Bakan Pakdemirli: Tağşiş Yapanları Piyasada Yaşatmayacağız

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, her üründe olduğu gibi zeytinyağında da taklit ve tağşiş konusu üzerinde önemle durduklarını belirterek, “Tağşiş yapanları piyasada yaşatmayacağımızı, aman vermeyeceğimizi açıklıkla ifade etmek istiyorum.” dedi.

Türkiye’nin en önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan zeytin ve zeytinyağında katma değerin artırılması gerektiğini dile getiren Pakdemirli, Türkiye’nin sofralık zeytin üretiminde dünyada 3’üncü, zeytinyağı üretiminde ise 5. sırada olduğunu ifade etti.

Pakdemirli, dünyada fiyat belirleyici konumda olmak için Türkiye’nin üretimde İspanya’nın ardından 2. sıraya yükselmesi gerektiğini belirtti.

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında 2006-2019 döneminde zeytinyağı üretimi ve paketlenmesi konularında 146 projeye 66,5 milyon lira hibe desteği sağladıklarını söyleyen Pakdemirli, bu projelerle bin 400 kişinin de istihdam edildiğini bildirdi.

“Baldaki durum daha vahim”

Her üründe olduğu gibi zeytinyağında da taklit ve tağşiş konusu üzerinde önemle durduklarını dile getiren Pakdemirli, şu ifadeleri kullandı:

“Tağşiş yapanları piyasada yaşatmayacağımızı, aman vermeyeceğimizi, ticaret imkanı tanımayacağımızı açıklıkla ifade etmek istiyorum. Bu sene 323 katı ve sıvı yağ işletmesini denetlemişiz. Toplamda 3 bin 756 denetim ve bin 627 numuneden 718’si zeytinyağı numunesi. Burada da 156 firmayı ifşa etmişiz. İfşaya sistematik olarak devam edeceğiz. Bu konularda bazen ses çıkıyor, hatalar da olabiliyor. İlk yapılan hatada da firmaların ticari hayatlarını bitirecek bir aksiyon almak doğru değil ama bu hataları tekrar ediyorsa sıkıntılar var demektir. Zeytinyağını alırken siz de hata yapabilirsiniz. Alımdaki hataların haricinde sistematik olarak bu işleri tekrar eden varsa mutlaka tedbirini almamız gerekiyor.”

Bakan Pakdemirli, tağşiş ve sahtecilik konusunda hassas oldukları diğer ürünün de bal olduğunu söyledi. Bekir Pakdemirli, Türkiye’nin, kovan varlığı bakımından dünyada 3’üncü, bal üretimi bakımından 2’nci sırada yer almasına rağmen bu üründe katma değer yaratamadığını ifade etti.

Bal sahteciliğindeki rantın çok cezbedici olduğunu belirten Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Bu konudaki rant o kadar insanları cezbediyor ki her gün yeni bir metod bulup tağşişi tespit etmemize rağmen arkamızdan her gün yeni bir metodla tağşişler yapılıyor. Tağşişteki rant o kadar büyük ki herkes her gün yeni bir metodla sizinle bir savaş halinde. Bu büyük bir savaş, hep birlikte kazanan taraf olmak zorundayız. Zeytinyağına göre baldaki durum bana göre daha vahim.

Ticarileşme ve balı katma değerli satma konusunda sıkıntımız var. Arıcılıkla ilgili 2 bine yakın denetim yapmışız. 860’a yakın numune var, 96’sında uygunsuzluk tespit edilmiş. Aşağı yukarı yüzde 10. 115 işlem yapılmış ve 2,2 milyon lira ceza vermişiz. Verdiğimiz cezalar yüksek olmasına rağmen tağşiş yapanları caydırmıyor. 3-5 defa yakalanmazsa ödediği cezayı bir şekilde çıkartıyor. 2020’de bir bal çalıştayı yapacağız. Taklit ve tağşişle ilgili laboratuvar altyapımızı güçlendireceğiz. Sektörün de bu konuda bize yardımcı olması lazım. Sektörün de otokontrolüne ihtiyacımız var. Hem zeytinyağı hem arıcılık hem diğer konularda çürük yumurtaları aranızdan ayıklayın.”

Kaynak: AA