Katılım Bankalarında Fon Kullandırım: Murabaha

Hacer Çimen

Katılım Bankalarının en sık kullandığı fon kullandırma yöntemlerinin başında gelen murabaha; İslam hukukunda “malın vadeli olarak satılması sözleşmesi” olarak tanımlanmaktadır. Murabaha, sermaye sahibinin bir malı istediği gibi özgürce satın alıp üzerine kar ekleyerek alıcısına vadeli olarak sattığı İslami bir sözleşme türüdür. Günümüzde bu işlemi katılım bankaları yapmaktadır. Katılım bankaları müşterilerine sundukları murabaha hizmeti ile müşterilerinin çeşitli ürün ve hizmetleri faizsiz ve vadeli bir şekilde elde etmelerini sağlamaktadır.

İnsanlık tarihi itibariyle, vadeli ürün satma işlemleri bir ihtiyaç olarak insanların hayatının parçası olmuştur. Çünkü ticaretin yapısı gereği müşterinin mali imkânları, satın almak istediği ürün ve hizmetleri her zaman karşılayamamaktadır. Bu sebeple bu ürün ve hizmetleri vadeli bir şekilde elde etmek, devamlı satış ve güven esasına dayandığı gibi malı satan kişinin mali gücüne de bağlıdır. Eğer aradaki güven sağlanmazsa ya da satıcının mali gücü vadeli satış yapmaya yetmeyecek durumdaysa, bir üçüncü kişinin araya girmesiyle yapılan bu işlemin güvenli bir şekilde yapılması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.

Günümüzdeki katılım bankacılığı sistemi, tarihte uygulanan geleneksel murabaha sisteminin bir türevi olan modern murabaha sistemini uygulamaktadır. Müşterinin satın almak istediği malı vadeli bir şekilde satın almasına imkânı verilirken, aynı zamanda malın karşılığı satıcıya peşin olarak ödenmektedir. Katılım Bankaları üzerinden yapılan alım-satım işlemleri tam olarak kayıt altına alındığından resmi makamlara gerekli tebliğler hiçbir eksik olmadan yapılmakta ve bu sayede katılım bankacılığı sistemi, devletin kayıt dışı ekonomi ile mücadelesinde büyük bir katkı sağlamış olmaktadır.

Modern anlamda Murabaha işleminin uygulanması, ülkelerin yasal altyapılarına göre farklılık gösterebilmekte, ancak işleyiş temelleri incelendiğinde, tüm murabaha işlemlerinin ilke prensipleri benzer şekilde ilerlemektedir. Bazı ülkelerde mükerrer vergilendirme nedeniyle rekabetçiliğin önüne geçilmesi nedeniyle murabaha işlemleri vekalet ile gerçekleştirilirken, bazı ülkelerde sağlanan vergi istisnaları ve bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması ile, doğrudan sipariş yöntemiyle murabaha işlemi gerçekleştirilebilmektedir. Aynı farklılıklar aynı ülke içerisinde ki iki kuruluşta, hatta aynı kuruluş içerisinde ki farklı iki kullandırım işleminde görülebilmektedir. Örneğin, bir banka konut finansmanı ürünlerini noter ve tapu harcı gibi harçların mükerrer ödenmesini önlemek için vekalet usulü ile gerçekleştirirken, aynı banka ticari işlemlerde murabaha işlemini sipariş formu yöntemi ile gerçekleştirebilmektedir. Bu iki işlem arasında esas olarak bir fark bulunmamakta, operasyonel farklılıklar ortaya çıkabilmektedir.

Murabaha işleminin gerçekleşebilmesi için zorunlu olan şartlar AAOIFI tarafından şöyle sıralanmıştır.

“1- Ticarete konu olan mal gerçek mal olmalıdır, fakat somut (elle tutulabilir) olması şart değildir. Örneğin haklar ve imtiyazlar somut olmamasına karşın murabahaya konu olabilirler.
2- Altın, gümüş veya para türleri murabahaya konu olamaz. Çünkü bunlar satış anında eş zamanlı olarak değiştirilmelidir.
3- Gerçek maliyet ve satış kârı net olarak bilinmelidir.
4- Malla ilgili ayıplar, kusurlar ve diğer özellikler açıklanmalıdır.
5- Fiyattaki kâr marjı alıcı ve satıcının mutabık olduğu bir oran olmalıdır.
6- Satıcının malın gerçek fiyatını açıklamadığı anlaşıldığında alıcı muhayyerdir. Yani seçme/alıp-almama hakkına sahiptir. Alıcı malın gerçek maliyet fiyatını öğrendiği halde almaktan vazgeçmezse, satış geçerli olur. Aksi takdirde satış iptal edilir.”
7- Satışla ilgili belirsizlik riski bulunmamalıdır.
8- Daha önce murabaha yoluyla satılmış mal üzerine mükerreren murabaha işlemi yapılması uygun değildir.”(AAOIFI, 2012: 164)

Murabaha işlemi ülkemizde Katılım Bankalarının fon kullandırım işlemlerinin ve dolayısıyla karlılığının büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Katılım bankası müşterilerin elde etmek istedikleri ürünleri, satıcılarından satın aldıktan sonra belirlenen vadeye göre belli bir miktar kâr payı ekleyerek, müşterilerine vadeli olarak satış gerçekleştirmektedir.

Katılım bankaları, murabaha finansmanı ile konut, taşıt, işyeri, ticari mal alımı, makine alımı gibi ihtiyaçları fonlayabildiği gibi, murabahanın farklılaştırılması ve güncel finansal araçların, murabahaya uyarlı hale getirilmesi ile, kredi kartına taksit, düğün finansmanı, ihtiyaç finansmanı gibi ürünlerde geliştirmişlerdir. Bu sayede konvansiyonel bankaların, faiz karşılığı yaptığı birçok işlem katılım bankalarında murabaha yöntemi ile gerçekleştirilebilmektedir. Gerçekleştirilemeyen işlemler ise, mali cezalar, kesinleşmiş borçlar, vergiler, devlet okulu harçları, noter masrafları, inşaat ruhsat bedelleri, iskân bedelleri, şerefiye bedelleri, faizli tahvil ve bonolar, dinen alım satımı meşru olmayan hisse senetleri, içkiler, kumar malzemeleri, müstehcen yayınlar ve bunları yapan şirketler, sigara, külçe, çeyrek ve tam altın, elektrik/ doğalgaz vb. faturalar, faturası kesilmiş mallar, satış sözleşmesi imzalanmış mallar, peşinat ödemesi yapılmış mallar, satış sözleşmesi imzalanmış mallar, tapusu ve ruhsatı devrolmuş mallar, gerçek bir alım satıma konu olmayan malların alım satımı şeklinde belirtilebilir.

Murabaha işleminin gerçekleşmesi için bazı unsurlar gereklidir. Bu unsurlardan temel olanı satıcının elinde alınıp satılacak bir malın bulunmasıdır. Satıcının elinde bulunmayan bir malın, murabahaya konu olması mümkün değildir. Murabaha işleminin faize benzememesi için, alınıp satılacak malın, para veya para yerine geçecek hızlı nakde çevrilebilecek ürünlerden olmaması gerekir. Ayrıca İslam dininin yasakladığı mallar murabaha işlemine konu olamaz. Alıcı ile satıcı arasında, murabaha işlemi yapılmadan önce herhangi bir anlaşma yapılmamış olmalıdır. Müşteri malı belirleyebilir, malın fiyatını öğrenebilir ya da pazarlık yapabilir ancak ürün için herhangi bir kaparo ödenmemiş olmalıdır.

Kaynak: İpekyolu Dergisi