İstanbul Finans Merkezi Batı ile Doğu Ekonomilerini Harmanlayacak

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi İstanbul Finans Merkezi Daire Başkanı Yüksel, “Dünyada batıdan doğuya kayan ekonomik ağırlık merkezi arada büyük bir boşluk oluşturuyor. İstanbul bu boşluğu dolduracak en önemli alternatif konumunda.” dedi.

Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu 13’üncü Akdeniz Ekonomi Liderleri Haftası (MedaWeek) etkinliğinde AA muhabirine değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi İstanbul Finans Merkezi Daire Başkanı Dr. Serkan Yüksel, İstanbul Finans Merkezinin konumu ve sunacağı alternatif model ile dünyada kendine önemli bir yer edinebileceğini söyledi.

İslami finansın dünyaya önerdiği en büyük iyilik ve yeniliğin varlığa dayalı olması olduğunu belirten Yüksel, “İstanbul Finans Merkezinde (İFM) 8 ana bileşenimiz var. Bunlardan biri katılım finans, biz İslami finans terimi yerine katılım finansı terimini kullanıyoruz çünkü katılım finansın çok geniş bir perspektifi var. Bütün girişim sermayesi, KOBİ finansmanı ve kitlesel fonlamalar da çok doğal bir şekilde bu modelin içerisinde.” ifadesini kullandı.

Yüksel, geçen yıl global finans endeksleri sıralamasında İstanbul’un 16 sıra birden yükseldiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Finans Merkezi aslında 2009’da başlamış bir proje 1 yıldır sorumluluk bizde. Bütün paydaşlar ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızla koordineli bir şekilde çalışıyoruz. İFM projesinde 2 temel unsur FinTek ve Katılım Finansı. Katılım finansının varlığa dayalı olması çok önemli. Çünkü finansmanın sadece kendi başına likidite yaratmak için elden ele dönmesi ticarete, üretime ve yatırıma dönüşememesi 2008 kriziyle gördük ki küresel ekonomileri uçurumun kenarına itiyor. Bu yüzden İslami finansa büyük teveccüh başladı. Malezya’da gördük ki oradaki katılım fonlarının yüzde 30’dan fazlası Çinlilerin elinde. Orta Doğu’da da yine bir finans merkezi veya hazine tarafından Sukuk (şeriata uyumlu tahvil) yada borç sertifikası çıkarıldığında alıcılar Avrupa’dan geliyor. İslami finans küresel finansa sürdürülebilirilik ve daha insani finansman sunuyor. İslami finans alanında İstanbul’un potansiyeli sadece Müslüman ülkeler için değil tüm küresel finans sistemi için kullanılabilir. Dünyada batıdan doğuya kayan ekonomik ağırlık merkezi arada büyük bir boşluk oluşturuyor. İstanbul bu boşluğu dolduracak en önemli alternatif konumunda.””

“İstanbul’un finans potansiyeli yeterli kullanılmıyor”

Özellikle katılım finansı konusunda İstanbul’un potansiyelinin tam olarak kullanılmadığını belirten Yüksel, “Katılım finansmanı konusunda en son yazılan hukuki zemin yüz yıl önce bu topraklarda yazılan Mecelle. Ve baktığınızda Dersaadet Tahvilat ve Esham borsası kuruluşu Osmanlıya dayanıyor. Yine tarihten gelen vakıf geleneğimiz var. Geçmişimizde aslında katılım finansmanı adına çok büyük değerler var.” diye konuştu.

Yüksel, New York ve Londra gibi dünya finans merkezlerinin etkisinin Şenzen, Şanghay, Singapur ve Kuala Lumpur gibi şehirlerle doğuya kayarken İstanbul’un aradaki boşluğu doldurabileceğini söyledi.

Katılım finansının potansiyeliyle ilgili İstanbul’daki birikimin çok daha geliştirilebileceğine değinen Yüksel, şunları kaydetti:

“Örneğin, Malezya’da yaptığımız temaslarda büyük bir ilgi gördük. Orada İslami finans çok gelişmesine rağmen bankacılığın yüzde 50’si Çinlilerin elinde. Hac fonu gibi ilginç uygulamalar var. Mesela günlük Türk lirası olarak düşünürsek 5 lira bile koyabiliyorsunuz, bir zaman sonra paranız birikiyor. Hac fonu bu biriken parayı alarak yatırımlar yapıyor yada KOBİ’leri destekliyor. Ve size deniyor ki örneğin 2 yılda 2 bin lira birikmişti fakat biz bu parayı değerlendirdik artık 3 bin 700 lira oldu. Fon vasıtasıyla sizin hac paranız çıkmış oluyor. Bir tane yatırımcı buraya 15 milyon dolar para yatırmış çünkü hac fonu bunu o kadar iyi değerlendiriyor ki bankaya parasını götürüp mevduat faizi almaktansa parasını buraya koyup değerlendirmek isteyen çok insan var.”

Finans sisteminin içine girmemiş insanlar için birçok ürün geliştirilebileceğini kaydeden Yüksel, “Finansal ürün yelpazemizin ve sermaye piyasalarının gelişmesi için çalışıyoruz. Sermaye piyasası temelli katılım finans ürünleri geliştiği zaman ülkemizde tasarrufun daha çok arttığı, yastık altı paraların ekonomiye kazandırıldığı ve KOBİ’lerin sadece bankadan borç alarak değil varlıklarını değerlendirerek sisteme katıldığı bir model oluşacak.” şeklinde konuştu.

Yüksel, katılım finans sisteminin özellikle tasarrufların ekonomiye kazandırılması ve sürdürülebilir ekonominin desteklenmesi konusunda ülkeye çok faydalı olabileceği beklentilerini belirtti.

Kaynak: AA