Tarihte ve Günümüzde Zekat Uygulamaları Milletlerarası İlmi Toplantı

Bilindiği üzere zekat emri, İslam’ın beş esasının üçüncüsüdür. Kur’an’da ‘zekat’ kelimesi 30 defa geçmekte, 26 ayette namaz ile birlikte kullanılmaktadır. Müteradif manayla ‘sadaka’ kelimesi ile de 2 defa zikredilmiştir. Mekke’de yoksula yardım etmenin, infak etmenin faziletinden ve gerekliliğinden bahseden ayetler olsa da zekatın farz kılınması Hicretin 2. ylında gerçekleştiğine ittifak edilmiştir. Peygamber Efendimiz (asm.) ahir nefesine kadar zekat meseleleri ile bizzat ilgilendiği ve buna ne kadar önem verdiği zekat nispetlerini bir kağıda yazdırıp kılıcında taşımasından anlaşılmaktadır. Hz. Ebu Bekir’in zekat vermekten kaçınanlarla “namazı zekattan ayıranlarla mutlaka cihad edeceğim” diyerek mücahede etmesi, Hz. Ömer zekat gibi mali konulardaki hükümleri sistemleştirmesi meselenin Halifeler devrinde de önemsendiğini göstermektedir. Ancak 1400 yıllık İslamiyet tarihine göz attığımızda zekatın bireysel bir farz olarak mı ifa edilmesi gerektiği yoksa devletin/imamın/halifenin mi toplaması gerektiği hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüş ve bu görüşlere göre zekat uygulamaları tarihte farklılık arz etmiştir.

Geçtiğimiz hafta sonu, nerdeyse yarım asrı doldurmuş olan İslami İlimler Araştırma Vakfı (İSAV) tarafından “Tarihte ve Günümüzde Zekat Uygulamaları” isimli Milletlerarası İlmî Toplantı düzenlenmiştir. Bu toplantıda zekatın uygulamaları ile ilgili toplam 27 adet tebliğ sunulmuş ve ideal bir zekat kurumunun fikir çalıştayı yapılmıştır. İki gün boyunca süren tüm toplantı hakkında detaylı bilgi vermek mümkün olmasa da burada toplantıya dair özet vermeye çalışacağız.

Tarihten ve günümüzden uygulamalarla zekat

Toplantı değerli ilim adamımız Salih Tuğ hocanın açılış oturumu idaresinde vakıf başkanı Ali Özek hocanın konuşması ile başlamıştır. Ali Özek hoca vakfın kuruluşuna dikkat çekmiş ve birtakım güncel meselelere değinmiştir. Müslüman Alimler Birliğinden Muhyiddin Karadaği ve İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran hocaların konuşmaları ardından tebliğ sunumları zekatın tarihi uygulamaları ile başlamıştır. İlk tebliğde zekatın tarihi oluşumuna dikkat çekilmiş ve zekatın sadece bir mali mükellefiyet olmasından ziyade Peygamber ve halifeler döneminde devlete itaatin bir göstergesi olarak ele alındığı belirtilmiştir. Daha sonra Emevi ve Abbasi dönemlerine dikkat çekilmiş ve Osmanlı döneminde zekat tebliği sunulmuştur. Osmanlı’daki zekat uygulamaları ile çalışmaların yetersizliğinden dolayı bu alanda araştırılması gereken çok meselenin olduğu vurgulanmıştır. Esasında Osmanlı’da zekat için özel bir uygulamanın olmaması, vergi altında ele alınmış olması şaşırtıcı bir durum olarak karşılanmıştır. Daha sonra ehl-i sünnet harici mezheplerin, İsna Aşeriyye, İbadiyye, İsmailiyye ve Zeydiyye, zekat hükümlerine ve uygulamalarına değinilmiştir.

Günümüz uygulamalarında ise Müslüman ülkelerden gelen Malezya ve Endonezya ülkelerinin zekat kurumu temsilcileri mevcut uygulamalarından bahsetmiştir. Malezya’da eyalete göre değişen zekat sistemi federal topraklarda Pusat Puntugan Zakat (PPZ) kurumu vesilesi ile toplanmakta ve devlete aktarıldıktan sonra devlet tarafından dağıtımı sağlanmaktadır. Endonezya’dan gelen misafir konuşmacı ise Dünya Zekat Forumunun faaliyetlerinden bahsetmiştir. İlgi çeken diğer bir konu ise gayr-i müslim ülkelerdeki zekat işlerini yürüten kurumlar olmuştur. İngiltere, Amerika, Güney Afrika ve Hindistan’daki Müslümanların zekat faaliyetlerini çeşitli vakıflar aracılığı ile yaptıkları görülmektedir. Çeşitli zorluklar yaşamalarına rağmen bu faaliyetleri gayet güzel yapıyor olmaları takdirle karşılanmıştır. Özellikle Amerika’daki Zekat Vakfı gerek 40 ülkeye zekat yolu ile yardım sağlaması gerek kurumsallaşmasındaki gelişmişliği ile dikkat çekmiştir.

Kurumsallaşmanın yanı sıra Zekat hükümleri ile ilgili vergi-zekat ilişkisi, enflasyon, sarf yerleri gibi güncel konular tartışılmıştır. Bu hususta Din İşleri Yüksek Kurulundan gelen temsilciler de Diyanet’e yönlendirilen sorular, pratik hesaplama yöntemleri ve fetvalar hakkında bilgi vermişlerdir. İktisadi yönden ise Zekat Muhasebesi ve Türkiye’de muhtemel zekat potansiyeli üzerine çalışmalar sunulmuştur.

İdeal bir zekat kurumu nasıl olmalı?

Konuların çokluğu ve çeşitliliğinden ötürü hepsi hakkında bahsetmek mümkün değil. Fakat toplantının tebliğileri en kısa zamanda İSAV tarafından yayınlanacağı için aktarılan bilgelere ulaşmak mümkün olacaktır. Toplantının genel amacı ekseninde varılan nihai netice, Türkiye’de Zekat işleri ile ilgili henüz oturmamış ciddi meseleler vardır. Gerek hesaplanması noktasında gerek bilinç noktasında eksliğimiz çok. Buna dayanarak kapanış oturumunda Türkiye’de ideal bir zekat kurumunun nasıl olması gerektiği tartışılmıştır. Burada zekatın kurumsallaşması gerektiği, devlet destekli ve gözetiminde olması, şeffaf, mahallî, denetlenebilir olması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Toplantıya genel katılım oldukça yüksek olduğunu belirtmemiz gerekir. Endonezyalı katılımcı Pazar günü akşam yemeğinde, bu kadar insanın hafta sonu bu saatlere kadar burada olmasının kendisini oldukça şaşırttığını ifade etmiştir. Kendileri ilmi toplantılarını hafta sonu kimse katılmadığı için hafta içi yaptıklarını ifade etmiştir. Bu toplantı da bize Türkiye’de her şeye rağmen ciddi ilmî faaliyetlerin yapıldığını göstermiştir. Değinilmesi gereken bir konuda İSAV’ın bu organizasyonu fevkalede yapmış olmasıdır. İlme verdikleri değeri toplantının tüm süreçlerindeki taltiflerinde ve ilgilerinde görülmüştür. İnsanlara, hem ilmî, hem manevi hem de maddi yönden ilmî bir toplantı ancak bu kadar güzel yapılır dedirttiğine şahit olduğumu belirtmeliyim.

Zekatın tarihi ve güncel uygulamalarının müzakere edildiği bu ilmî toplantının Türkiye’de sosyal politika açısından değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Türkiyeli Müslümanlar olarak İslam’ın üçüncü rüknünün diğerleri gibi sistemli ve muntazaman dikkate alınması hususunda geri kalmışsak da henüz geç değil. İnşallah bu toplantının attığı tohumlar gerekli zemin sağlandıktan sonra neşvü nema bulacağını ümit ediyoruz.

Kaynak: Dünya Bizim