sözleşmelerin kurulabilmesi için tarafların anlaşması unsuru bu sözleşme için de geçerlidir.

Eser sözleşmesinin fıkhi niteliği ve şartlarına değinecek olursak ilk bilmemiz gereken şey bu sözleşmenin hem üretici hem de müşteri arasında bağlayıcı olduğudur. Ayrıca sözleşmeye konu olan eserin/yapıtın cinsinin, türünün, miktarının, istenen özelliklerinin tam olarak açıklanması, sözleşmenin bedelinin belirli olması ve eğer varsa teslim vadesi veya ödeme vadesinin tespit edilmesi gerekmektedir. Eğer üretilen eser işverenin/müşterinin şart koştuğu özelliklere uygun olmazsa, işveren bunu kabul edip etmeme konusunda seçme hakkına sahiptir.

Ayrıca eser sözleşmesi imalat neticesinde doğal halinden başka bir hale dönüştürülebilen maddelerde söz konusudur. Buğdayı hammadde olarak kullanıp un üretmeyi örnek olarak verebiliriz. Bunun yanı sıra piyasada emsali bulunmasa bile müşteriler istedikleri özel vasıflarda üretilecek yapıtlarla üreticiye gidebilirler. Ancak böyle bir durumda istenilen özelliklere sahip ürünü üreticiye iyi anlatmamız gerekir ve arada oluşabilecek herhangi belirsizliklerin önüne geçmeye çalışılmalıdır.

Tren, vapur, uçak, tır, fabrika bina ve donanımı gibi araç ve tesisler, müteahhit kişi veya firmalarca şartnamede ayrıntılar belirlenerek yaptırılmaktadır. İstisna/eser sözleşmesine şehir hastanelerini, hava limanlarını da örnek olarak verebiliriz. Bunun yanı sıra terzilik ve marangozluk gibi isteğimize bağlı ürün ortaya koyan meslek grupları da bu sözleşmeye örnek olarak verilebilir.

İstisnanın en önemli unsurunu sipariş edilen eser oluşturur. İşlemin hukuki geçerliliği için, diğer şartlarla birlikte ısmarlanan eserin, taraflar arasında anlaşmazlığa ve haksız kazanca sebep olmayacak şekilde cinsinin, çeşidinin, miktarının, özelliklerinin, teslim yerinin ve zamanının, teslim masraflarını kimin üstleneceğinin belirlenmiş olması gerekir. Sözleşmede hüküm bulunmaması halinde alışılagelmiş örfe göre hareket edilir. Günümüzde eser sözleşmesinde herhangi bir belirlemeye gerek olmaksızın imal edilen ürünün, nakliyesi ve kurulumu, yerleşik örf kuralları sebebiyle imal edenin sorumluluğunda kalmıştır.

KAYNAKÇA
Prof. Dr. Ahmet Yaman, Prof. Dr. Halit Çalış/ İslam Hukuku
Muhammad Ayub/ İslami Finansı Anlamak
Hamdi Döndüren/ Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali
Faizsiz Finans Standardı 11/ Eser (İstisna) ve Alt Eser Sözleşmesi
http://doktrindetartismali.blogspot. com/2018/04/eser-istisna-sozlesmesinin-unsurlari-ve.html