TOKİ Eliyle Faizi Yaygınlaştırmak (mı?)

Hadin Öner

TOKİ geçtiğimiz günlerde dar gelirli vatandaşlarımıza yönelik 100 bin sosyal konut yapacağına dair projesini açıkladı. Hangi il ve ilçelerde kaç adet konut yapılacağı detaylı bir şekilde belirtildi. Kaldı ki bu sosyal konutlar sadece bu seneye mahsus olmayıp “Her Yıl 100 Bin Yeni Sosyal Konut” sloganı ile projenin sürekli hale getirileceği beyan edildi.

İlgili projenin ödeme detaylarına baktığımız vakit satış fiyatının %10’u peşin, kalan tutarın tamamı aylık %0,49 oran ve 240 ay vade ile sabit taksit ödemeli olarak Ziraat Bankası ve Halk Bankası tarafından konut alıcılarına faizli kredi şeklinde kullandırılacağı açıklanmıştır.[1]

Sadece mezkur iki bankanın projede yer alması, sistemin hiçbir şekilde faizsiz çalışmayacağı anlamına gelmektedir. Yani TOKİ, bu projelerde faizli sisteme göre çalışan iki kamu bankasının olduğunu ve farklı herhangi bir alternatifin olmadığını açıkça belirtmektedir. Bu husus TOKİ’nin adeta her yıl 100 bin vatandaşımızı kendi eliyle zorunlu bir şekilde faiz kullanmaya itmesi anlamına gelmektedir. Hâlbuki hâlihazırda üç kamu, üç de özel bankanın yer aldığı toplam 6 katılım bankası bugün alternatif bir faizsiz sistem olarak faaliyet göstermektedir. Bunun yanı sıra devletin stratejik hedefleri içerisinde yer alan “faizsiz finans”  sektörünün büyütülmesi, bir başka kamu kurumu olan TOKİ eliyle bu hedeflerin yok sayılması demektir. TOKİ’nin sadece faizli bankacılık sistemini tercih etmesi bir nevi ülkemizin ekonomik stratejik hedefleri ile çelişmektedir.

Kamu kurumları arasında, yapılacak her türlü proje ve atılacak her adım noktasında uyum ve işbirliğine ihtiyaç duyulduğu açıktır. Kamu projelerinde resmi veya ilgili uzman kişiler ile alanında öne çıkmış şirket ve kuruluşlar arasındaki koordinasyonun üst düzeyde tutulması gerekir. Ancak hali hazırda bizzat devletin en yüksek makamının talimatları doğrultusunda kurulmuş Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Emlak Katılım bankalarının mevcudiyetine rağmen faizli banka tercihindeki ısrar ve dayatmanın amacı ve bu husustaki çabası nedir? Devletin faizsiz finansı destekleme gayesiyle kurduğu bankaların kamu kurumları tarafından daha çok desteklenmesi, öncelenmesi ve projeleri için paydaş ortak yapılması gerekmez mi? TOKİ’nin bu tercihi, Kur’an-ı Kerim’in Bakara Suresi 278 ve 279. ayetinde zikrettiği:

“ Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Rasûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, ana paralarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur. ”[2]

hitabına vatandaşımızı maruz bırakmaktan başka bir şey değild

Ayrıca ilgili projenin sadece faizli bankalar aracılığıyla finanse edilmesi faiz hassasiyeti taşıyan vatandaşlarımızı ötekileştirmek ve cezalandırmaktır. Faizli bankalardan kredi kullanmak istemeyen vatandaşlarımızın da tercihleri göz önünde bulundurularak projeye katılım bankalarının dâhil edilmesi elzemdir. TOKİ’nin henüz talep toplama aşamasında olan projeye derhal katılım bankalarını da dâhil ederek, faizin haram kılındığı bir dine mensup %99’u Müslüman olan ülke vatandaşlarının da taleplerini göz önünde bulundurması gerekmektedir. Yoksa her yıl 100 bin vatandaşımız faiz kullanmak durumunda kalacaktır ve bu vebalin sorumluları asla affedilmeyecektir.

[1] https://i.toki.gov.tr/100BinKonut/

[2] Diyanet İşleri Başkanlığı Meâli