Altın Çağrı

İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 32. Toplantısı dün İstanbul’da yapıldı. 30 ülkenin bakan düzeyinde temsil edildiği toplantı için İslam ülkelerinden 550 kişilik delegasyon İstanbul’da ağırlandı. Toplantının öncelikli gündem konuları arasında Tercihli Ticaret Sistemi Anlaşması, İslam ülkeleri arasında Altın Borsası kurulması, Gayrimenkul Borsası oluşturulması ve İstanbul’da İslam ülkelerine yönelik bir Tahkim Merkezi kurulması konuları vardı.

ERDOĞAN’IN ALTIN ÇIKIŞI

Bakanlar oturumunun açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerinin İslami Finans büyüklüğünün bundan sonra altın ile ifade edilmesi teklifinde bulundu. Erdoğan, “Finans sektöründe, katılımcı finans anlayışının, para biriminde hatta altına endeksli bir adımın atılmasının çok daha isabetli olacağı inancındayım. 2015 yılında küresel İslami finansın büyüklüğü, 2,1 trilyon dolara ulaştı. Biz bunları artık şu veya bu parayla değil, gelin bu paraları altına dönüştürelim ve altınla ifade edelim. Altınla bunu ifade ettiğimiz zaman işte o para birimlerinin baskısı altında kalmayız, ondan bunu kurtarmış oluruz” dedi. Bu adımı atmakta büyük fayda olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sistemin potansiyelinin, mevcut rakamın çok daha üstünde, 7 trilyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Konunun önemine binaen bu yıl ki bakanlar görüş alış verişi oturumunun temasının teşkilat üyesi ülkelerde İslami finans stratejilerinin geliştirilmesi olarak belirlenmesini son derece isabetli buluyorum. Burada bunun tartışılması lazım” diye konuştu. Erdoğan, bütün bu çalışmaların kısa sürede sonuçlanarak, ülkelerin istifadesine sunulacağını ümit ettiğini dile getirdi.

KRİZLERE KARŞI DAHA DAYANIKLI OLURUZ

İslam ülkelerinin, küresel düzeyde yaşanan krizlere karşı daha dayanıklı hale gelmek mecburiyetinde olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu bağlamda, İslami finans, varlık temelli yaklaşımı ve ahlaki ilkelere verdiği önemle krizlere deva olacak çözümleri önemsiyorum. Onun için de sürekli, faizsiz, faizsiz, faizsiz…. Bunu konuşuyoruz da burada bizler uluslararası döviz baskısından nasıl kurtulacağız? Bunun adımlarını atmakta fayda görüyorum. Finans sektöründe, katılımcı finans anlayışının, para biriminde hatta altına endeksli bir adımın atılmasının çok daha isabetli olacağı inancındayım. İslami finans piyasasının hacmi, 2009’dan 2015’e kadar yılda ortalama yüzde 15’lik büyüme gösterdi” diye konuştu.

 

Kaynak: Yeni Şafak