Lübnan’da Siyasi Kriz Ekonomiyi de Felç Etti

Ekonomik krizin atlatılması için Lübnan’ın acilen 5 milyar dolara ihtiyacı var ve bu şartlar altında bu rakamın toplanması mümkün görünmüyor.

Lübnan’da hükümetin WhatsApp’a iletişim vergisi koyma girişimine tepki olarak 17 Ekim’de başlayan gösteriler hızla yayılarak 29 Ekim’de Başbakan Saad Hariri’nin istifasına sebep olmuştu. Fakat bu istifaya rağmen istenen uzlaşma zemini oluşmadı ve protestolar ekonomik sorunların sebebi olarak görülen mezhepsel sisteme tepkiye dönüştü. Ülkenin farklı şehirlerinde, farklı mezhep gruplarından insanların aynı anda dillendirdiği siyasal sistemin değişmesi talebi, ülkedeki köklü siyasal elitlerinin direnciyle karşılaştı. Siyasi figürler üst üste açıklamalar yaparak göstericileri ikna etmeye çalışsa da meydandakilerin net talepleri var: İç savaştan bu yana yönetimi elinde bulunduran politikacıların yerine teknokratlardan oluşan daha küçük bir kabinenin oluşturulması, erken seçime gidilmesi ve yolsuzlukla mücadele kapsamında suça bulaşmış siyasetçilerin yargılanması.

Hariri’nin istifasıyla özgüven kazanan protestocular Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın da istifasını istediler. Avn istifa etmese de “mezhepsel siyasetin verdiği zararlardan” ve “teknokratlar hükümetinin gerekliliğinden” bahseden bir ulusa sesleniş konuşması yaptı. Hizbullah kanadından ise gösterileri sürekli “dış güçlere” bağlayan ve göstericileri töhmet altında bırakan açıklamalar geldi. Bu süreçte sokaktaki tansiyon gittikçe şiddetlendi ve yer yer Emel ve Hizbullah bayrakları taşıyan kişilerle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı.

Göstericiler sokakları bütün kışkırtmalara rağmen terk etmezken, halkın genel olarak gidişattan pek umutlu olmadığı ve evlerde gıda istiflenmeye başladığı iddia ediliyor. Yine halkın olası çatışmalara karşı evlerinde gerekli olabilecek her türlü ilacı bulundurmaya başladıkları ve bankaların iflas etmesi riskine karşı paralarını bankalardan çekip yastık altında tutmaya başladıkları aktarılıyor.

Ekonomik sorunların çözümü siyasi istikrara bağlı

Lübnan ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunlarla karşı karşıya olduğu bu günlerde, uluslararası toplumun doğrudan müdahalesini kabul etmese de ekonomik yönden desteklenmek arzusunda. Göstericiler ve siyasi elit arasındaki çekişmenin halihazırdaki mezhep dengesine bağımlı siyaseti değiştirip değiştirmeyeceği merak ediliyor. Teknokratlar hükümetinin mevcut siyasi ve toplumsal atmosferde tam karşılık bulmayacağı, ancak bir ara form olan tekno-politik bir hükümet için uzlaşma zemininin daha mümkün olduğu anlaşılıyor.

Hariri’nin istifası her ne kadar teknokratlar hükümeti ihtimalini güçlendirmişse de yerine önerilen Semir el Hatib’in kabul görmemesi ve Hariri’nin tekrar hükümeti kurma görevini üstleneceği iddiası tekno-politik hükümet ihtimalini güçlendiriyor. Lübnan’ın ekonomik sorunları aşabilmesi siyasi istikrara bağlı olsa da, siyasi figürlerin değişmediği bir kabinenin ekonomik sorunları çözmekte başarılı olamayacağı geçmiş deneyimlerden anlaşılıyor.

Kaynak: AA