Osmanlı, Gücünü İyi Ölçüp Ona Uygun Politikalar Geliştirmişti

Değerlendiren: Yavuz Selim İşleyen

Bilim ve Sanat Vakfı’nın ‘Otobiyografik Bir Anlatı’ program serisinde konuk Prof. Şevket Pamuk Hocaydı. Şevket Pamuk, şahsi akademik serüveninden hareketle Türkiye’de iktisat tarihçiliğinin gelişimi üzerine bir sohbet gerçekleştirdi. Yavuz Selim İşleyen seminerden notlarını aktarıyor.

Bilim ve Sanat Vakfı, çeşitli etkinlikleri ile kültür ve sanat programlarına devam ediyor. Akademi alanında yaptığı farklı çalışmalarla adından söz ettiren birbirinden değerli konukları ağırlayan Bilim ve Sanat Vakfı’nın “Otobiyografik Bir Anlatı” program serisinin 27 Şubat 2017 tarihindeki seminerinin konuğu Prof. Şevket Pamuk Hocaydı. Şevket Pamuk, Bilim ve Sanat Vakfı’nın Zeyrek Salonu’nda şahsi akademik serüveninden hareketle Türkiye’de iktisat tarihçiliğinin gelişimi üzerine bir sohbet gerçekleştirdi.

Sözlerine kendi doktora serüvenini anlatarak başlayan Şevket Pamuk, 1960-70’li yıllarda Türkiye’de iktisat tarihçiliğinin nitel yönünün kuvvetli olduğunu ve Halil İnalcık ile Ömer Lütfi Barkan hocaların bu konuda çok büyük katkıları olduğunu belirtti. Bu sebepten kendisinin, eksik olan nicel çalışmaya önem verdiğini söyledi. Şevket Pamuk, aynı yıllarda dünyada iktisat tarihçiliğinin ise gelişmiş ülkeler üzerinden gittiğini ve en çok çalışılan ülkelerin Amerika, Batı Avrupa ve Japonya olduğunu aktardı.

Şevket Hoca, kendi doktora tezi de olan Osmanlı ekonomisinin dışa açılma sürecinin önemli ve büyük bir proje olduğunun altını çizdi ve bunun en büyük sebebi olarak ithalatın artmasını gördüğünü söyledi. “Osmanlı Ekonomisinde Bağımlılık ve Büyüme” isimli ilk kitabında bu konuyu irdelediğini aktaran hoca, tarımın piyasalara yönelmesiyle bağımlılığın arttığını aktararak araştırmalarında ithal edilen mallar yüzünden imalat sektöründeki geri kalmanın da bağımlılığa etki ettiğini keşfetmiş. Fakat aynı zamanda çalışmalarında Osmanlı ekonomisinin dış ülkelere bağımlılığı artsa da büyümesinin gerçekleştiğini de görmüş. Bu büyümeye tarımın da katkısının olduğunu ve tarımın piyasalara girmesinin bir verimlilik artışına neden olduğunu aktaran Şevket Pamuk, dışa bağımlılığın büyümeye pozitif bir etkisinin de olabileceğini belirtmiş oldu.

Osmanlı Devleti’nin uzun ömürlülüğünün sebeplerinden bir tanesi de para sistemi

Bir diğer önemli konu olarak gördüğü para, fiyatlar ve ücretler konusuna da değinirken bu konudaki çalışmaların Türkiye’de yetersiz olduğunu belirtti. Şevket hoca, enflasyon, para değeri gibi fiyat endeksi ile belirlenen konularda yapılan bu az sayıdaki çalışmalara katkı sunmak amacıyla bu konuyu çalıştığını da aktardı. Devletlerin en önemli yapı taşlarından olan ekonominin devletin yapısıyla alakalı da bilgi verdiğini söyleyen Şevket Pamuk, Osmanlı Devleti’nin uzun ömürlülüğünün sebeplerinden bir tanesinin de para sistemi olduğunu belirtti. Osmanlı Devleti çok geniş hâkimiyet alanlarına sahip olup farklı karakterdeki milletleri de topraklarında barındırıyordu ve bu sebeple tek bir para birimi sistemi uygulamanın pratikte bir karşılığı yoktu. Osmanlı Devleti de bu vâkıâya uygun hareket etti. Bu tespitine örnek veren Şevket Hoca, Mısır’daki para biriminin Mısırlılar için uygun olmasının o toprakları elde tutmaya yardım ettiğini belirtti.

Gücünü iyi ölçtü, ona uygun politikalar geliştirdi

Aynı minvalde tımar sistemine de değinen Şevket Pamuk, tımar sisteminin her yerde uygulanamayacağını belirtti. Osmanlı Devleti’nin de bu gerçeği görüp tımar sistemini sadece merkeze yakın yerlerde uyguladığını belirtti. Osmanlı Devleti’nin 600 yıllık hâkimiyeti ve devrinin güç merkezlerinden olmasının altında yatan en önemli sebebin, gücünü iyi ölçerek ona uygun politikalar geliştirmesi olduğunu söyledi.

420 yıllık süreçte fiyatlar 300 kat artmış

Avrupa’dan gelen enflasyonun da incelenmesi gereken önemli bir konu olduğunu belirten Şevket Hoca, fiyat tarihinin enflasyon konusunda en önemli veri olacağını da belirtti.
Bu noktada karşılaştırmalı olarak birkaç rakam verdi. Osmanlı Devleti’nin hâkimiyet kurduğu yerlerde 1500 ile 1920 arasındaki 420 yıllık süreçte fiyatlar 300 kat artmış ve her yıl başına enflasyon oranı olarak %1.3 gibi bir oran oluşmuştur.

Şevket Pamuk, günümüz dünyasında devletlerin para basarak enflasyon yaratma gücünün olduğunu fakat o yıllarda devletlerin itibarının bugünkü kadar göz önüne alınan bir durum olmadığını belirtti. Bu sebepten ötürü devletler kolay kolay borç alamıyor ve para basamıyorlardı. Devletlerin enflasyon yapma imkânını tağşiş yoluyla yani paralardaki altın ve gümüş oranlarını azaltarak gerçekleştirdiklerini açıklayan hoca, bu etkinin para basmak ile aynı etkiye sahip olduğunu ve bunun da enflasyon yaratacağını söyledi. Şevket Pamuk, devletlerin tağşiş yoluna başvurmalarının en büyük sebebinin de bütçe açığını kapatmak ve savaşlarda ekonomiyi sağlam tutmak olduğunu açıkladı. Böylelikle 1500 yılından 1920 yılına kadar olan süreçteki büyük fiyat artışının en büyük sebebinin tağşiş yoluyla paranın değerinin düşmesi olduğunun altını çizmiş oldu.

Osmanlı Devleti 1820’li yıllara kadar veba salgını ile uğraştı

Karşılaştırma yapıldığında 1760’dan sonra Osmanlı topraklarında yaşayan bir işçi Batı Avrupa’da yaşayan bir işçiye nazaran ekonomik manada geri kalmış durumdaydı. Bunun en büyük sebeplerinden birisinin de Anadolu’yu kasıp kavuran veba salgını olduğunu aktaran Şevket Pamuk, o yüzyıllarda tüm dünyada veba salgının çok büyük iktisadi sonuçlar doğurduğunu şöyle belirtti: “Veba salgını, uğradığı ülkelerde nüfusun belli bir kısmını kırıyor ve sağ kalanların da ücretlerini arttırıyordu. Gelir dağılımı ve ücret dağılımı gibi eşitsizlikler veba salgınının olduğu yıllarda törpülendi.”

Nüfus sayımında da vebanın etkisini gösterdiğini söyleyen Şevket Hoca, Osmanlı Devleti’nin 1820’li yıllara kadar veba salgını ile uğraştığını söyledi. Bunun sonucu olarak nüfusun artmamasını örnek gösterdi.

Türkiye’nin son 200 yıllık iktisat tarihi

Seminerin son bölümünde hoca, kendisinin çok önem verdiği bir diğer konunun aynı zamanda son kitabının da temel konusunu oluşturan “Türkiye’nin son 200 yıldaki iktisat tarihi” olduğunu belirtti. Sanayi Devrimi’nden itibaren ekonomik makasın aleyhimize açıldığını söyleyen Şevket Hoca, Sanayi Devrimi’ne kadar Türkiye’de kişi başı gelirlerin değişiminde büyük bir artış veya azalışın bulunmadığını söyledi. Fakat Sanayi Devrimi’nin başladığı yıllardan itibaren bu durumun değiştiğini ve gelir dağılımında da büyük eşitsizliklerin meydana geldiğini belirtti. Ülke içinde yaşanan bu eşitsizlik ülkelerarasında da bir eşitsizlik yarattı. 2014 yılında çıkarttığı “Türkiye’nin 200 Yıllık İktisadi Tarihi” başlıklı kitabında bu konulara değinen Pamuk, bu durumun Sanayi Devrimi’ne gereken karşılığın verilememesinden kaynaklandığını ve Osmanlı Devleti’nin Batı Avrupa devletleri karşısında geride kalmasına yol açtığını belirtti.

Son olarak Şevket Hoca, son 40 yılda gelişmekte olan ülkelerin iktisat tarihlerinin ve Türkiye iktisat tarihinin eskiye nazaran daha çok merak edilen, daha çok araştırılan konular olduğunu belirtip bu konunun daha da gelişeceğini söyledi.

Salonun tamamen dolu olması seminerin sonunda soruları da beraberinde getirdi. Şevket Pamuk Hoca, konuşmasının sonunda soruları alıp seminerini sonlandırdı.

Kaynak: http://www.dunyabizim.com/iktisat/26038/osmanli-gucunu-iyi-olcup-ona-uygun-politikalar-gelistirmisti